İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1815 K.2024/1470

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2022/1815Karar2024/1470Tarih27 Kasım 2024Okuma20 dk · 4.019 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
27 Kasım 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2022/1815 - 2024/1470
Esas no
2022/1815 (ESASTAN RET
Karar no
2024/1470
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/12/2021
Esas-karar no
2019/477 E - 2021/908 K
Davacı
—
Vekilleri
—
Davalı
—
Davanın konusu
Alacak
Yazıldığı tarih
26/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.019 kelime·20 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... A.Ş.'nin kurulduğu dönemden itibaren enerji ihtiyacını önce TEK, sonra sırası ile TEAŞ ve TETAŞ’tan ve otoprodüktör sıfatı ile kendi üretim tesisi olan ... HES üzerinden alarak gerçekleştirdiğini, 12/12/1974 tarihinde ....

A.Ş. ile TEK arasında dönemin şartlarına göre imzalanan anlaşmanın tüzel kişilikler değişse de kanunen verilen yükümlülüklere bağlı olarak 2017 yılına kadar devam ettiğini, 4628 ve 6446 sayılı yasaların yürürlüğe girmesi sonrasında düzenleyici kurum olan EPDK tarafından uygulamaya konulan Yönetmelikler, Tebliğler, Kurul Kararları doğrultusunda serbest elektrik piyasası kurallarına geçilmesine bağlı olarak mevcut eski anlaşmanın,

uygulanma şekli bakımından sorunlu hale geldiğini ve o dönemde yasal mevzuat gereği sözleşme tarafı olan TETAŞ ile yapılan yazışmalar ve görüşmeler sonrasında uygulamanın değiştirilerek 2006-2017 yılı arasında ikili anlaşma akdedilmek suretiyle elektrik tedarikinin devam ettirildiğini, 2017 yılında yaşanan enerji kısıntıları döneminde TETAŞ’ın müvekkili ....

A.Ş.'ye enerji tedarikini kısa süreliğine kestiğini, bu durumun mevcut anlaşmanın uygulanabilir halde yenilenmesini zorunlu hale getirdiğini, 2017 yılı mevcut piyasa koşullarına uygun olarak mevcut anlaşmayı revize etmek suretiyle 03/08/2017 tarihinde Enerji Satış Anlaşmasının imzalandığını, imzalanan sözleşmenin ana mantığının, uygulanacak birim fiyatın EPDK tarafından belirlenecek fiyatlara göre, ihtiyaç duyulan ve satın alınacak miktarın ise müvekkili şirket tarafından kendi üretim tesisi olan ...

HES üretim tahminine göre belirleyebilecek şekilde hazırlandığını, ... HES'te öngörülen üretim miktarının iklimsel faktörlere bağlı olarak her an değişim göstermekte olması ve rezervuar alanının kurulu gücüne nazaran çok küçük olması, beklenen yağış miktarlarının değişim göstermesine bağlı olarak, ihtiyaç duyulacak ve satın alınacak miktar revizelerinin de 3’er aylık dönemde yapılmak zorunda kalındığını, ...

HES’in üretim kabiliyeti ile ihtiyaç duyulacak enerji tahmininin bildirim süresi ile birlikte 4 ayı bulmakta olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı bu sürede üretim tahminin sağlıklı yapılmasının mümkün olmadığını, 2006-2017 dönemindeki tedarik sürecinde miktar revizelerinin açıklanan sebeplerden dolayı haftalık yapılmakta olduğunu, 2017 yılında yapılan sözleşme müzakerelerinde davalı tarafından tarife dönemleri gerekçe gösterilerek tahmin süresinin 3 aylık periyota zorladığını, müvekkili şirketin bu talebi kamu hüviyetine sahip olması ve iyi niyet çerçevesinde değerlendirerek ticari risk alıp kabul etmek zorunda kaldığını,

meri ikili anlaşmanın 2.1.c maddesine göre; anlaşma yılı 1 Ocak 00:00 saatinden 31 Aralık 24:00 saati arasındaki süreyi kapsamakta olduğunu, sözleşmenin 3.madde hükmüne göre, taraflardan birisinin 1 ay önceden gerekli bildirimi yapmaması halinde kendiliğinden 1’er yıllık sürelerle sözleşmenin uzadığını, yeni sözleşmenin ilk tedarikinin 2017 yılı son çeyreğinde yapıldığını ve anlaşmaya uygun olarak 2018 yılı alım satım miktarı için 29/11/2017 tarihinde taraflar arasında ek protokol imzalandığını, 2018 yılında müvekkilinin ihtiyaç duyacağı ve davalıca karşılanacak elektrik miktarının aylık MWh olarak belirlendiğini,

2018 yılı tedarik süreci anlaşmaya uygun olarak devam eder iken, yine anlaşmaya uygun olarak 26/02/2018 tarihli başvuru ile ikinci çeyrek dilim için miktar değişiklik talebi yapıldığını ve Q2 dönemi enerji miktarlarının revize edildiğini, ek protokol-2 akdedilerek sorunsuz şekilde 2018 yılı 2. dönemi için enerji tedariki yapıldığını, 24/05/2018, 27/08/2018 tarihlerinde müvekkil şirketçe Q3 ve Q4 dönemleri için miktar revizesi talebi yapıldığını ancak Ek 2 protokol kapsamında iş ve işlemlerin devam edeceği bildirilerek sözleşme hükümlerine aykırı olarak revize talebinin kabul edilmediğini, enerji tedarikinin durdurulduğunu,

Nisan-Haziran dönemini kapsayan Q2 dönemi için yapılan Ek-2 protokolde Q3 ve Q4 dönemlerinde enerji miktarının “0” olarak yer almasının yapılan şifahi görüşmeler sonrasında kararlaştırıldığını, Ek 2 protokolde Temmuz- Aralık aylarına ait enerji miktarının (0) olarak yer almasının bu dönemlerde davalının enerji tedarikini yapmayacağı anlamına gelmediğini, müvekkili şirketin ...

HES’in üretim tahminini iklimsel değişiklikler nedeni ile sağlıklı olarak net bir şekilde tahmin edemese de sözleşme gereğince 3 aylık saatlik üretim tahmini gerçekleştirerek tedarik miktarlarını talep ettiğini, daha uzun vadeli tedarik taleplerinin sağlıklı yapılabilmesi için ise çeyreklik dilimlerin protokolün hazırlanma dönemi yaklaştıkça revize edilerek gerçekleştirildiğini, yani Protokol Ek 2’nin hazırlanmasında Q2 dönemine ait talep miktarlarının gerçekleşecek Q3 ve Q4 dönemlerine ait miktarların ilgili dönemlerin ise Q3 ve Q4 yaklaşmasına müteakip revize edileceği anlamına geldiğini,

Q3 ve Q4 dönemlerine ait Protokol Ek-2 de talep edilmiş miktarların ilgili dönemde revize edileceğinin açık olduğunu, müvekkil şirketin 12/12/1974 tarihinden beri hiçbir dönemde (dava konusu dönem hariç) yılın ikinci altı ayında davalı şirketten 0 (sıfır) miktarlı enerji almamış olmamasının bunun ispatı olduğunu, keza Ek Protokol-1 kapsamında söz konusu dönemlerde aylık toplam enerji talebi olduğunun açıkça görüldüğünü, söz konusu miktarlar üzerinden hesaplama yapılarak sözleşmeye ilişkin damga vergisinin de ödendiğini, müvekkil şirketin uzun yıllardan beri kendisine ait olan ...

HES üretimi ve buna bağlı ortaya çıkan enerji ihtiyacı kapsamında planlama yaptığını, bu planlama doğrultusunda ... HES'ten beklenen enerji üretim miktarının ve ...

A.Ş. enerji ihtiyacına göre talep edilen enerji miktarının günlük saatlik olarak yer aldığı tabloların davalı şirkete yazı ile gönderilerek bu şekilde revize işlemlerinin yapıldığının sabit olduğunu, bu durumun yaz-kış ayrımı olmaksızın 12 ayı kapsadığı gibi 2018 yılına ait aylarda ihtiyacı olan enerji miktarını aylık olarak bildirdiğini ve bu enerjinin miktarları günlük ve saatlik olarak Ek Protokol 1'de yer aldığını, meri enerji satış anlaşmasının 4.2.c maddesi gereği, müvekkil şirketin ihtiyaç duyacağı enerji miktarını ilgili anlaşma hükümlerine uygun olarak hazırlanması koşuluyla her zaman değiştirme hakkının mevcut olduğunu,

kabul anlamına gelmemek üzere. Ek Protokol 2'de yer alan Q3 ve Q4 dönemi enerji miktarlarının “0” olarak kabul edildiği varsayılsa dahi müvekkil şirketin her zaman miktar revize hakkı olmasına bağlı olarak, anlaşma koşullarına uygun olarak yaptığı Q3 ve Q4 dönemlerine ilişkin revize talebinin sözleşmeye aykırı kabul edilmesinin hukuka ve sözleşmeye açık bir aykırılık teşkil ettiğini, kaldı ki akdedilen Protokol 2’de.

Ek Protokol 1’de yer alan Temmuz (dahil) – Aralık (dahil) dönemlerinde enerjinin temin edilmeyeceğine dair bir hükmün de yer almadığını, Ek protokol 2’de sadece 2018 yılı Nisan-Haziran aylarını içeren Q2 dönemi için yapılan revizyonu oluşturmadığını, davalının anlaşmanın 4.6 maddesi hükmüne göre, anlaşma miktarını revize hakkının “mevzuatta yapılan değişiklik” ya da “yargı merciinin aldığı karar sonucuna ve talep etmesine” bağlanmış olduğunu, somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını,

aynı şekilde 4.2.c maddesinde de anlaşma miktar değişikliğinin “iş bu anlaşma hükümlerine uygun olarak hazırlanması” koşuluna bağlandığını ve hazırlanan revize miktarlarının anlaşma hükümleriyle herhangi bir uygunsuzluğunun da bulunmadığını, yenilenen 03/08/2017 tarihli sözleşme uyarınca 2017 yılında başlayıp 3 (çeyrek) dönem boyunca sözleşmeye uyulduğunu, bilahare 2018 yılında Q3 ve Q4 döneminde TETAŞ ve devamında TETAŞ’ın mülga olması ve sözleşmeye dayalı ...’ın taraf olmasına bağlı olarak davalı ... tarafından,

akde aykırı şekilde Q3 ve Q4 dönemlerine ait enerji miktarı revizyon taleplerinin sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak reddedilerek ve enerji arzı durdurularak müvekkil şirketin zarara uğratıldığını, enerji arzının yapılmamasına bağlı olarak enerji piyasasından takas fiyatları eşdeğeri ile enerji tedariki yapılmak zorunda kalındığı için zararın 45.122.566,45 TL olduğunu belirterek 45.122.566,00 TL tutarındaki zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyen ve işleyecek TCMB avans faizi oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. TEK ile ...

Tesisleri Grup Başkanlığı arasında 12/12/1974 tarihinde tesislerin elektrik ihtiyacının karşılanması amacıyla 17/06/1960 tarih ve 10528 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Talimatnamesi hükümleri dikkate alınarak özel hukuk hükümlerine tabi sözleşme imzalandığını, 20/02/2001 tarih 4628 sayılı Kanun ile söz konusu sözleşmenin yürütülmesinin tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte mülga TETAŞ Genel Müdürlüğü’ne devredildiğini, ...

A.Ş.’nin ÖYK’nun 08/09/2003 tarih ve 2003/53 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığını, aynı kararla ... Barajı Hidroelektrik Tesislerinin de özelleştirme kapsam ve programına alınarak mevcut tesislerin, enerji ihtiyacını karşılamak üzere ... A.Ş.’ye devredildiğini, ÖYK’nun 25/07/2005 tarih 2005/84 sayılı kararı ile ... A.Ş.’nin % 100 hissesinin ... İnş.Maden.San.ve Tic.

A.Ş.ye devredildiğini, Mülga 4628 sayılı Kanunun 7’nci maddesinin 2‘nci fıkrası kapsamında sözleşme taraflarından herhangi birinin sözleşmenin iptali yönünde beyanı olmaması nedeniyle mülga TETAŞ tarafından ilgili şirkete yapılan enerji satışının devam ettiğini, mülga TETAŞ tarafından devralınan sözleşmenin 1.maddesinde "Müşteri TEK tarafından verilen elektrik cereyanını yalnız kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanacaktır.

TEK’in yazılı muvafakatı alınmadan bu cereyan hiçbir şekilde hiçbir kimseye direkt veya endirekt olarak verilemez satılamaz." ifadesinin yer aldığını, bahse konu dönemdeki geçerli mevzuat dikkate alındığında 12/12/1974 tarihli sözleşmenin ... A.Ş.’ye ait tesislerin işletilmesi için gerekli olan enerjinin öncelikle üretim yapması halinde bünyesinde bulunan kojenerasyon tesisinden, daha sonra şirkete devredilen ...

Barajı ve HES’te üretilen enerjiden karşılanması, kojenerasyon tesisinde ve ... Barajı ile HES’te üretilen enerjinin iç tüketimi karşılayamaması halinde ise şirketin tedarikçisini seçene kadar, mülga TETAŞ tarafından karşılanması hüküm şartlarıyla sürdürüldüğünü, 30/03/2013 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 7. maddesinin.

(1) Otoprodüktör lisansı sahibi tüzel kişilere, mevcut lisanslarındaki hakları korunarak bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içerisinde resen ve lisans alma bedeli alınmaksızın üretim lisansı verilir.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Kuruma otoprodüktör lisansı başvurusunda bulunulamaz; yapılmış başvurular üretim lisansı kapsamında değerlendirilir.(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce özelleştirilen kuruluşlar tarafından işletilmekte olan tesisler için, 4628 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen otoprodüktör lisansları üretim lisansına dönüştürülür ve satış/işletme hakkı devir sözleşmelerinde belirlenen hususlar üretim lisansına dercedilir.

Bu kapsamdaki lisans sahipleri, bir takvim yılı içinde elektrik enerjisi üretim miktarının en fazla yüzde yirmisini piyasada satabilir.

Arz güvenliği açısından ihtiyaç duyulacak hâllere münhasır olmak üzere, Kurul bu oranı artırabilir.” şeklinde düzenlendiğini, 12/12/1974 tarihli sözleşme devam ederken bu sözleşme şartları imzalandığı dönem için geçerli olmakla beraber zaman zaman içerisinde gerek sözleşmenin taraflarında ve gerekse sözleşmenin konusu itibariyle yürütülen elektrik enerjisi alışverişini düzenleyen mevzuatta esaslı değişiklikler olması nedeniyle ilgili şirketle yapılan müzakereler ve uzlaşma neticesinde mevcut sözleşme yürürlükten kaldırılarak taraflar arasında mutabakata varılan şartları içeren yeni ESA’nın 03/08/2017 tarihinde imzalanarak yürürlüğe

girdiğini, bu arada 09/07/2018 tarihli 30473 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 703 sayılı KHK ile TETAŞ ve ...’ın ... bünyesinde birleştirilmiş olduğunu, başkaca bir işlem tesisine gerek kalmadan TETAŞ’ın taraf olduğu tüm sözleşmelerin ...’a devredildiğini, bu sözleşmenin de bundan sonrasında ... tarafından yürütüldüğünü, bu kapsamda 2018 yılı için satışa esas elektrik enerjisi miktarlarının belirlenmesi hususundaki ek protokolün 04/12/2017 tarihinde imzalandığını ve 01/01/2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini,

akabinde şirketin talebi üzerine 2018 yılı için satışa esas değerlerin revize edilmesine ilişkin ek protokolün 26/03/2018 tarihinde imzalanarak 01/04/2018 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiğini, ilgili protokol ile davacı şirketin resmi talebiyle 2018 yılı 3’üncü ve 4’üncü çeyrek döneminde teşekküllerinden satın alınacak elektrik enerjisinin “0” (sıfır) olarak belirlendiğini, yani ESA kapsamında 2018 yılı için anlaşmaya bağlanan elektrik enerjisi miktarlarının, davacı şirketin talebi doğrultusunda Nisan-Mayıs-Haziran aylarında değiştirilerek revize edilirken,

Temmuz-Aralık döneminde de protokolde yer alan miktarların yine şirketin aynı talebi ile “0” olarak değiştirildiğini, daha sonra davacı şirketin ESA kapsamında 2018 yılı 3’üncü çeyrek dönemden önce müvekkiline başvurarak daha önce kendi talebiyle sıfırlanan miktarların revize edilmesini talep ettiğini, bir KİT olan teşekküllerinin mali kaynaklarının, verimlilik ve karlılık ilkelerine uygun bir düzen içinde kullanılmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, söz konusu döneme ilişkin yapılan değerlendirmelerde teşekküllerinin üretim miktarının iklimsel faktörlere bağlı olarak değişim göstermekte olması,

alım portföyü ile söz konusu elektrik enerjisinin karşılanamayacağı, karşılanması durumunda dengesizliğe düşüleceği ve piyasadan piyasa takas fiyatı (PTF) üzerinden karşılanması gerekliliğinin ortaya çıkabileceğinin anlaşıldığını, davacı şirkete satılacak elektrik enerjisinin birim fiyatının toptan satış tarifesi (Temmuz ayında 14,10 Kr/kWh, Ağustos ayından itibaren 17,361 Kr/kWh) olduğu da göz önünde bulundurularak Yönetim Kurullarının 27/06/2018 tarih ve 13-45 sayılı Kararı ile şirketin revize talebinin uygun bulunmadığını,

söz konusu karar çerçevesinde teşekküllerinin alım portföyünde meydana gelen değişiklikler nedeniyle artış yönündeki revize talebinin karşılanamayacak olduğunu, bu kapsamda 26/03/2018 tarihinde imzalanan ESA eki ek protokol çerçevesinde iş ve işlemlere devam edileceğinin davacı şirkete bildirildiğini, davacı şirketin 3’üncü çeyrek dönemde olduğu gibi anlaşma miktarının belirlenmesi ve revize edilmesine ilişkin ESA’nın ilgili hükümleri çerçevesinde 27/08/2018 tarihli yazı ile müvekkiline başvurarak 2018 yılı Ekim ayından geçerli olmak üzere anlaşma miktarı için yeniden artış yönünde revize talebinde bulunduğunu,

söz konusu talebin değerlendirilmesi neticesinde Yönetim Kurullarının 27/06/2018 tarih 13-45 sayılı Kararının gerekçelerinde bir değişiklik olmaması nedeniyle revize taleplerinin uygun bulunmayarak 26/03/2018 tarihinde imzalanan ESA eki ek protokol çerçevesinde iş ve işlemlere devam edileceğinin davacı şirkete bildirildiğini, ... Al.

A.Ş.'nin ESA’nın “Anlaşma Miktarı “ başlıklı 4.üncü maddesinin 2’inci fıkrasının b bendinde yer alan ”Anlaşma Yılı/Yılları için geçerli olacak anlaşma miktarı, alıcı tarafından iş bu anlaşma hükümlerine uygun olarak ve Maksimum Çekiş Miktarı dikkate alınarak hesaplanacak ve İlgili Anlaşma Yılının başlamasından en az 1 ay önce Satıcıya bildirilecektir” hükmü çerçevesinde 2019 yılı için uzlaştırma dönemi bazında hazırlanan talep miktarlarını içerek yazı ile şirkete başvurduğunu, ancak ESA’nın 3’üncü maddesinde “anlaşma,

ilk anlaşma yılından başlamak üzere geçerli olacak ve ilk anlaşma yılının bitimini müteakip her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın birer (1) yıl uzatılmış sayılacaktır.

Ancak herhangi bir tarafça Anlaşmanın sonlandırılmasına ilişkin ilgili yıl içerisinde Kurul tarafından onaylanarak bir sonraki yeni anlaşma fiyatının uygulanacağı günden en az 1 ay önce yazılı bildirimde bulunulduğu taktirde, iş bu anlaşma yeni anlaşma fiyatının uygulanacağı günden önceki gün saat 24.00 de süresinden önce sona erer “ hükmü yer aldığını, bu itibarla 6446 sayılı Kanun gereği Teşekküllerinin sorumluluk ve yükümlülüklerini daha sağlıklı yerine getirebilmesini teminen, ...

A.Ş. ile ESA’nın yürütümünün sürdürülebilir olmayacağının görüldüğünü, bu nedenle Yönetim Kurulu’nun 28/11/2018 tarih 49-226 sayılı kararı ile de sözleşmenin sonlandırılmasına karar verildiğini, sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin yazının 30/11/2018 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiğini, davacının revize talebinin kabul edilmemesinin hukuka hakkaniyete ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, sözleşmenin 4.2.c maddesinde 3 şartın bulunduğu, bu şartların;1- Alıcı’nın satıcı’ya yazılı olarak miktar değişikliği talebinde bulunması,

2. Anlaşma hükümlerine uygun olarak hazırlanması koşulu ile bir sonraki yeni anlaşma fiyatının uygulanacağı günden en az 1 (bir) ay önce yapılmış olması, 3- Her iki taraf için de uygun ve uygulanabilir olması gerektiği, bu şartlardan ilk ikisinde bir anlaşmazlık yokken sonuncusu miktar revizyonunun her iki taraf için de uygun olması şartının davacı şirket tarafından bilinçli olarak farklı aktarıldığını, ESA’nın 4/2 maddesinde Alıcı’nın miktar değişikliği talebi ile ilgili “değiştirilebileceği” ifadesinin kullanılmış olduğunu, bu ifadenin bir olasılık içerdiğini,

eğer sözleşmede bir takdir hakkı tanınmak istenmeseydi ifade olarak “değiştirileceği” ifadesinin kullanılması gerektiğini, 4/6 maddesinde bir mevzuat değişikliği ya da yargı merciinin aldığı karar sonucunda satıcı tarafından “revize edileceği” ifadesi kullanılmış olup, bu ifadenin kesinlik ifade ettiğini, takdir hakkı tanınmadığının açık olduğunu, eğer şirkete istediği gibi tek taraflı olarak miktar değişikliği hakkı verilecek olsaydı, tıpkı Anlaşmanın 4/6 maddesinde olduğu gibi kesinlik ifade eden emir kipi kullanılacağını,

kaldı ki miktar değişikliklerinin ek protokolle düzenlendiğini ve ek protokolün her iki tarafın mutabakatıyla imzalanarak yürürlüğe girdiğini, eğer miktar revizyonu hususunda sözleşmede tek taraflı olarak her zaman şirkete hak tanınmış olsa idi o zaman davacı şirketin bir bildirimle bunu yapabileceğinin düzenlenmiş olması gerektiğini, dolayısıyla miktar revize hakkının tek taraflı olarak davacı şirkette olmadığını, davacı şirketin revize taleplerinin kabul edilmemesi nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın teşekküllerine yüklenmesinin hukuken ve sözleşme gereği mümkün olmadığını, talep edilen zararın gerçeği yansıtmadığını,

ikili anlaşma miktarları tahmininin portföy kapasitesi çalışmaları üzerinden yapılmakta olup, gerçek zamanda ise santralların arıza durumları, doğalgaz arzı, su gelirleri gibi nedenlerle portföy kapasitesinde artış ya da azalış olabildiğini, bu nedenle gerçek zamana gelindiğinde beklenmeyen durumlar nedeniyle EPİAŞ nezdinde alış ya da satış işlemi gerçekleştirilmesinin son derece doğal olduğunu, davacı şirketin teşekküllerinden elektrik alamadığı Temmuz-Aralık 2018 döneminde EPİAŞ üzerinden piyasa satışları olduğunu, müvekkili tarafından davacı şirkete enerji satışı yapıldığı bazı dönemlerde,

şirketçe teşekküllerinden aldığı enerji miktarının üzerinde piyasaya enerji sattığının görüldüğünü, öncelikle iç ihtiyacını karşılamak üzere teşekküllerinden elektrik enerjisi talep etmesi esasıyla yapılan ticari anlaşmalara aykırı hareket edip özellikle piyasa satış fiyatlarının üzerinde olduğu saatlerde teşekküllerinden ihtiyacı dışında enerji alarak, aldığı enerjinin de üzerinde piyasaya satış yaparak kar elde etmesinin iyi niyet ve dürüstlük kuralları ile bağdaşmadığını, eğer bir zarar hesabı yapılması gerekirse bu durumda;

şirketin gün öncesi piyasası, gün içi piyasası, dengeleme güç piyasasında gerçekleştirdiği işlemlere ilişkin bilgiler ve ...

Barajı ve HES ile tüketim tesisinin içerisinde bulunan kojenerasyon tesisinin üretim miktarlarını, ... tesisinin tüketim miktarlarını içeren bilgi ve belgeler de resmi olarak EPİAŞ’tan, ayrıca şirket tarafından söz konusu dönemde ikili anlaşma ile başka bir tedarikçiden elektrik satın alınmışsa bahse konu tedarikçiden ne kadar ve hangi fiyattan satın aldığına dair belgelerin de şirketten celp edilerek ve bu belgelerle şirketin piyasaya yaptığı satıştan elde ettiği meblağın da aldığı miktardan düşülmesi sonucunda yapılması gerekeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili rapor düzenleyen hesap bilirkişisinin müvekkili ile dava dışı ... İnş. Ltd.

Şti. arasında görülen davalarda dava dışı şirketin vekilliğini yaptığı gerekçesiyle bilirkişiyi red etmiş ise de, belirtilen red sebebinin HMK’nun 36.maddesinde belirtilen red sebepleri arasında yer almadığı, tek başına eldeki dava yönünden bilirkişinin tarafsızlığı şüphesini gerektirecek bir sebep olmadığı gerekçesiyle bilirkişi red talebinin reddiyle, iki ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporların zarar miktarı yönünden birbirini teyit etmesi nedeniyle hükme esas alındığı, teknik, mali vs yönden ise ikinci bilirkişi heyet raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli, hüküm vermeye elverişli olduğu,

bu nedenle hükme esas alındığı belirtilmek suretiyle, mülga TETAŞ Genel Müdürlüğü ile davacı şirket arasında 03/08/2017 tarihinde Elektrik Enerjisi Satış Anlaşması akdedildiği, taraflar arasında akdedilen ve geçerli olan ESA nın 4. maddesindeki şart ve koşulların davacı tarafından yerine getirilerek 4.2.c maddesindeki sınırlandırmaya bağlı olarak Yeni Anlaşma Fiyatlarının yürürlüğe gireceği günden en az 1 ay önce Anlaşma Yılı Anlaşma Miktarlarının revizesinin talep edildiği, davacının revize talebinde bulunurken sözleşmedeki zorunlulukları yerine getirdiği ve sınırlamalara uygun olarak talebini ileri sürdüğü,

bu revize talebinin teknik olarak davalıyı bağlayıcı olduğu ve davacının zararını talep edebileceği kanaatine varıldığı, zarar hesabında davacının fiili ve gerçek zararının ortaya çıkartılması gerektiği, bilirkişi heyetince tablo halinde belirtilen ve yapılan hesaplamalar sonucunda, davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının 45.122.566,45 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; raporlar arasında çelişki bulunduğunu, ilk bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporunun tamamen birbiri ile zıt olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, hükme esas alınan ikinci bilirkişi heyet raporunda görüş belirtilen bilirkişinin reddedildiğini, mahkemece red talebinin kabul edilmediğini, bilirkişinin müvekkili ile davası bulunan dava dışı şirketin vekili olduğunu ve tarafsız olmadığını, gereken bilgi ve belgeler toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, zararın tespiti için yerinde inceleme yapılmadığını,

zarar hesabında davacının gerçek elektrik enerjisi ihtiyacı ve ...

HES üretimleri dikkate alınarak eksik kalan kısmın tespiti ile bu kısmın hangi fiyattan temin edildiği ve bu fiyat ile müvekkilinin toptan satış tarifesi arasındaki farkın dikkate alınması gerektiğini, ayrıca mahrum kalınan kar istemli tazminat davasında şirket makul kazancı ve muhtemel masraf kalemlerinin hesaplanmadığını, sözleşmenin geçerli ve hukuka uygun olduğunu, davacının talebi üzerine Temmuz-Aralık 2018 dönemi için enerji miktarı "0" olarak değiştirilmiş olup daha sonra bu miktarı revize etmek istemiş ise de müvekkilinin içinde bulunduğu arz talep dengesini gözeterek talebi kabul etmediğini,

davacının kendi kusurundan kaynaklı zarar talep edemeyeceğini, müvekkilinin revize talebini kabul etmemesinin hukuka ve sözleşmeye uygun olduğunu, sözleşmenin 4/2 maddesine göre davacı şirketin talebi üzerine miktarın değiştirilebileceğini, değişiklik yapılması konusunda kesinlik bulunmadığını, miktar değişikliğinin ek protokol ile yapılmakta olduğunu, davacının tek taraflı olarak revize konusunda yetkili olduğuna dair sözleşmede hüküm bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki enerji satım sözleşmesi kapsamında davacının talep ettiği enerji miktarı ile ilgili revize talebinin davalı tarafından kabul edilmemesinin sözleşmeye uygun olup olmadığı ve davacının zararını talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Mahkemece ilk olarak SMMM, elektrik mühendisi ile sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyeti düzenlediği raporunda özetle; taraflar arasında akdedilen 03/08/2017 tarihli Anlaşmanın 6446 sayılı yasal mevzuata uygun Genel Hükümlere tabi bir ikili anlaşma olduğu ve tarafları bağladığı, davacının yasal mevzuat kapsamında; uhdesinde bulunan Otoprodüktör Lisansına sahip ...

HES'te yapılan enerji üretiminin X 40'ını geçmemek üzere piyasada satış hakkı bulunduğu, bu çerçevede kendisine ait Alüminyum tesislerinin enerji ihtiyacı ile ...

HES üretimini dikkate alarak planlama yapmak durumunda olduğu, 2018 yılı itibariyle davacı şirketin faaliyetlerinin 83,53'Lük kısmın üretilen mamüllerin satışını, kalan 16,47'lik kısmın ise enerji satışından kaynaklandığı, davacı tarafından alınan enerjinin mamül üretimi ve elektrik satışlarına konu olması nazara alındığında ticari defterler üzerinden davacı şirketin iddia ettiği zararın tespitinin mümkün olmadığı, davacı şirketçe Q3 (Temmuz-Eylül) ve Q4 (Ekim-Aralık) dönemleri için onaylanmak üzere davalıya sunulan revize taleplerinin anlaşmanın 4.2. maddesinde yer alan şart ve koşullarını yerine getirmiş olduğu,

sözleşmenin 4/2-c. maddesinde yer alan şart ve koşullar yerine getirildikten sonra davalı şirketin söz konusu revize talebini kabul etme zorunluluğunun bulunmadığı, davaya konu revize talebinin davalı tarafça kabul edilmemesinin sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı, tarafların sözleşmesel edimlerini yerine getirdikleri, hukuki açıdan davacının uğradığını iddia ettiği zarar miktarının davalının eylemlerinden kaynaklanmadığı, davalının kusurunun bulunmadığı,

mahkeme tarafından davalı şirketin anlaşma hükümlerine aykırı olarak 2. anlaşma yılı olan 2018 yılı Temmuz-Aralık ayları arasındaki Q3 ve Q4 dönemleri revize taleplerini kabul etmeyerek enerji sağlamaması nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığının kabulü halinde, davacı şirketin zarar talebinde maksimum güç çekiş miktarının üzerinde 150 MWh alınarak hesaplanmasının hatalı olduğu, 01/08/2017 tarihli yazı ile maksimum güç çekiş miktarının 144,944 MWh belirlenmesi nedeniyle hesaplanmanın bu miktar üzerinden yapıldığı,

dolayısıyla maksimum güç çekiş miktarı da dikkate alındığında davacı şirketin toplamda 345.871,60 MWh enerji kadarlık kısmının piyasada PTF fiyatları ile alarak zarara uğradığı, davacı şirketin uğradığı zarar miktarının 45.120.787,62 TL olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece ikinci olarak SMMM, elektrik mühendisi ile sözleşme-hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyeti düzenlediği rapor-ek raporunda sonuç olarak; sözleşme teknik yönden ve EPDK mevzuatı yönünden incelendiğinde davacının davalıya sözleşmenin 4.2.c maddesi uyarınca her 3'er aylık dönemin başında dönemin başlamasına en az 1 aydan fazla zaman kala önce ve şayet 0 tüketim miktarı bildirmeyecek ise saatlik bazda 10 MWh altında olmamak ve 144,944 MWh'i geçmemek şartıyla tüketim miktarı revizesi yapabileceği ve bunu davalıya bildirebileceği, nitekim davacının bu koşullara uyduğu,

sözleşmenin 4.2.c maddesi uyarınca revizyon talebini davalıya bildirdiği, davalının revizyon talebi ile bağlı olmadığını ve takdir hakkının bulunduğunu savunduğu ve sözleşmenin 4.2.c maddesi sonunda yer alan "değiştirebilecektir" ifadesine dayandığı, sözleşmenin hukuki yorumunun mahkemeye ait olduğu, ancak davalının savunmasına teknik yönden yaklaşıldığında taraflar arasında 2018/1 nolu Ek Protokol ile 2018 yılı tamamı için davalının davacıya toplamda 799.320 MWh elektrik satmasına yönelik ön kabulde bulunulduğu, davacının bu miktara isabet eden sözleşme damga vergisini yatırarak bu miktarda enerji alım iradesini ortaya koyduğu,

ilk 6 ay enerji alımı yaptığı, daha sonra takip eden Quarter'lar için de enerji alım iradesini gösterdiği halde davalının revize talebini yerine getirmediği, davalının takdir hakkı olduğu düşünülse dahi davacının gösterdiği alım iradesine karşılık davalının ancak makul ve/veya haklı bir gerekçe ileri sürmesi veya sözleşmenin 4.6 maddesi uyarınca mevzuat değişikliği veya yargı kararına dayanması gerektiği, EPİAŞ'tan gelen müzekkere cevabına göre davalının 01/07/2018-31/12/2018 devresinde ikili anlaşmalar kapsamında sattığı enerji hariç, gün öncesi piyasasında bile 6.104.885,00 MWh elektrik satışı yaptığı,

aynı dönem için davacının talep ettiği 345.885,00 MWh elektriği karşılayabilecek durumda olduğu, buna göre davacının talep edebileceği zararın hesaplanması gerektiği belirtilmek suretiyle yapılan hesaplama sonucunda davacının davalıdan zarar talebinde bulunabileceği kabul edildiği takdirde talep edilebilecek tutarın 45.122.566,45 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir.

Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle bilirkişi red sebeplerinin yerinde olmamasına, uyuşmazlığın sözleşmenin yorumlanmasından kaynaklanmasına,

bilirkişi raporları arasındaki görüş farklılığının da sözleşmenin farklı yorumlanmasından kaynaklanması nedeniyle çelişki olarak değerlendirilemeyecek olmasına, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4/2 maddesine uygun olarak davacının revize talebinde bulunması üzerine davalının revize talebini red etmesinin haklı nedene dayanmamasına, bu nedenle davacının karşılanmayan revize talebi nedeniyle zararını davalıdan talep etmekte haklı olmasına, ayrıntılı, açık ve denetime açık bilirkişi raporu doğrultusunda zarara hükmedilmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.082.322,48 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 770.580,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.311.741,86 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 27/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1815, K. 2024/1470, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1815
Karar No
2024/1470
Tarih
27 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1820 K.2024/1405
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2022/1829 K.2024/1716
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1835 K.2024/1530
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1841 K.2024/1242
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2022/1843 K.2024/1541
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1860 K.2024/1427

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.