KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/399 - 2025/746
- Dosya no
- 2024/399
- Karar no
- 2025/746
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/11/2022
- Numarası
- 2020/651 Esas 2022/756 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazılma tarihi
- 28/05/2025
Karar Metni
1.204 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki araçla, yaya geçidinden geçmeye çalışan yaya davacıya aracının ön kısımları ile çarptığını, mezkur kaza nedeniyle davacının vücudunda meydana gelen sakatlık nedeniyle yaralanan sürekli ve geçici uzuv zaafı, işlev kaybı oluşması ve günlük hayatını dahi idame ettirememesi gibi problemler ve sıkıntılar oluştuğunu belirterek, 50.000TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak müvekkiline ödenmesine,
müvekkilinin uğradığı zararın bu aşamada belirlenebilmesi mümkün olmadığından yapılacak bilirkişi incelemesi sonrası artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Filo Kiralama Hizmetleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete iş bu dava da husumet yöneltilmeyeceğinden, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, zira yaralanmalı kazaya karışan aracın müvekkili şirket tarafından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'na kiralandığından ve uzun süreli kiralamalarda araç malikinin işleten sıfatı kalmayacağından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen iş bu davanın reddi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise kazanın meydana gelmesine tamamen davacı tarafın kusurlu hareketiyle sebebiyet vermesinden dolayı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının 1.000,00-TL maddi tazminat isterken talebini açıkça belirtmediğini, bu talebin hangi kalemlere ve hangi miktarlara ilişkin olduğunun HMK ve TBK gereğince kuruşlandırılarak açıklığa kavuşturulması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limiti dâhilinde olduğundan sigortacının sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, dava konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, tazminat belirlenirken asgari ücretin baz alınması gerektiğini, ZMMS genel şartlarına göre “geçici iş göremezlik zararı”, “geçici bakıcı giderleri” ve "tedavi giderleri"nin poliçe teminatı kapsamında olmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat yönünden sulh nedeniyle davadan feragat edildiği, manevi tazminat yönünden ise kazada davalı tarafın tali %25 kusurlu olması ile yaralanma derecesi, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmayışı, kazanın davacının vücudunda bıraktığı hasar neticesinde duyduğu üzüntü, davacının kaza tarihindeki yaşı, sosyal ve mali durumuna göre, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat takdiri gerektiği gerekçesiyle.
“1-Maddi tazminat istemine yönelik açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 2.000,00-TL manevi tazminatın 18/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Manevi tazminat istemine yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, davacının kazada kusurunun bulunmadığını, ayrıca davalıların vekâlet ücreti ve yargılama gideri talebi olmamasına rağmen mahkemece davalılar lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
TBK'nın 56/1 maddesi; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir" hükmü ile aynı Yasa'nın 51. maddesinde; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre manevi tazminat talep edebilir.
Somut olayda; davacının yaralanma derecesi ve kazada davalı tarafın tali kusurlu olması ile olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu, davacının yaralanma derecesi, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından, davacının bu hususlara yönelik istinafının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Ancak; maddi tazminat yönünden davalı sigorta ile sulh olunması ve davadan feragat edilmesi nedeniyle maddi tazminat davasının reddine karar verildiği, ödeme nedeniyle feragat halinde, hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp, davacının alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat ettiği, bu durumda esasen davanın konusuz kaldığı gözetilerek yargılama gideri ve vekâlet ücretinin dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerekmekte olup (Yargıtay 17. (kapatılan) Hukuk Dairesi 2020/481 E. 2021/89 K. sayılı ilamı), bu durumda hüküm fıkrasının “9” maddesindeki 1.000TL vekâlet ücretine yönelik hüküm doğru olmadığından davacının bu hususa yönelik istinafının kabulü ile hüküm fıkrasından bu madde çıkartılarak hükmün düzeltilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN
II-Davacı taraf adli yardım talebinden yararlandığından ve istinaf karar harcı yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
III-Davacı taraf adli yardım talebinden yararlandığından ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 346,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.515,40 TL istinaf yargılama giderinin davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ... Filo Kiralama Hiz. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
IV-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2024/399, K. 2025/746, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama