KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 23. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ) (D Üzelterekyeniden Esashakkındakara R)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- Esas no
- 2021/1895
- Karar no
- 2026/609
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/06/2021
- Esas-karar numarası
- 2018/146 E., 2021/438 K.
- Dava
- Alacak
- Yazım tarihi
- 25/03/2026
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: davacı ile davalı arasında düzenlenen danışmanlık hizmet sözleşmesi uyarınca müvekkilinin üzerine düşen edimi eksiksiz olarak yerine getirmesine rağmen, davalı firmanın edim yükümünü yerine getirmediğini, danışmanlık hizmeti karşılığında faturalar düzenlediğini ve davalı firmaya gönderdiğini, davalı firmanın, iş bu faturalara itiraz etmediği gibi ödemede de bulunmadığını, müvekkilinin davalı firmaya vermiş olduğu danışmanlık hizmetinden dolayı 46.060,00-TL alacaklı olduğunu belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile 46.060,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: taraflar arasında imzalanan bir sözleşme olmadığını, akdi bir ilişkinin de söz konusu olmadığını, belgelerin fatura niteliğinde olmadığını, temel borç ilişkisinin varlığının ispat yükü davacının üzerinde olduğunu, fatura adı altında kesilen belgelerin delil niteliğinde olamayacağını, bir sözleşme olduğu kabul edilse bile bu sözleşmede edimlerini yerine getirmeyenin şirket davacı şirket olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince "....Davalı ve davacı ticari defterleri incelendiğinde davacının ticari defterlerinde davalının 36.980,00TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının ticari defterlerine kayıtlı tüm faturaların davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğu ve davalı ticari defterlerine göre de davacının 36.980,00TL borcu gözükmektedir.
Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir.
Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
Bu kapsamda tartışıldığında "Danışmanlık Bedeli”olarak düzenlenen faturaların içeriğini oluşturan hizmetin davalı şirket tarafından alınıp alınmadığı (dosya kapsamındaki mail yazışmalarından anlaşıldığı kadarıyla sunulan hizmetin internet sitesi ve bilişimle ilgili olduğunun anlaşıldığı) davalı taraf davacı tarafından düzenlenen faturanın davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu davalı tarafça faturaya sekiz günlük yasal süresi içerisinde itiraz veya iade edildiği savunulmamıştır.
İş bu sebeple davacının faturaya dayalı alacağın varlığını kanıtladığından Davanın kısmen kabul kısmen reddine 36.980,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine...." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ek rapora göre 44.060 TL alacaklı olduklarının sabit olduğunu ve 2017 yılında iki faturanın sonra görüldüğünü belirterek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Danışmanlık bedeli olarak düzenlenen faturanın içeriğini oluşturan hizmetlerin alınıp alınmadığının tartışılmadığı, faturaya itiraz edilmemesinin o hizmetin alındığı anlamına gelmeyeceği, mahkemenin bu yöndeki kabulünün hukuka aykırı olduğu, internet sitesi hazırlanması hizmeti almadıkları, davanın reddine karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekilinin 16.07.2021 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ilk derece mahkemesince harcın süresinde yatırılmaması nedeniyle reddolunmuş, davalı vekilince bu ek karara karşı da istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplidir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının ve ek kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; dosyada alınan bilirkişi ek raporunda, davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı şirket tarafından 2017 yılı içerisinde düzenlenen 317405 ve 317408 nolu faturaların da davalı defter ve kayıtlarında bulunduğunun tespit edildiği, bu fatura tutarları da dikkate alındığında davacının davalıdan 44.060 TL alacaklı olduğunun tespiti karşısında, ilk derece mahkemesince hüküm vermeye ve denetime elverişli bu ek rapor da dikkate alınarak davanın 44.060 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçelerle ve söz konusu ek raporda tespit edilmiş bulunan iki adet fatura dikkate alınmayarak 36.980 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak aşağıda gösterildiği şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1895, K. 2026/609, 25 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama