İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARARGEREKÇELİ KARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/698 K.2024/1285

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraflar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

Esas2023/698Karar2024/1285Tarih23 Ekim 2024Okuma10 dk · 2.058 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Davacılar Davacı Vekili

Karar tarihi
23 Ekim 2024
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi Esas-karar No
2023/698 - 2024/1285
Dosya no
2023/698
Karar no
2024/1285
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
09/11/2022
Numarası
2018/302 Esas 2022/888 Karar
Davanın konusu
Tazminat
Yazılma tarihi
25/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.058 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraflar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacılar vekili dava dilekçesinde, 15.03.2016 tarihinde Mardin İli, Nusaybin İlçesinde yürütülen operasyonda davacılardan ...'in eşi, ... ve ...'in babası olan ...'in içersinde bulunduğu, sürücüsünün ... olan ve Mardin İl Emniyet Müdürlüğüne ait aracın seyir halinde iken, sürücüsü ... olan ve hareketsiz şekilde bekleyen zırhlı muharebe aracına çarparak takla atması sonucu ...'in şehit olduğunu, kazanın Milli Savunma Bakanlığına ait olan aracın zorunlu haller dışında taşıt yolunda durması ile Emniyet Genel Müdürlüğüne ait araç sürücüsünün hız sınırını aşması nedeniyle meydana geldiğini, müteveffanın vefat tarihinde emniyet amiri olduğunu,

vefatı ile eşi ve çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını, ... plaka sayılı emniyet müdürlüğüne ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu belirterek ve belirsiz alacak olarak davacılar için ayrı ayrı şimdilik 5.000TL’şer destekten yoksunluk tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 300.000TL, ... ve ... için 250.000T’Lşer manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle, müvekkillerine 17.03.2016 yılında ödenen 84.376,00 TL nakdi tazminat komisyon ödemesinin,

tamamının maddi tazminat alacağından işlemiş yasal faiziyle birlikte toplam 132.112,00 TL olarak miras paylarına göre mahsubu neticesinde talebini davacı eş ... için 892.702,48 TL ye, ... için 179.492,58 TL ye ve ... ... için 213.236,22 TL ye olmak üzere toplam talebini 1.285.431,28 TLye yükselterek sigorta yönünden temerrüt, davalı kurumlar yönünden ise olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın araç şoförlerinin ağır kusuru ile meydana gelmesi nedeniyle KTK 86. Maddesi gereğince müvekkili kurumun sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, davacılara 2330 sayılı yasa gereğince nakdi tazminat ödemesi yapıldığını ve ödenen nakdi tazminatın maddi ve manevi tazminatın karşılığı olması nedeniyle davanın reddi gerektiği, kazaya neden olan aracın ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olması nedeniyle davanın müvekkili kurum açısından reddi gerektiğini belirterek davanın reddi talep etmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı araç üzerine müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddi talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde müvekkili kurumun kusurunun bulunmadığını, müteveffanın emniyet kemerini takmamış olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, SGK tarafından rucuya tabi bir gelir bağlanmışsa mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonunda.

Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 03.07.2018 tarihli yazılarında desteğin ölümü nedeniyle davacılara "bağlanan aylığın rücuya tabi olmadığı” nın bildirildiği, desteğin ölüm nedeniyle 2330 sayılı yasa kapsamında çıkartılan yönetmelik kapsamında EGM nakdi tazminat komisyonunun 17.03.2016 tarih ve 2016/529 sayılı kararı ile 3/c maddesi hükmüne göre adı geçenin kanuni mirasçılarına 84.376,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, yine EGM sosyal yardım fonunda eşine 20.000 TL, babasına 5.000,00 Tl ödendiği,

bu hususlar nazara alınarak hesap bilirkişisinden alınan 01.07.2022 tarihli raporda ölenin yaşı, geliri, sağ babası olduğu, ölenin olayda kusurunun bulunmaması, poliçe limiti, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1/ kn iskonto formül uygulanarak, yine 2330 sayılı yasa kapsamında ki ödemenin maddesi gereğince maddi ve manevi tazminattan mahsubu gerektiği kabul edilerek, ... ... tarafından 17.03.2016 tarihli karar ile mirasçılarına (davacılara) 84.376,00-TL ödendiği, Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında ki Yönetmeliğin;

nakdi tazminat ve aylığın etkisi başlıklı 6. maddesinde, bu kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu belirtilmekle, ödenen nakdi tazminatın bir kısmının maddi tazminat için bir kısmı manevi tazminat için ödendiği kabul edilerek , yine evlenme ihtimalinin %2 olduğu nazara alınarak yapılan hesaplamada eş ... in 925.730,4â8-TL, erkek çocuk ... in 229.034,58-TL, erkek çocuk ...

262.778,22-TL ve baba... ... in 105.532,38-TL destek zararları bulunduğunun hesaplandığı, davacılara ... tarafından 17.03.2016 tarihli karar ile ödenen nakti tazminatın 84.376,00-TL’nin %50'sinin maddi tazminat olduğu (42.188,00-TL) kabul edilerek. Ödemenin rapor tarihi itibariyle yasal faiz üzerinden güncel tutarı.

(17.03.2016-30.06.2022 arası 23.867,86-TL) 66.056,00- TL miras paylarına göre oranlama yapılarak mahsubu halinde ...: 925.730,48 — (66.056,00/8*2) =909.216,48-TL, ...: 229.034,58-(66.056,00/8*3) =204.263,58-TL, ...: 262.778,22-(66.056,00/8*3) = 238.007,22-TL bakiye tazminat bulunduğunun tespit edildiği, sigorta şirketi poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sorumlu olduğundan ve kusur raporunda davalı ...

Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu gözetilerek; ...: 909.216,48 TL %25 = 227.304,12-TL, ...: 204.263,58* %25= 51.065,90-TL, ...: 238.007,22*%25 =59.501,80-TL ve... ...: 105.532,38*%25 = 26.383,10-TL. olduğu , ancak toplam tazminatın %25 kusur oranın göre 364.254,92-TL olup 2016 Yılında ZMMS Limiti 310.000,00-TL üzerinde bulunduğundan yapılan garamede 310,000 /364.254,92=-0,851052 / ...: 227.304,12*0,851052 = 193.447,70-TL, ...: 51.065,90*0,851052=43.,459,75-TL, ...: 59.501,80*0,851052=50.639,15-TL,... ...: 26.383,10*0,851052= 22.453,40-TL olarak hesaplandığı,

davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde davadan önce aldıkları nakdi tazminat ödemesinin yalınızca maddi tazminatta mahsup etmesi nedeniyle talep aşılamayacağından, bilirkişice hesaplanan eş ... in 925.730,48-TL, erkek çocuk ... in 229.034,58-TL, erkek çocuk ...: 262.778,22-TL ve baba... ... in 105.532,38-TL destek zararları ile davacılara yapılan nakdi ödemenin yasal faiziyle birlikte (132.111,72 TL olarak ) davacıların miras payları nazara alınarak mahsubu neticesinde [ ... için 925.730,48 TL -(132.111,72/8X2=) 33.027,93 = 892.702,55 TL,

... için 229.034,53 TL -(132.111,72/8X3=) 49.541,89 = 179.492,64 TL ... için 262.778,22 - (132.111,72/8X3=) 49.541,89 =213.236,33 TL ] olarak hesaplandığı, yine sigorta şirketinin, sigortalı aracın %25 kurusu oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olacağı nazara alınarak, ... için 892.702,55 TL %25 = 223.175,64 TL, ... için 179.492,64 %25=44.873,16-TL, ... için 213.236,33%25 =53.309,08 -TL ve... ... için 105.532,38*%25 = 26.383,10-TL. ile sınırlı sorumlu olacağı , ancak toplam tazminat miktarı %25 kusur oranın göre 347.740,98 TL olup, 2016 Yılında ZMMS Limiti 310.000,00-TL olup bu miktarı aştığından gareme yapılarak.

310,000 /347.740,98=-0,891468 oranı ile ... için 223.175,64 TL * 0,891468 = 198.953,97-TL, ... için 44.873,16*0,891468 =40.002, 98 TL ... için 53.309,08*0,891468 = 47.523,35-TL, ve ... ... için 26.383,10 * 0,891468 = 23.519,7 -TL ile sınırlı sorumlu olacağının hesap edildiği, davacı vekilinin ... ... in ölümü nedeniyle davacı eş 300.000 ,00 TL, davacı çocuklar için 250.000 ,00 er TL manevi tazminat isteminde bulunduğu,

Borçlar Kanunu'nun 56/2 maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalı ve hükmedilecek bu para bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğinden,

Borçlar Kanunu 56. maddede belirlenen ilkeler karşısında, ölenin davacılara olan yakınlığı, yaşı, olayın oluş şekli, özellikleri, kusur durumu ile tarafların ekonomik-sosyal durumları ve paranın satın alma gücüne göre takdiren davacı eş için 200.000,00 TL, davacı çocuklar için takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç maliki / işleteni kurumlardan kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle “1-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı istemine yönelik davalarının KABULÜNE;

A-Davacı ... için 892.702,48TL'nin (sigorta şirketinin 198.953,97TLsi ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/01/2017 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, B-Davacı ... için 179.492,58TL'nin (sigorta şirketinin 40.002,98TLsi ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/01/2017 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine,

C-Davacı ... için 213.236,22TL'nin (sigorta şirketinin 47.523,35TLsi ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/01/2017 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, 2-Davacıların manevi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile.

Davacı ... için 200.000,00TL, Davacı ... için 100.000,00TL ve Davacı ... için 100.000,00TL'nin kaza tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, hükme karşı tüm taraflar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; sigorta şirketinin kararda toplam 286.480,30TL den sorumlu tutulmasına rağmen harç olarak hükmedilen tüm tazminatta isabet eden miktardan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, %25 kusura göre karar verilmesinin doğru olmadığını, kusur raporunun ATK dan alınması gerektiğini, aktüer raporun hatalı olduğunu zirea EGM tarafından yapılan ödemenin güncellenmeden teminattan düşülmesi kalan limitin tüm varisler arasında garame yapılması gerektiğini, hesaplamada da 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini,

bilirkişi raporundaki destek oranlarının yüksek esas alındığını, eşin %2 evlenme ihtimali bulunmasına rağmen bunun hesapta nazara alınmamasının doğru olmadığını, bilirkişi raporunun denetlenebilir olmadığını , yargılama giderleri ve vekalet ücretinden limit kapsamında sorumlu tutulmaları gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde ve süresinde sunulan davacıların istinafına cevap ve ek istinaf dilekçesinde; görgü tanıklarının beyanlarına göre muris Gafari ... ve diğer personelin emniyet kemerlerinin takılı olmadığını, ölen kişinin araçtan fırladığını, bu nedenle ölümün gerçekleşmesinde idarenin kusuru bulunmadığını, ayrıca hesap raporunu da kabul etmediklerini TRH yaşam tablosu kullanılmışsa da prograsif rant yöntemi kullanılmasının doğru olmadığını, tazminat miktarının bu nedenle fazla hesaplanmasının sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının de fahiş olduğunu,

konuya ilişkin savcılık soruşturma dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacılar ve davalılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksunluk tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, tüm taraflar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; mahkemenin görevli olduğu, 15.03.2016 tarihinde, davacılar murisinin içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... ...’ne ait ve davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı polis aracı ile diğer davalı ...’ye ait zırhlı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacılar murisi desteğin vefat ettiği, dosya kapsamındaki hazırlık evrakı diğer belgelerden davacılar desteğinin içinde bulunduğu aracın kaza sonrası yoldan fırlayarak takla atması da nazara alındığında, desteğin emniyet kemeri takmaması ile ölüm sonucu arasında illiyet bağı kurulamadığından, desteğin müterafık kusurunun ispatlanmadığı,

hükme esas alınan aktüer raporunun yerleşik içtihatlara uygun olarak düzenlendiği, davalı sigortanın sorumlu olduğu sigorta limiti kapsamında ve limitle sınırlı olarak harç ve masraflardan sorumlu tutulduğu anlaşıldığından davalıların bu hususlara yönelik istinafına itibar edilmemiştir.

Tarafların manevi tazminat miktarına yönelik istinafı yönünden;

6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre. “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesinde de.

“Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, meydana gelen ağır bedensel yaralama veya ölüm halinde bedensel zarar görenin yakınları manevi tazminat talep edebilir.

Kaza sonrası, zarara neden olanın, zarar gören ile ilgilenmiş olması tazminat miktarının belirlenmesinde göze alınır ise de, yansıma yolu ile manevi tazminat talep eden yakınların manevi tazminat talep etmelerine engel değildir. Meydana gelen yaralanma ve yahut ölüm çerçevesinde manevi zararları karşılanmadıkça hakim uygun bir tazminata karar verir.

Somut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu, davacıların kazada eş ve babalarını kaybetmeleri nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarları hakkaniyet kapsamında usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacılar vekili ile davalılar vekilerinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacılar vekili ile davalılar vekillerinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacılardan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf eden davalılar ... ve ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Davalı ... Sigorta alınması gereken AŞ’den 19.569,46 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.492,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.076,8-TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,

6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/698, K. 2024/1285, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmaları
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/698
Karar No
2024/1285
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/698 K.2024/646
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/698 K.2024/563
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/699 K.2024/653
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/699 K.2024/563
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2023/699 K.2024/1286
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/700 K.2024/570

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.