KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/140
- Karar No
- 2024/461
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 02/06/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Yazım tarihi
- 19/12/2024
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacının, davalının hastalarının tıbbi görüntülemelerini yaptığını, bu sebeple alacak doğduğunu, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının asıl alacak tutarı kadar çeki davacıya verdiğini ve takibine itiraz ettiğini, çekin ödenip ödenmeyeceğinin belli olmadığını belirterek itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davanın menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, çekin ödenip ödenmeyeceğinin belli olmadığı yönündeki beyanları ile davanın haksız ve kötü niyetli olduğu, davalının takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olmadığını, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı, davacının kötü niyetli olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu, davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Çek verilmesi ödeme sayılmadığından vadeyi uzatması mümkün değildir. Bu nedenlerle borcun bir kısmı için verilen ve ödenip ödenmeyeceği belli olamayan ileri tarihli çek yönünden de davalı borçlu dava açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü gerekir. Davalı tarafından keşide edilip teslim edilen çek ifa uğruna verilmiş bir çektir.
Davalının kabulünde olan borç için çek düzenlemesi vadeyi uzatmayacağı gibi, davacının temel ilişkiye dayalı olarak dava açmasının da mümkün olması karşısında, davacının davasının kabulüne, dava tarihinden sonra gerçekleşen ödemelerin, infaz aşamasında nazara alınmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi" şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, ödeme emrine itiraz süresi içerisinde davacıya ileri tarihli çek verildiğini, haciz tehdidi ile karşı karşıya kalmamak için ödeme emrine itiraz edildiğini, çekin davacı tarafından ihtiraz kayıt konulmadan teslim alındığını, icra dosyasına her hangi bir beyanda bulunulmadığını, kararın ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,
borcun ödenmesi amacıyla verilen çekler ve senedin bedeli tahsil edilmediği sürece borç ödenmiş olarak kabul edilemeyeceğine göre somut olayda, çek verilmesi ile borç ödenmiş sayılamayacağından kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/140, K. 2024/461, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama