KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1892 - 2024/1142
- Esas no
- 2022/1892
- Karar no
- 2024/1142
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/04/2022
- Numarası
- 2020/338 Esas 2022/275 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat
- Yazılma tarihi
- 01/11/2024
Karar Metni
1.405 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili, 11/01/2020 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, davacı şirkete ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra karşı araç sürücüsünün olay yerinden ayrıldığını, davacıya ait aracın uğradığı hasarla ilgili ekspertiz raporu ve servis formları düzenlendiğini, aracın 21 gün boyunca serviste kalması nedeniyle ikame araç bedeli ödendiğini ve davalıların sorumlu olduğunu,
arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacıya ait aracın uğradığı hasar nedeniyle 7.000,00 TL’nin ve aracın kullanılamamasından kaynaklanan zarar nedeniyle 50,00 TL’nin ve 450,00 TL ekspertiz ücretinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında araç hasar bedelini 8.311,04 TL, araç mahrumiyet bedelini 3.150,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın kısmi dava olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, davacının olayın akışına ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, ... plakalı aracın davalının idaresinde iken kazanın meydana geldiğini, araçlarda büyük hasar olmadığını, tutanağın gerçeğe aykırı olduğunu, olayda davalının kusuru bulunmadığını, talep edilen hasar bedeli konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, aracın serviste kaldığı sürenin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili, tespit edilen hasar bedelinin fahiş olup kabul etmediğini ve hesaplamının Genel Şartlar’a aykırı olduğunu, aracın kullanılamasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedelinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında talep edilemeyeceğini ve reddi gerektiğini, avans faizi talebini kabul etmediklerini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin olduğu, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23/10/2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, araç hasarı ve araç mahrumiyet bedeli yönünden makine mühendisi bilirkişinin tespit ve hesaplamaları esas alındığı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı sigorta şirketinin yalnız hasar bedelinden sorumlu olduğu gerekçeleriyle davalı ...
Sigorta A.Ş hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 8.311,04 TL’nin 04.08.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, 11.461,04 TL'nin kaza tarihi olan 11.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı vekilinin Ekspertiz ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında hüküm altına alınmasına karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu olayın davalının oğlunun ikamet ettiği siteden aracıyla çıkarken hızlı şekilde seyreden davacıya ait aracın davalıya ait araca çarpması sonucunda meydana geldiğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, hız sınırına uyulup uyulmadığının incelenmediğini, davacının talepleri esas alınarak rapor düzenlendiğini, ekspertiz raporunun kaza tarihinden 3 ay sonrasına ilişkin olduğunu, araç ikame bedelinin poliçe kapsamında olduğunu ve sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, aracın tamir için kaldığı belirtilen sürenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;
Davacı vekili, 11/01/2020 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı sürücünün idaresindeki davacı şirkete ait ... plakalı araca çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini belirterek araç hasarı ve araç mahrumiyet bedeli taleplerinde bulunmuş, mahkemece 23/10/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 11/01/2020 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca, siteden çıkan davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın sağ yan ön ve tekerlek kısımlarına çarptığı ve olay mahallini terk ettiğinin belirtildiği,
mahkemece yargılama sırasında makine mühendisi ve trafik uzmanı bilirkişi heyetinden alınan 23/10/2021 tarihli raporda kusur durumuna ilişkin olarak davalı sürücünün olay mahalli ana yola çıkış yapmadan önce solundan gelen araç trafiğinin yeteri kadar boşalmasını bekleyerek geçeceği yoldaki şeridin boş olduğunu gördükten sonra bulunduğu site içinden çıkış yapması gerekirken, kazanın oluş şekli ve çarpışma noktaları göz önüne alındığında geçiş hakkı kurallarına aykırı davranışı nedeniyle kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracının sürücüsünün ise kusursuz olduğunun belirtildiği,
bilirkişi raporundaki kusur durumuna ilişkin belirlemenin kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olduğu hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan hasar dosyası, ekspertiz raporları, hasar gören araca ait fotoğraflar ile onarımına ilişkin fatura ve belgeler değerlendirilmek suretiyle gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli olarak makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki tespit ve hesaplamalara göre araç hasarı ve araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ne var ki davadaki araç hasarı talebinden davalı sürücü ve davalı sigorta şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, araç mahrumiyet talebinden ise davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı nazara alındığında mahkemece 8.311,04 TL olarak belirlenen araç hasarı ile 3.150,00 TL olarak belirlenen araç mahrumiyet bedelinin, her bir talep yönünden ayrı ayrı davalıların sorumluluğuna göre hüküm oluşturulması gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm fıkrası düzeltilmek üzere kararın kaldırılmasına,
davacının araç hasarına ilişkin talebinin kabulü ile, 8.311,04 TL araç hasarı bedelinin davalı ...'den kaza tarihi olan 11/01/2020 tarihinden, davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 04/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, araç mahrumiyet bedeline ilişkin talebin kısmen kabulü ile 3.150,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ...'den kaza tarihi olan 11/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
davacının davalı sigorta şirketi yönünden araç mahrumiyet bedeli talebinin reddine dair 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca istinafa gelenin sıfatı ve kesinleşmiş yönler korunarakyendein esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
1-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1892, K. 2024/1142, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama