İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2023/189 K.2025/358

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözlemesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize…

Esas2023/189Karar2025/358Tarih15 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.753 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 31. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31.HUKUK Dairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
15 Nisan 2025
Dosya no
2023/189 Esas
Karar no
2025/358 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
20/12/2022
Numarası
2022/130 Esas-2022/868 Karar
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Davanın konusu
Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Menfi Tespit
Karar yazım tarihi
29/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.753 kelime·14 dk okuma·6 bölüm

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözlemesinden kaynaklanan menfi tespit davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İSTEM

Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili şirketin ortağı olan ...'ın eşi olan ...'ın davalı şirketle Ferforje Demir Kapı İmalatı ve Montajı hususunda sözleşme imzaladığını, ancak davacı şirketin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, bununla birlikte davalı tarafın eser teslim borcunu da ...'a karşı yerine getirmediğini, davalı/alacaklı tarafından Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1145 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrinin müvekkili tarafından aktive edilmemiş, açılmamış olan ve müvekkilinin bilgisi dahilinde bulunmayan UETS hesabına yapıldığı için takipten haberi olmadığını ve takibin kesinleştiğini,

bu nedenle müvekkili şirket hakkında bankalarca haksız haciz uygulandığını, bu nedenle takip kesinleşmiş olduğundan müvekkili şirketin haciz tehdidi olduğundan telafisi mümkün olmayan zararlarının önlenmesi için İİK madde 72/3 uyarınca mahkemece belirlenecek teminat karşılığında icra veznesindeki paranın davalı / alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca söz konusu takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığına ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

YANIT

Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle.

Davacının, arabulucuya başvurmadan dava açtığını, dava konusu işin davacı şirketin ...'da bulunan şubesinin bahçe korkulukları, kumandalı garaj kapısı ve yaya giriş-çıkış kapısı işlerinin yapımına ilişkin olduğunu, sözleşmeye sonrasında ilave boya işinin de eklendiğini, davacının iddiasının aksine, sözleşmenin taraf şirketler arasında olduğunu, iş görüşmelerinin yapıldığını, anlaşmanın sağlandığını, imza aşamasında iken davacı şirketin yetkili temsilcisi ...'ın acil bir işinin çıktığını ileri sürerek yerine vekili ve eşi olan ...'ın sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme konusu işin tamamlanıp ...'a teslim edildiğini, ... tarafından ...

Bankası ve ...tan kısmi ödemeler yapıldığını, bakiye alacak için davaya konu icra takibinin başlatıldığını, davacı tarafça işin fiziken teslim alındığını ancak teslime ilişkin yazılı belge olmadığını, güven esasına dayalı olarak teslimin gerçekleştirildiğini, konu ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarihli 2022/130 Esas 2022/868 Karar sayılı kararında özetle. Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak nedeniyle başlatılan icra takibi dolayısıyla İİK 72. maddesi hükümlerine göre açılmış menfi tespit istemine ilişkin olduğu, davalı tarafça, davalı şirket ile davacı şirketin sahibi ... adına eşi ve vekili tarafından imzalanan eser sözleşmesinin düzenlendiği,

bu sözleşmeye göre davalının edimlerini yerine getirerek işi davacıya teslim ettiğini, ayrıca ilave işler de yaptığını, davacı tarafça kısmi ödeme yapıldığını, bakiye alacağın ödenmediğini, bu nedenle davaya konu Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1145 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, sözleşmenin taraflar arasında düzenlendiğini, sözleşme konusunun davacı şirkete ait bina ile ilgili olduğunun ileri sürüldüğünü, davacı tarafça ise sözleşmede davacı şirketin yetkili temsilcisinin imzasının ve kaşesinin bulunmadığını, sözleşmenin tarafının davacı şirket olmadığını, bu sebeple sözleşmenin şirketi bağlamadığını,

başlangıçta ... tarafından yapılan ödemelerin avans mahiyetinde olduğunu, davacı şirketin hiçbir ödeme yapmadığını, davalı şirketin de sözleşmeye göre edimlerini yerine getirip işi teslim ettiğine ilişkin bir delil ileri süremediğini, bu nedenle davacının borçlu olmadığının iddia edildiği, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında eser sözleşmesi bulunup bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme bakımından davacı şirketin sorumlu tutulup tutulmayacağı, tarafların sözleşmeye göre edimlerinin yerine getirip getirmediği, noktasında olduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m. 6).

İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.

Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.

Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.

Davacı vekili 17/05/2022 tarihli duruşmadaki beyanında. "Dava dilekçesini ve diğer tüm yazılı beyanlarımızı aynen tekrar ediyoruz. Sözleşme davacı şirketin sahiplerinden ...'ın eşi ... tarafından vekaleten davalı şirket ile imzalanmış olup, sözleşmeden davacı şirketin bilgisi ve onayı yoktur.

Her ne kadar sözleşme konusu iş davacı şirkete ait binanın bir kısmı ve imza atan kişilerin kendi evleri ile ilgili hususlara ilişkin olsa da davacı şirketin sözleşmeden bilgisi ve onayı olmadığı gibi sözleşmede kaşesi ve yetkili temsilcisinin imzası yoktur. Ödemeler de davacı şirket tarafından yapılmamış olup, ödemeleri ... kendi adına yapılmış olup, buna ilişkin ödeme belgelerini de dosyaya sunacağız.

Davalı tarafça sözleşme kapsamında yapılmış ve müvekkil şirkete teslim edilmiş bir iş söz konusu değildir. Ticari defter kayıtlarında veya BA ve BS formlarında da herhangi bir kayıt - belge yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı vekili 17/05/2022 tarihli duruşmadaki beyanında; " Cevap dilekçesinde de belirttiğimiz üzere dava konusu iş davacı şirketin ...'da bulunan şubesinin bahçe korkulukları, kumandalı garaj kapısı ve yaya giriş - çıkış kapısı işlerinin yapımına ilişkindir. Sonrasında da ilave boya işi eklenmiştir. Sözleşme davacı şirket ile davalı şirket arasındadır.

İş görüşmesi yapılmış anlaşma sağlanmış, sözleşmenin imzalanması aşamasında davacı şirketin sahibi ve temsilcisi ... acil bir işinin çıktığını belirterek, yerine vekili ve eşi olduğunu beyan ettiği ...'ın sözleşmeyi imzalayacağını söylemiş ve sözleşmeyi bu kişi imzalamıştır. Eğer davacı taraf ...'ın sözleşmede taraf olduğunu ileri sürüyorsa biz davanın ...'a da ihbarını talep ediyoruz.

Ayrıca ilgililer hakkında Ankara CBS'ye de suç duyurusunda bulunduk, sözleşme konusu iş tamamlanıp, ...'a teslimi yapılmıştır. İlave işi de müvekkil asıl işin tesliminden sonra yapıp, onu da teslim etmiştir. İş fiziken teslim edilmiş olup, teslime ilişkin yazılı bir belge yoktur. Güven esasına dayalı olarak teslim gerçekleşmiştir. ... Bankası ve ... kısmi ödeme yapılmış olup, bakiye alacak için davaya konu icra dosyası ile takip başlatılmıştır.

Takipteki ana borcu ödeyip anlaşmak istediklerini belirtmiş iseler de müvekkil tüm giderlerini talep ettiği için anlaşma sağlanamamıştır" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davanın dayanağını oluşturan Ankara 24. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1145 E. Sayılı dosyası incelendiğinde; davalı/alacaklı/ ...Ltd.Şti. tarafından davacı/borçlu ...Ltd.Şti. aleyhine "eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak" dayanak gösterilerek 40.809,00 TL asıl alacak, 766,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 41.575,43 TL için genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Ankara C. Başsavcılığı'nın 24.03.2022 tarih ve 2022/63285 sor, 2022/46217 nolu kararı ile; müşteki ...Ltd.Şti.'nin şüpheliler ... ve ... hakkındaki nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlaması hakkında "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkememizce 13/09/2022 tarihli celsede mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek, bu kapsamda belirlenen toplam 3.171,90 TL'nin yarısının davacı yarısının ise davalı tarafça yatırılmasına karar verilmiş olmasına rağmen; taraflarca belirlenen kesin süre içinde giderin yatırılmadığı anlaşılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davanın menfi tespit istemli olduğu, dava konusu icra takibi dolayısıyla alacağının bulunduğunu ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davalının iddialarının araştırılması amacıyla mali müşavir ve inşaat mühendisi vasıtasıyla keşif ve taraf ticari defter ve belgeleri de incelenerek bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, ancak bu kapsamda belirlenen giderin verilen kesin süreye rağmen taraflarca ikmal edilmediği,

bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklının alacağın varlığını ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kabulüne, davaya konu Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2022/1145 Esas sayılı dosyası bakımından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine dair karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili tarafından verilen 02/01/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle.

Davacı ...'ni temsilen ...'ın yanındaki diğer kişinin ... olduğu halde, şirketlerinin ...'da bulunan villanın bahçe korkuluklarının, kumandalı garaj kapısı ve yaya giriş/çıkış kapısı işlerinin yaptırılması hususunda müvekkili şirketle anlaşma sağlandığını, davacı şirket yetkilisinin ve ...'ın sözleşmenin hazırlanması aşamasında müvekkilinin temsilcisi ... ile birlikte iken, ...'ın işi çıktığını, acil gitmesi gerektiği bahanesiyle yanlarından ayrıldığını, ayrılırken sözleşmeyi kendisi adına imzalamasını ...'dan istediğini, müvekkili şirket temsilcisinin, ...'ın diğer davacı / borçlu şirket adına hareket ettiğine de inandırıldığı için,

nezaketsizlik olmaması adına bu duruma itiraz etmediğini, müvekkilini temsilen ... ve ... temsilen ... adına ...'ın 16.09.2021 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, şirket temsilcisi ...'ın, müvekkilinden yapılan işler için şirketine fatura kesmesini istediğini, ödemelerin de şirket hesabından yapılacağını bildirdiğini, müvekkilinin sözleşme gereği 22.09.2021 tarihinde işe başladığını ve 2021 yılı Kasım ayı başında bitirerek,

işi eksiksiz olarak teslim ettiğini, davacının fiilen eseri teslim aldığını, herhangi bir itirazda bulunmadığını, müvekkilinin hak etmiş olduğu KDV dahil 40.809,00 TL bakiye alacağının, müvekkili tarafından 07.12.2021 tarihinde yapılan bildirime rağmen ödenmediğini, PTT aracılığıyla taraflarınca yapılan 04/01/2022 tarihli ihtara rağmen de ödeme yapılmaması üzerine,

Ankara 24. İcra Dairesi'nin 2022/1145 Esas sayılı dosyası üzerinden 18.01.2022 tarihinde icra takibine geçildiğini, takibin 08/02/2022 tarihinde kesinleştiğini, icra takibinin kesinleşmesinin akabinde davacı şirket temsilcisi olan ...'ın müvekkili ile irtibata geçerek borcu ödeme konusunda anlaşma talep ettiğini, davacı vekili ve taraflarınca sürecin devam ettirildiğini, süreç devam ederken, davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkiline tüm icra takip masrafları ve vekalet ücretlerinin müvekkili tarafından ödenmesi halinde anlaşma yapabileceğini, aksi takdirde dava açılarak mahkemelerde

süreci uzatacağını, alacağını en az üç yıl boyunca alamayacağını söyleyerek tehdit vari söylemlerine maruz kaldığını, bu kapsamda da dediğini yaptığını, kötü niyetli olarak huzurdaki bu davayı açtığını, mahkemenin 1 nolu celsesinin 4 nolu ara kararı gereğince, davacı yana “sözlü beyanlarında bildirdiği ödemelere ilişkin banka ismi ve hesap numarası ile varsa ödemeye ilişkin dekontları sunmak” üzere süre verildiğini, bu kapsamda davacı vekili tarafından 31.05.2022 tarihli dosyaya sunulan delil beyanın EK-1 maddesindeki dekontlar içerisinde, davaya itirazları haklı kılacağını ve alacaklarını tevsik edici mahiyette, davacı ...

Şirketinin, ... Bankası ...

Şubesi hesabından müvekkili hesabına 04.10.2021 tarihinde 15.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunun görüleceğini, yapılan bu ödemenin, davaya konu alacağı oluşturan işe ilişkin olduğunu, müvekkilinin, davacı şirketle, davaya konu iş haricinde hiçbir alışverişi bulunmadığını, davacının, yapılan işin şirketle hiç bir alakası olmadığına ilişkin tezinin aksini ispat için, kendi sunduğu bu dekontun dahi tek başına yeterli olduğunu, davacı şirket için yapılmayan ve bu nedenle davacı şirketin sorumluluğu da olmayan bir iş için davacı şirket hesabından ödeme yapılmasının, başka nasıl izah edilebileceğini,

eser sözleşmesi kapsamında taşınmaza ait yapılan işlerle şirketin hiçbir bağı olmadığını, esasında taşınmazın şirket temsilcisi olan ...'ın (...'ın) özel mülkü olduğunu iddia eden davacı yandan beklenenin, bu iddiasını destekler mahiyetteki tapu kayıtlarını dosyaya sunması veya tapu kayıtlarının mahkemece celbini talep etmesi olduğunu, müvekkilinin eser sözleşmesini ... adresinde kaim villa için yaptığını, davacı şirketin ... şubesi aleyhine başlatmış oldukları davaya konun icra takibinde yapılan malvarlığı sorgusunda ... nolu parselin davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile haciz konulmasının taraflarınca talep edildiğini,

talebin icra müdürlüğünce kabul edildiğini ve tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak tapu kaydına haciz şerhi işlendiğini, tapu haciz talebinin ve Tapu Müdürlüğü'nün cevabının da dosyada mevcut olduğunu, yargılamanın devamı sırasında yaptıkları araştırmada, söz konusu işin, ... nolu parselde kaim, ... adresinde bulunan, davalının ...

Şubesi adına kayıtlı taşınmaza yapıldığını, bu taşınmazın ise davalı şirket adına kayıtlı olması nedeniyle, davaya konu icra takip dosyası kapsamında kayden haczedildiğini tespit ettiklerini, buna ilişkin TKGM parsel sorgulama sonucu ile icra dosyası haciz sorgulama raporlarının dosyada mevcut olduğunu, davacının, eser sözleşmesi kapsamında yapılan iş ile davacı şirketin bir bağı bulunmadığını somut delillerle ispat edemediğini, davacı şirketin eser sözleşmesinin tarafı olduğunu ve yapılan işin de şirketle ilgili olduğunu, dosyaya sundukları delillerin yanında,

davacının sunduğu (örneğin davacı şirket hesabından yapılan ödeme dekontu gibi) ve sunmadığı (taşınmaza ilişkin tapu kayıtları gibi) delillerle sübuta erdiğini,

Usule ilişkin olarak ise; mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğinden dosyanın öncelikle usulden bozulması gerektiğini, mahkemenin 13/09/2022 tarihli 2. celsesinde eserin yerinde incelenmesi için "2-Davalı vekilinin bu yöndeki beyanları, dava konusu sözleşme ve dosya kapsamı ile diğer deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle.

Mahallinde 11/11/2022 günü saat 10:00'dan İtibaren keşif yapılmasına, Bilirkişiye harcayacağı emek ve mesaiye karşılık Hukuk Mahkemeleri Kanunu Bilirkişi Ücret Tarifesinin 7. maddesi de göz önüne alınarak her bir bilirkişiye 1.300'er TL ücret takdirine, 571,90-TL keşif harcı da dahil olmak üzere toplam 3.171,90-TL bakiye gider avansının yarısının davacı tarafça yarısının davalı tarafça karşılanmasına 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesi gereğince 2 haftalık kesin süre verilmesine,

" şeklinde karar verildiğini, davacı vekilinin duruşma esnasında bu gider avansını yatırmayacağını keşfe çıkılmasını istemediklerini açıkça beyan ettiğini, müvekkilinin ticari defterlerini hazır edeceğini 19.09.2022 tarihli beyan dilekçeleri ile bildirdiklerini, fakat bilirkişi ve keşif ücretini davacı tarafından son güne kadar yatırılmamış olması sebebiyle kendi yatırmalarının tek başına yeterli olmayacağının taraflarınca değerlendirildiğini, mahkemece bu sebeple 14/11/2022 tarihli ara kararı ile "Keşif Ertelenmesi" tutanağı hazırlandığını,

akabinde davacı/borçlu ile sulh olmak adına iyi niyetli görüşmeleri devam ettiğinden 29/11/2022 tarihli dilekçeleri ile "davalı ile sulh olmak için görüşmelerimizin devam etmektedir.

Davalı ile sulh olunma ihtimaline binaen sonraya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla Keşif talebimizden bu aşamada vazgeçiyoruz. " şeklinde beyanda bulunduklarını, davacı/borçlu asil ve vekili ile yaptıkları görüşmelerden de sonuç alınamadığını, bu süreç sonunda haksız ve hukuka aykırı olarak, mahkemenin 20/12/2022 tarihli duruşmasında aleyhlerine eser sözleşmesi gereği eserin davacıya ait olup olmadığının tespiti yapılmaksızın eksik inceleme ile davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığına karar verildiğini, işbu sebeple kararın usulden bozulması gerektiğini,

Davacı yanın eser sözleşmesinin yerine getirilmediğine ilişkin bir itirazı olmadığını, davacının borçlu olduğunun ise dosyaya sundukları tüm belgelerle ispat edildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Önceki dava ve beyan dilekçelerini tekrar ettiklerini, sözleşmenin tarafı bulunmayan müvekkilinden sözleşme bedelinin talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını, yine davalının eseri tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğine ilişkin kanıt sunamadığını, verilen kesin süre içerisinde de keşif masrafları ve bilirkişi ücretinin davalı yanca yatırılmadığını, bu sebeple mahkeme kararı doğru ve yerinde olduğundan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;

Dava, Ankara 21. İcra Müdürlüğünün 2022/1145 Esas sayılı takip dosyası ile davalı hakkında yapılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti isteğine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, öncelikle müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını, bu sebeple kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirtmiş, akabinde ise, davalı tarafın eseri teslim borcunu da yerine getirmediğini, takibe süresinde itiraz etme imkanının kaçırılmış olması sebebi ile takibin kesinleştiğini, bu nedenle eldeki davanın açılmak zorunda kalındığını belirterek yapılan takipten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davaya cevabında, yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın haksız olduğunu, sözleşmenin davacı şirkete atfen davacı şirketin temsilcisi olan ...'ın eşi ile düzenlendiğini, bir kısım ödemelerin de davacı şirket hesabından yapılmış olduğunu, işin davacı yana da eksiksiz teslim edildiğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ispat yükünün davalı yan üzerinde olduğu, davalının, eseri tamamlayıp davacıya teslim etme borcunu yerine getirdiğini ispat etmesi gerektiği, bu amaçla mahallinde keşif yapılarak bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği ve keşif ve bilirkişi ücretlerinin taraflarca yarı yarıya yatırılması konusunda ara karar kurularak masrafların yatırılması için taraf vekillerine iki haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde her iki tarafın da gerekli giderleri dosyaya yatırmamış olması sebebi ile mahallinde keşif icra edilerek bilirkişiden rapor alınamadığının anlaşıldığı,

yine davalı vekilince dosyaya sunulan 29/11/2022 tarihli dilekçe ile keşif taleplerinden vazgeçtiklerinin bildirildiği, buna göre dosya kapsamından davalı yüklenicinin, taraflar arasında düzenlendiği söylenen eser sözleşmesi uyarınca eseri tamamlayıp sözleşmenin karşı tarafına teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı kabul edilerek davanın reddine, davacının, kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verildiği, bu karara karşı davalı vekilinin yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarihli 2022/130 Esas 2022/868 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 2.840,06 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 710,01 TL'nin mahsubu ile kalan 2.130,05 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/189, K. 2025/358, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İstem
  5. Yanıt
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/189
Karar No
2025/358
Tarih
15 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2023/189 K.2025/476
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/191 K.2025/318
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/192 K.2025/198
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/192 K.2025/60
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/192 K.2025/281
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/192 K.2025/351

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.