KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/534
- Karar No
- 2025/474
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 07/10/2020
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 21/04/2025
Karar Metni
1.397 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin müzik grupları vasıtasıyla otellere müzik ve animasyon hizmetleri sunduğunu, davalı şirket ile bu kapsamda hizmet sözleşmesi imzalandığını, 01.05.2019 ile 31.10.2019 tarihleri arasında müzik ve animasyon hizmetleri karşılığında anlaştıklarını, hizmet vermeye başladıklarını, Mayıs ayına ait hizmete ilişkin kısmen faturalandırma yaparak icra takibine konu ... numaralı, 3.522.30.-TL ile ... seri numaralı 57.755.10 TL tutarında olmak üzere toplamda 61.277,40 TL tutarındaki hizmet bedeli faturaları davalı şirkete gönderdiğini,
borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Antalya 3.İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, itiraz üzerine takibin durduğunu, icra takip talep tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesini talep ettiklerini, arabuluculuk faaliyetlerinin sonuçsuz kaldığını, itirazının iptali ile likit alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda özetle; "...Davaya konu 30/04/2019 tarih ve... seri numaralı 3.522,30.-TL ile 30/05/2019 tarih ve ... seri numaralı 57.755.10.-TL tutarlı fatura bedellerinin tahsili için icra takibi başlatılmıştır.
Tarafların defter ve belgeleri incelendiğinde, 30/04/2019 tarih ve...seri numaralı 3.522,30.-TL tutarındaki faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Öyleyse sözleşmenin varlığı ve geçerliliği tartışma dışı kaldığı gibi bu faturaya konu hizmetin teslim edildiği kabul edilmiştir. Davalı taraf, borcunu ödediğine dair hiç bir delil sunmadığından, davalının bu faturadan dolayı alacaklı olduğu ve icra takibine itirazının haksız olduğu kabul edilmiştir.
30/05/2019 tarih ve ... seri numaralı 57.755.10.-TL tutarlı faturaya gelince; bu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. Öyleyse davacının bu faturaya ilişkin hizmeti teslim ettiğini yazılı delillerle ispatlaması gerekir. Bu husus tanık ile ispatlanamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin uygulaması da bu yöndedir. (Emsal: 11/02/2015 tarih ve 2014/16874 E. 2015/1721 K.vb). Bu nedenle davacı tarafın tanık dinletme talebi reddedilmiştir. Davacı bu faturaya konu hizmetin teslim edildiğini yazılı delillerle ispatlayamadığından mahkememizce de talebi kabul edilmemiştir.
Sözleşmenin 4.maddesi gereğince ödemenin fatura tanzimine müteakip 20 gün içinde banka hesabına aktarılacağı kararlaştırıldığından, 30/04/2019 tarih ve... seri numaralı 3.522,30.-TL tutarındaki faturanın fatura nedeniyle davalının 20/05/2019 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiştir. Bilirkişi işlemiş faiz miktarını 42,56.-TL olarak hesaplamış, bu hesaplamaya itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır.." gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştirb
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında otelde verilecek olan canlı müzik şovuna ilişkin yapılan hizmet sözleşmesinin uyuşmazlık konusu olmadığını, ilk derece mahkemesinin, taraflar arasındaki sözleşmenin çekişmesiz olması ile 3.522.30 TL tutarındaki faturanın davalı defterlerinde yer almasına karşılık 57.715.10 TL tutarındaki faturanın davalı defterlerinde bulunmaması ve hizmetin tanıkla ispatının mümkün olmaması nedeniyle davayı reddederek son derece hatalı bir karar verdiğini, mahkeme kararının gerçek hayattan kopuk bir karar olduğunu,
dava öncesinde zorunlu arabuluculuk görüşmelerine mazereti olmaksızın katılmamasına ve dava dosyasına dilekçeler teatisi ve hatta bilirkişi raporunun tebliğinden sonra vekaletname ekleyen davalı vekili lehine 8.382,62.-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için ara karar kurulduğu, yapılan inceleme sonucu 30/04/2019 tarih ve ... seri numaralı 3.522,30.-TL tutarındaki faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, sözleşmenin varlığı ve geçerliliğinin uyuşmazlık dışı kaldığı, bu faturaya konu hizmetin teslim edildiğinin kabul edildiği, 30/05/2019 tarih ve ... seri numaralı 57.755.10.-TL tutarlı faturaya gelince; bu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu faturaya konu hizmetin verildiği davacı tarafça usulünce ispat edilmelidir. Dosyada, bu husus, davacı tarafça usulünce ispat edilmemiştir. Bu yönlere ilişkin mahkeme kabulü yerinde olmakla, sonuç olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının, bu hususu ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.
Davacı vekili, dava öncesinde zorunlu arabuluculuk görüşmelerine mazereti olmaksızın katılmamasına rağmen ve dava dosyasına dilekçeler teatisi ve hatta bilirkişi raporunun tebliğinden sonra vekaletname ekleyen davalı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat, bu Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır. Ayrıca, 6100 sayılı HMK m. 323/1,ğ gereğince, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderlerindendir.
Anayasa Mahkemesi'nin 14/03/2024 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile. 07/06/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin (11) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde geçen; “...bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.” ifadesinin iptaline karar verildiği ve bu kararın 18/04/2024 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşılmıştır.
Bununla birlikte, kanun koyucu tarafından 07/11/2024 tarihli 7531 sayılı kanunun 25. Maddesi ile, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin onbirinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.” ibaresinin “bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.” şeklinde; ikinci cümlesinin de “Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.” şeklinde değiştirildiği kabul edilmiştir.
Bu değişiklik, kanunun yayımlandığı 14/11/2024 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.
Kanun koyucu tarafından yapılan bu değişiklik sonrasında, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-11 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulacak, ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilecektir. Söz konusu değişikliğin, derdest olan iş bu davada da uygulanması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili, zorunlu arabuluculuk görüşmesine mazeretsiz katılmadığı için bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının dayanılan gerekçesi yönünden kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/534, K. 2025/474, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama