KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/77 - 2026/457
- Esas no
- 2024/77 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2026/457
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2023
- Esas-karar no
- 2022/655 E - 2023/613 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 07/05/2026
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili şirketin ortaklarının ve davalının akraba olduklarını, davalının, bir mesleği ve geçim kaynağı olmadığı için şirketin ufak işlerini yaptığını, bunun karşılığında akrabalarının maddi desteği ile hayatını idame ettirdiğini, şirketin hızla büyümesi neticesinde daha kurumsal bir yapı kurulmak istendiğini, bu süreçte davalı ile iş ilişkisinin sona erdirilmesine karar verildiğini, davalıya tek seferde 1.300.000,00TL bedelli bir çek düzenlenerek verildiğini, davalının ise bu çek haricinde diğer bütün alacaklarından vazgeçmesi ve alıkoyduğu aracı rızasıyla geri vermesi hususunda anlaşma sağlandığını,
davalının anlaşmaya uymaması karşısında davalıya verilen 28/02/2023 tarihli, 1.300.000,00 TL bedelli çekin bedelsiz kaldığını ve müvekkilinin davalıya borcu olmadığını belirterek müvekkilinin çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitiyle bedelsiz kalan çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davacı şirket tarafından keşide edilen 28/02/2023 vadeli, 1.300.000 TL bedelli çekin hukuka aykırı elde edildiğini, bedelsiz olan çeke iyiniyetli ciro yoluyla hamil olmadığını, muvazaalı olarak ciro edildiğini, çekin davalı tarafından Ankara 12. İcra Dairesi'nin 2023/3207 sayılı icra dosyasında icra takibine konu yapıldığını, belirterek çekin bedelsiz olduğunu ve davacı şirketin davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Asıl davada Davalı ... vekili; beyan ve iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın davasını yaklaşık olarak ispata yarar dahi herhangi bir belge sunamadığını, müvekkilinin alacaklarına karşılık davaya konu edilen çekin keşide edilerek müvekkiline teslim edildiğini, davacı tarafın çekin keşide edilerek müvekkiline teslim edilmesi ile ilgili hukuki gerçeklikten uzak ve soyut bir çok iddiada bulunmuş ise de söz konusu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını,
basiretli bir tacirin duygusal baskılar neticesinde çek keşide ederek teslim etmiş olması ticari hayatın akışına ve yerleşik yargı içtihatlarına aykırı olduğu gibi gerçek de olmadığını, kaldı ki çekin müvekkiline rızaen teslim edildiğinin davacı tarafında ikrar ve kabulünde olup davacı şirket tarafından dava konusu çek üzerindeki imzaya yönelik bir itirazının da bulunmadığını, davacı borçlunun bu iddiasını yazılı delil ile ispatla mükellef olduğunu, bildirerek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini istemiştir.
II-) Birleşen davada Davalı ... vekili; davacı şirketin iddialarının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı şirketin müvekkilini ilgilendirmeyen bir çok iddia ile kötüniyetli olarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, müvekkilinin hamili olduğu 28.03.2023 Keşide tarihli, 1.300.000,00TL bedelli çekin bedelinin ödenmemesinden dolayı davacı şirket ve diğer davalı ... aleyhinde Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/27 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı verildiğini muvazaa iddiasının da gerçeği yansıtmadığını,
davacı tarafın diğer davalı kardeşi Muzaffer Bozgeyikle kötüniyetli ve birlikte hareket ederek müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemeye çalışmakta olduklarını bildirerek davanın reddi ile dava değerinin %40'ndan az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; asıl ve birleşen davaya konu çekin aile arasındaki anlaşma nedeniyle keşide edildiği ve rızaen teslim edilen asıl davada davalının anlaşmaya uymadığı, bu nedenle çekin bedelsiz kaldığı iddia edilmiş ise de, anlaşma hususunda yazılı belge ibraz edilmediği, çekin ödeme aracı olduğu için bu durumun yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiği, birleşen davada davalı ...'ın kötü niyetli hamil olduğunun da kanıtlamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, birleşen davada icra veznesindeki paranın ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmakla birleşen davada davacı yararına kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, dava dilekçesinde sunulan delillerin değerlendirilmediğini, tanıkların dinlenilmediğini, mahkeme gerekçesinin yetersiz olduğunu, taraflar arasında mal satımı olmadığı iddialarının mahkemece dinlenilmediğini, asıl davada davalının müvekkili şirketten ayrılması için çek tanzim edilerek verildiğini, daha sonra davalının anlaşmayı bozduğunu, şirkete ait römork ve çekiciyi vekaletname kullanarak sattığını, çekin hukuka aykırı olarak silah ve baskı ile keşide edilerek diğer davalıya kötüniyetle ciro edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davaya konu çekin bedelsizliğinin usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı birleşen davada ise ciro yoluyla hamil olan davalının iyi niyetli ciro yoluyla hamil olup olmadığı taraflar arasında gerçek bir alacak borç ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; dava ve takibe konu çekin davalıya teslim edildiği ancak daha sonra bedelsiz kaldığı ve birleşen davalıya kötü niyetle ciro edildiği iyiniyetli ciro yoluyla hamil olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit ve çeklerin istirdadı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nin 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dosya kapsamı doğrultusunda; davaya konu edilen çekin bedelsizliği iddiası ve birleşen davalı hamilin kötüniyetli iktisabının usulüne uygun delillerle ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin asıl ve birleşen davada istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/77, K. 2026/457, 10 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama