KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/545
- Karar No
- 2024/631
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 08/11/2021
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazım tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin fatura karşılığı davalıya hizmet sunduğunu ancak bedelinin ödenmediğini bu sebeple icra takibi başlattıklarını takibe haksız şekilde itiraz edildiğini öne sürmüş itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davalı tarafın takibe itirazında ticari ilişkiyi reddetmemesi ve defter kayıtları dikkate alındığında taraflar arasında bir ticari ilişki olduğu uyuşmazlık dışıdır. Taraflar tacir olduğundan ticari defterler leh ve aleyhlerine kesin delil mahiyetindedir.
Bu kapsamda dosya münderecatı değerlendirildiğinde her iki taraf defterinde de davaya konu faturanın yer aldığı bu haliyle davacının edimini yerine getirdiğini ispat ettiği, davalının ise kendi edimi olan ödemeyi ispata yarar bir delil sunmadığı görülmekle davacının davasını ispatladığına kanaat getirilmiş ve alacak bir faturaya dayanmakla vadenin belirli olması ayrıca belirsiz vadeli olan işlerde dahi faturanın tebliğinden itibaren 30 gün içinde temerrüdün gerçekleşeceği dikkate alınarak temerrüt faizi talebinin ve ayrıca alacak bir faturaya dayalı olup likit ve belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olduğu
görülerek davanın kısmen kabulüne ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının takip öncesi döneme ait faiz alacağının bulunmadığını çünkü sözleşmenin 8.maddesinde ödemelerin tarafların anlaştığı şekilde 4 ay içinde tamamlanacağının belirtildiğini, bu belirlemenin belirle vade varlığına işaret etmeyeceğini çünkü bahse konu 4 aylık sürenin ne zamandan itibaren başlayacağının belirli olmadığını, takipten önce müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, davacı tarafın herhangi bir ihtarının bulunmadığını, bu nedenlerle takip öncesi faiz istemenin mahkemece kabulünün hatalı olduğunu, davalının kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen müvekkil lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin de hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Tarafların kabulünde olan sözleşmenin 8.maddesinde ödemelerin tarafların anlaştığı şekilde 4 ay içinde tamamlanacağının belirtildiği ancak bu belirlemenin kesin bir tarih yada vadeyi belirtmediği, davacının takip öncesinde davalıya usulüne uygun olarak bir ihtarname gönderip temerrüte düşürdüğüne dair de herhangi bir belge sunulmaması dikkate alınarak davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Diğer taraftan ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen kabul ve reddedilen bölüm dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi de hatalı olmuş olup davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/545, K. 2024/631, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama