İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARIGEREKÇELİ KARAR

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/212 K.2025/330

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

Esas2022/212Karar2025/330Tarih22 Nisan 2025Okuma11 dk · 2.264 kelime

KÜNYE

T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Esas No
2022/212
Karar No
2025/330
Karar tarihi
22 Nisan 2025
İncelenen kararın mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Karar tarihi
20/10/2021
Davanın konusu
Tazminat
Yazım tarihi
22/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.264 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ

Davacı vekili; müvekkilinin davalı sigorta şirketinin yetkili acentası olarak hizmet vermekte iken 10.01.2018 tarihinde almış olduğu bir yazı ile Antalya Ticaret Sicil Memurluğu'nun ... sicil sayısında kayıtlı ... VRG/TCK numaralı ... Sigorta Aracılık Hizmetleri ile ... Sigorta A.Ş. arasında mevcut bulunan 11.01.2007 ve 25.07.2016 tarihli Acentalık sözleşmeleri ve buna ilişkin yetkilerin 27.12.2017 tarihi itibariyle feshedildiğini, ayrıca davalı ...

Sigorta A.Ş. tarafından Beyoğlu 4. Noterliğinden verilen 19.02.2007 tarih yine Beyoğlu 4. Noterliği'nden verilen 28.12.2009 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdikli hususi yetkilerinin iptal edildiğini, daha sonra 08.05.2018 tarihinde gelen 2. bir yazı ile 07.05.2018 tarihinde acentelik sözleşmesinin feshedildiğini öğrendiğini, ...

Sigorta A.Ş'nin sigorta feshini haklı bir sebebe dayandırmadığını ve yasanın belirlemiş olduğu 3 aylık fesih süresine uymadan acentalık sözleşmesi ... Sigorta A.Ş. tarafından feshedildiğinden davacı ...'un zarara uğradığını, bu nedenle davalı ...

Sigorta A.Ş'ye 10.000.00-TL üzerinden belirsiz alacak davası açtıklarını, TTK'nın 121. ve 122. maddesi uyarınca hesaplanacak portföy tazminatı ve faizi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davalı vekili; davacı ... ünvanlı acentenin, 19.02.2007 tarihli Acentelik Sözleşmesi ile müvekkili ...

Sigorta A.Ş.'nin acentesi olarak tayin edildiğini ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin adı geçen sözleşmelerde tek tek belirtildiğini, davacı acente müvekkili şirket ile imzalanan sözleşmedeki şartlara ve talimatlara uymadığından taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin Beyoğlu 47. Noterliği'nin 10.01.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ve 08.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, davacı tarafın açılan bu dava ile acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ile denkleştirme tazminatı talep ettiğini,

ancak acente davacının belirtmiş olduğu gibi haksız sebeple feshedilmemiş olduğundan davanın reddi gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu delillerin kendilerine tebliğ etmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirket tarafından acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiğine dair iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi nedeni ile davacı acentenin komisyon kaybı ve portföy tazminatı alacağı talebinin bir dayanağı bulunmadığını,

davacı acentenin halen tüm sigortacılık faaliyetlerine devam ettiğini ve münhasıran davalı sigorta şirketinin acenteliğini yapmadığını, birçok sigorta şirketinin de acentesi olduğunu, davacının denkleştirme tazminatına hak kazanamadığını beyanla davacının hukuka aykırı ve mesnetsiz olarak açtığı davasının reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, "taraflar arasında iki sözleşme bulunduğu, ilk sözleşmenin 11.01.2007 tarihinde imzalandığı, sözleşmenin feshi ve neticeleri başlıklı 21. Maddesinde sigortanın sözleşmeyi her zaman feshe yetkili olduğunun, sözleşmenin feshi halinde acentanın tazminat, podtföy tazminatı talep edemeyeceğinin taraflarca kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. İkinci sözleşmenin ise 25.07.2016 tarihinde belirsiz süreli imzalandığı, denkleşktirme tazminatında TTK hükümlerinin dikkate alınacağının taraflarca kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.

Davalının söz konusu sözleşmeyi Beyoğlu 47. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sonuçların üç ay sonra doğurmak üzere 30.06.2017 tarihli ihtarname ile, yine aynı noterliğin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile her iki sözleşmenin 27.12.2017 tarihinde feshedildiğinin davacıya ihtar edildiği, yine aynı noterliğin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile her iki sözleşmenin 07.05.2018 tarihi itibari ile feshedildiğinin davacıya ihbar edildiği ve ihtarnamelerde fesih gerekçesine dayanılmadığı anlaşılmıştır. Davalı davaya süresinde cevap vermemekle ve fesih ihtarnamelerinde dahi feshe gerekçe gösterilmemekle feshin haklı nedene dayandığını ispatlayamamıştır. Bu nedenle davalının feshi mahkememizce haksız fesih olarak kabul edilmiştir.

Kural olarak Yargıtay 11 HD nin ... esas sayılı ilamında da belirtildiği üzere TTK 122. Maddede portföy tazminatı için aranan şartlar kümülatif olup, yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilşikinin geliştirilip genişletildiğini, bu müşterilerle sigortanın önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü davacı üzerindedir.

TTK 122. Maddedeki şartlar kümülatif olup davacı iddiasını ispalayamadığından ve son celse vermiş olduğu beyanı ile yeni bir bilirkişi raporu talebi olmayıp, dosyadaki delillere göre karar verilmesini talep ettiğinden ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İlk Derece Mahkemesince dilekçelerin alındığını, delillerinin sorulduğunu, bilirkişilerden raporlar alındığını, tarafların itirazı üzerine talimat yoluyla İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... talimat nolu dosyasında alınan ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacının acenteliğinin haksız ve usule uyulmayarak gerçekleşen fesih sebebi ile portföy tazminatı talep hakkı bulunduğu, davacının portföyünün acentelik feshinden sonra davalı şirket portföyünde kaldığına ilişkin kanaat oluşmadığı, portföy tazminat oranının %5 olarak kabulü halinde 4.203,83-TL tutarında davacının tazminat talep hakkı olduğu,

portföy tazminat oranının %20 olarak kabulü halinde 16.815,35-TL tutarında davacının tazminat talep hakkı olduğunun bildirildiğini, daha fazla araştırma yapılmasını gerekli görmeyen mahkemenin davalı tarafın söz konusu sözleşmeyi Beyoğlu 47. Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sonuçların üç ay sonra doğurmak üzere 30.06.2017 tarihli ihtarname ile yine aynı noterliğin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile her iki sözleşmenin 27.12.2017 tarihinde feshedildiğinin davacıya ihtar edildiğini,

yine aynı noterliğin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile her iki sözleşmenin 07.05.2018 tarihi itibari ile feshedildiğinin davacıya ihbar edildiği ve ihtarnamelerde fesih gerekçesine dayanılmadığının anlaşıldığını, davalının davaya süresinde cevap vermemekle ve fesih ihtarnamelerinde dahi feshe gerekçe gösterilmemekle feshin haklı nedene dayandığını ispatlayamadığını, bu nedenle davalının feshinin mahkemece haksız fesih olarak kabul edildiğini, kural olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...

Esas sayılı ilamında TTK'nın 122. maddesinde portföy tazminatı için aranan şartların kümülatif olduğunu, yeni müşteri çevresinin yaratıldığını ya da var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşterilerle sigortanın önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü davacı üzerinde olduğundan bahisle TTK'nın 122. maddesindeki şartlar ispatlanamadığından davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, davalı yanın haksız yere kendilerinin acentalık sözleşmelerini feshettikleri ve bu nedenlerle davacı yanın müşteri kaybına neden olduklarını, davalı tarafın sözleşmeyi haksız olarak feshettiğinin bilirkişi raporu ile de kesinleştiğini,

müşteri portföyüne gelince bilirkişilerin hem davalı defterlerini hem de davacı defterlerini incelediklerini ve görüşlerini bildirdiğini, bilirkişilerce müvekkilinin zarara uğradığının kesin olduğunu, 2007 tarihinden bu güne kadar iş yapan birinin 2017 yılında haksız şekilde sözleşmeyi iptal etmesi ve zararının olmamasının mümkün olmadığını,

bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve yasalara uygun olmadığını beyan ederek davanın reddine yönelik verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini aksi halde İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırılarak dosyayı İlk Derece Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, denkleştirme tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.

Taraflar arasında 11/01/2007 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bir yıl süreli olarak akdedilen acentelik sözleşmesi ile 25/07/2016 tarihli belirsiz süreli olarak akdedilen acentelik sözleşmeleri davalı tarafından Beyoğlu 47. Noterliği'nin 30/06/2017 ve yine aynı noterliğin 10/01/2018 tarihli, ... ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleri ile ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 ay sonra hüküm ifade etmek üzere feshedilmiştir.

Davacı tarafça, feshin haksız olduğu iddiasıyla acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ise sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde acentenin aynı bölgede başka sigorta şirketlerinin acenteliğini yapabileceğine ilişkin hükmün mevcut olmadığını, davacının acenteliğini yaptığı diğer sigorta şirketleri adına düzenlediği sigorta poliçeleri olduğunu, davacı aracılığıyla müşteri portföyünün elde edilmediğini ve önemli bir menfaat sağlanmadığını, denkleştirme tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 121/1. maddesine göre, belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir. Taraflar arasındaki 11/01/2007 tarihli sözleşmenin 21. maddesinde tarafların sözleşmeyi her zaman re'sen feshe yetkili olduğu ve herhangi bir önel belirlenmediği, 25/07/2016 tarihli acentelik sözleşmesinin 22.1. maddesinde de davalı sigorta şirketinin 3 ay önceden ihbarda bulunmak suretiyle, her zaman, tek taraflı olarak sözleşmenin feshedilebileceği düzenlenmiştir. Davalı tarafça acentelik sözleşmeleri üç ay önce bildirimde bulunularak feshedilmiş olup, buna göre sözleşmelerin TTK'nın 121/1 ilk cümle uyarınca usulüne uygun feshedildiği sabittir.

TTK'nın 122/1 ve 3. maddesine göre, müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acentenin sözleşmeyi feshetmesi veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi halleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde ve ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi de aynı mahiyettedir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır.

Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Bu şartlar açıklanacak olursa; sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaat elde etmesi, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam etmesini ifade eder.

Sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin akdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınmalıdır; zira sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyicidir.

Acentenin portföyünün ekonomik değeri, acentenin aracılık ettiği veya ahdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirlenir.

Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder.

Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sigorta acentesinin denkleştirme talep edebilmesi için sigorta acenteliği ilişkisinin sona ermiş olması şarttır. Ancak sigorta acentesi, haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmiş olması ya da kendi kusuruyla sözleşmesinin feshine neden olması halinde denkleştirme talep edemez. Buna göre tarafların karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmesini sona erdirmeleri ya da taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi acentenin ölümü veya kısıtlanması sebebiyle acentelik sözleşmesinin sona ermesi denkleştirme talep hakkını ortadan kaldırmaz.

Sigortacı haklı nedenle sözleşmeyi feshetmiş ve haklı neden teşkil eden durum acentenin kusurlu bir eyleminden kaynaklanmışsa acentenin denkleştirme talep hakkı düşer. Yaşlanma ya da sağlık sorunları dolayısıyla acentenin çalışamaması sigortacı açısından haklı sebep teşkil etse de, bu haller acentenin kusurundan kaynaklanmadığından denkleştirme talep edilebilir. (Yazıcıoğlu, Emine, Sigorta Aracıları Hukuku, s. 2370 vd)

Davacı acentenin davalı dışındaki diğer sigorta şirketleri ile acentelik ilişkisi olduğu ihtilafsız ise de davalı sigorta şirketi sözleşmenin devamı süresince davacı acenteye bu konuda ihtarda bulunduğunu kanıtlayamamış olduğu gibi bir yıl süreli olarak akdedilen sözleşmenin birer yıllık devrelerle yenilendiği de gözetildiğinde sonradan bu nedene sözleşmenin fesih nedeni olarak dayanılması iyi niyet kuralları çerçevesinde korunamaz. Taraflar arasındaki sözleşme olağan fesihle sona ermiş olup, sözleşmenin acente tarafından haksız feshi veya müvekkil tarafından acentenin kusuru sebebiyle sözleşmenin haklı sebeplerle feshedilmesi durumu söz konusu olmadığından acentenin denkleştirme tazminatı istemesine bir engel yoktur.

Müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil sigortacı, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/02/2020 tarih ve 2019/1475 E.- 2020/1949 K. sayılı kararı)

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı acentenin, davacının portföyünün acentelik feshinden sonra davalı şirket portföyünde kaldığına ilişkin kanaat oluşmadığı, davalı şirketin 2016 yılında 123.311,08-TL prim elde ettiği ve buna karşılık 16.283,26-TL komisyon ödediği, 2017 yılında ise 48.014,57-TL prim elde ettiği ve buna karşılık 6.368,94-TL komisyon ödediği, son bir yıl portföy kaybı yaşandığının belirlendiği, davacının portföy tazminatına hak kazanabilmesi için sözleşmenin davalı tarafça feshedilmiş olmasının tek başına yeterli olmadığı,

müvekkilin acentenin kazandırdığı yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde etmesi, acentenin ücret kaybına uğraması ve denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasının da gerektiği, ayrıca bu şartların tümünün birlikte bulunması gerektiği, bu kapsamda yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükünün acente üzerinde olduğu,

Türk Ticaret Kanunu'nun 122/1. maddesi ve Sigortacılık Kanunu'nun 23/16 maddesinde yer alan "sigorta şirketinin acentenin portföyünden önemli menfaatler elde etmesi" kriterinin poliçelerin brüt prim tutarları ile sözleşme devam ediyor olsa idi davacıya tahakkuk edecek komisyon miktarı birlikte değerlendirildiğinde kanıtlanamamış olmakla İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen karar sonuç olarak isabetli olsa da yukarıda açıklanan gerekçelerle İlk Derece Mahkemesinin feshin haksız olduğuna ilişkin kabulü hatalı olup dosya kapsamına da uygun olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve

gerekçe değiştirilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,

2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2021 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

a-Davanın REDDİNE;

b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin olarak yatırılan 170,78 TL harcın mahsubuyla bakiye 444,62 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA,

c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ve kazanılmış hak ilkesi gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

e-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE,

3-İstinaf incelemesi yönünden;

a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde ilk derece mahkemesince davacıya İADESİNE,

b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 64,60 TL posta masrafı, 16,50 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 243,20 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,

Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22/04/2025

...

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/212, K. 2025/330, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının İddialarının Özeti
  5. Davalının Savunmalarının Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/212
Karar No
2025/330
Tarih
22 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/213 K.2025/282
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/217 K.2025/279
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/224 K.2025/332
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/227 K.2025/97
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/230 K.2025/296
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/230 K.2025/256

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.