KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Dosya no
- 2022/1829
- Karar no
- 2024/1716
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/10/2022
- Numarası
- 2021/707 Esas - 2022/979 Karar
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- İstinaf karar tarihi
- 25/11/2024
Karar Metni
617 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin dilekçe içeriğinde bildirdiği çekin yasal hamili olduğunu, çekin kaybediğildiğini belirterek çekin üzerine ödeme yasağı konulması ile çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Dava konusu çekin davacı şirket lehine düzenlenmesine rağmen henüz davacı şirkete teslim edilmeden kaybolduğu, buna göre davacı şirketin dava konusu çekin yetkili hamili olarak kabul edilemeyeceği, zayi sebebiyle çek iptaline ilişkin işbu davanın ise ancak yetkili hamil tarafından açılabileceğinden davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine.."karar vermiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece her ne kadar dava açmakta hukuki yararları olmadığına kanaat getirilmiş olsa da bu bakış açısı uygulamada önemli problem yaratabilecek, kargoda taşındığı esnada çalınan çeklere ilişkin olarak iptal davası açılmasını imkansız hale getireceğini, zira Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre keşidecinin çek iptal davası açma imkanı bulunmadığını, TTK md.651'de de çek iptal davasının senet üzerinde hak sahibi olan kişi tarafından açılabileceğinin açıkça düzenlendiğini, keşideci, kendi düzenlediği çekte hak sahibi olamayacağından davayı açma şansı bulunmadığını,
İstinaf başvurularının kabulüne, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü yönünde yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/s madde hükmü delaletiyle, aynı kanunun 757. madde hükümlerinde belirtilen zayi nedeniyle çek iptali isteğine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açılanan gerekçe ile davacının yetkili hamil olduğunu ispatlayamaması nedeniyle reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Hamil TTK 651. maddesi uyarınca hamil çekin zayi edilmesi halinde iptal davası açabilecek.
TTK 652. maddesine göre iptal karar ile hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Çek iptali davası sonucunda verilen karar borçluya ibraz ile borçludan çek bedelinin tahsili imkanını sağlamaktır. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Çek keşidecisinin TTK'nın 757 ve 818/s.maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır.
TTK'nun 818. maddesi yollaması ile aynı yasanın 680. madde uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması hâlinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup böyle bir çek için zayii nedeniyle çek iptali davasın açılabilecektir. Somut olayda iptali talep edilen çek aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağına karşılık dava dışı keşideci tarafından davacıya gönderilmek üzere verildiği kargoda henüz davacıya ulaşmadan kaybolduğu anlaşılmaktar.
Talebe konu çek de lehdar olarak davacı yazılmış ise de çek henüz davacıya teslim edilmeden kaybolması ve teslim söz konusu olmamasına göre davacının yetkili hamil kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, davacının hamil olmadığı çek yönünden iptal davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından ,mahkemece davanın reddıne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/1829, K. 2024/1716, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama