KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 23. Hukukdairesi (İ Stinafbaşvurusunun Esastanredd İ)
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2021/1912 - 2026/423
- Esas no
- 2021/1912
- Karar no
- 2026/423
- İncelenen kararın
- —
- Mahkemesi
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 14/09/2021
- Esas-karar numarası
- 2018/898 E., 2021/625 K.
- Dava
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 25/02/2026
Karar Metni
843 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: davalının talebi üzerine araç tamir ve servis hizmeti verdiğini, davalının hizmet bedelini ödememesi nedeniyle Kahraman Kazan İcra Müdürlüğünün 2016/1217 E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, faiz oranının % 9 (yasal faiz) olarak düzeltilmesini ve takibe bu faiz oranı üzerinden devam edilmesini talep ettiklerini beyan ederek, borçlunun icar takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davalı müvekkilinin çekici aracının 15.06.2013'te yağ soğutucusunun patlaması sebebi ile bir çok defa yolda kaldığını, davacının talebi üzerine aracın davacının Kazan'daki servisine çekildiğini, yapılan kontrollerden sonra davacı tarafından davalı aracına takılan ilk yağ soğutucusunun orijinal olmadığının, çıkma parça takıldığının tespit edildiğini, fakat orijinal parça bedelli fatura kesildiğini, davacının bu tespitleri kabul ettiğini ve aracı bedelsiz olarak onarmayı teklif ettiğini, teklifin müvekkili tarafından kabul edildiğini ve aracın davacının servisine teslim edildiğini,
aracın onarılması akabinde müvekkili tarafından teslim alındığını fakat davacı tarafından bedelsiz onarılacağı ifade edilen araç ile ilgili olarak, müvekkilinden parça, işçilik vb. taleplerde bulunulduğunu, davacının davaya konu ettiği faturanın kendi hatalı işlemleri sebebiyle müvekkiline verdiği zararın toplamı olduğunu, bu faturaların ihtarname ile davacıya iade edildiğini ve verdiği hizmetin ayıbından kaynaklanan hasarın onarım bedelinin davacının davalıdan talep etme hakkı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "......Tüm dosya kapsamı değerlendirilerek; dava konusu araçta 5 ay aralıkla aynı arızanın meydana geldiği, son arızada araç tamir ustası ve sürücünün tutmuş olduğu tutanaktan anlaşılacağı üzere; yapılan ön incelemede motorun yağ soğutucusunda olan ayıp nedeniyle motorda yatak sarmasının meydana geldiği, bu aşamadan sonra yetkili servise gönderildiği ve davacı tarafa ati servis faturasına göre 23.827,17 TL bedelli araçta arıza meydana gelmiş ve bu tutara ilişkin fatura davaya konu icra takibine konu edilmiştir.
07.12.2020 tarihli mali müşavir bilirkişi raporundan söz konusu faturanın davalı ticari defterlerine kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır.
07.07.2021 tarihli denetlenebilir ve gerekçeli teknik bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı şirket tarafından öncesinde yetkili servis olarak takılan soğutucu yağ ünitesi ile soğutma suyunun orjinal kullanılmayıp nitelik itibariyle başka arızalı araçlardan çıkma ve uygunsuz parçalar olarak ayıplı olduğu, arızaların ortaya çıkmasıyla bu husus arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşıldığından sonradan çıkan arızanın davalının sorumluluğunda bulunduğu, son arıza nedeniyle alacak talep etmesinin hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
Her ne kadar dosya arasında önceki arızaya ilişkin araç arıza formu bulunsa da, Yozgat 2. Noterliği tarafından dava dışı sürücü tarafından gönderilen 09/12/2014 tarihli ihtarname içeriği ile davadışı sürücünün tanık olarak alınan beyanlarından aracın şoförünün dava konusu araca ilişkin geçmişe yönelik hazırlanmış araç arıza formunun imzalatılarak karşılığında para verildiği anlaşıldığından bu araç arıza formunun içeriği dikkate alınmamış, dava konusu araçta,
davacı şirket tarafından takılan soğutucu yağ ünitesi ile soğutma suyunun orijinalinin kullanılmayıp nitelik itibariyle başka arızalı araçlardan çıkma ve uygunsuz parçalar olarak ayıplı olduğu ve tüm arızaların ortaya çıkmasıyla bu durumdan da doğrudan davacı şirketin sorumluluğunu kapsadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, davacının alacağı bulunmaması nedeniyle davanın reddine......" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalının çıkma parça kullanmayı talep ettiğini, davalının onayı ile parça taktıklarını, sorumluluğun davalıda olduğunu, davalı tanığının bu hususu ikrar ettiğini ancak mahkemece bu hususun ve arıza formunun değerlendirilmediğini ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, hizmet bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, E. 2021/1912, K. 2026/423, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama