KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/806
- Karar No
- 2025/1040
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2025
- Karar tarihi
- 08/10/2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 24/05/2022
- Davanın konusu
- Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
- Yazım tarihi
- 10/10/2025
Karar Metni
2.059 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin eski kayyımının 05.03.2019 gün ve ... sayılı kararı ile kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini kooperatif vekilinin ihtarıyla öğrendiğini, bunun üzerine Antalya 8. Noterliğinin 02.05.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarıyla kooperatif üyeliğinden ihraç kararına karşı Kooperatifler Kanunu'nun 16/3 maddesi ve Kooperatif Anasözleşmesi'nin 14/2 maddesi uyarınca kooperatifler genel kuruluna itiraz ettiklerini, müvekkilinin ihraç kararına itirazının kooperatif genel kurulunda reddedildiğini haricen öğrendiklerini,
ihraç kararına dair bir tebligatın müvekkiline tebliğ edilmediğini, kayyımın ihraç kararı öncesinde usulüne uygun 1. Ve 2. İhtarında müvekkiline tebliğ edilmediğini, oysa genel kurulda alınan ihraç kararının ihraç edilen üyeye tebliğ edilmesinin zorunlu olduğunu, alınan kararın prosedüre uyulmadan alınan usul, yasa ve hakkaniyete aykırı bir karar olduğunu ve bu iptal davasını açma zorunluluğu doğduğunu, müvekkili ile birlikte aynı sebebe dayalı olarak 9 kooperatif üyesinin daha ihraç edildiğini, ihraç edilen üyelerin ihraç kararının iptali davaları açtığını, ve bu davalardan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...
Esas ve ... Karar sayılı dosyasında kooperatif kayyımının ihraç kararı alma yetkisi bulunmadığından ve ihraç kararı ile ihtarlara dayanak yapılan borç tutarının genel kurul kararına dayanmadığından ihracın iptaline karar verildiğini, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında da aynı gerekçelerle davanın kabulüne karar verildiğini, Kooperatif Ana sözlemesinin 63. Maddesinde Ana sözleşmenin 21. Maddesine göre ödenecek aidatların konut kesim maliyet bedelinden indirileceği, geri kalanın genel kurulca kararlaştırılan taksitlere bağlanacağı, bu taksitler için bono alınacağının belirtildiğini, kullanılan kredinin ortağa devredileceği, böylece kredi borcu bakımından ortağın kooperatifle ilgisinin kesileceğinin belirlendiğini, müvekkilinin bugüne kadar 117.000,00 TL ait ödemiş ve mali yükümlülüklerini anasözleşme ve genel kurul kararlarına uygun olarak yerine getirdiğini,
davalı kooperatif tarafından ...
Bankasından kullanılan 40.000.000,00 TL limitli kredi nedeniyle mahrum kalınan kar payı ödenmesinin söz konusu olsa bile bu durumun kooperatif üyesine ek ödeme yükümlülüğü getirmek anlamına gelmediğini, davalı Kooperatifi'in 07.07.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantı gündeminin 3. Maddesinde alınan, müvekkilinin kooperatif ortaklığından çıkarılması kararının iptalini yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini iddia ve talep ederek dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davalı Kooperatif adına ... Bankasından kredi kullanılmak suretiyle 2016 yılında Antalya Döşemealtı ... Mah. ... ada ... parselde kaim taşınmazın edinildiğini, taşınmaz üzerine banka kredisi kullanmak suretiyle ...
Adet Villa + AVM yapılmasının projelendirildiğini ve üyelere isabet eden bağımsız bölümlerin noter kura çekilişi ile belirlendiğini, yapılan projeye göre yüklenici firmalar yapılan sözleşmeler ile inşaatın belirli aşamaya geldiğini, ancak davalı kooperatif adına arsa edinilmesi ve inşaatın yapımı için kullanılan kredi geri ödemesi kooperatifin bankaya olan borcu kooperatif üyelerinin mali yükümlülüğü olarak her bir hisse bedeli olarak ferdileştirildiğini, tüm üyelerin mali yükümlülüğünün karşılığı olan 645.000,00 TL'nin kredinin son ödeme tarihi olan 15.02.2017 tarihinde ödenmesi gerektiğini,
her üyenin bir hisse karşılığı 15.02.2017 tarihinde 645.000,00 TL ödeme yapması gerekirken davacının 113.000,00 TL haricinde ödeme yapmadığından kooperatife karşı mali yükümlülüklerini süresinde ve zamanında yerine getirmediğini, mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyeler nedeniyle kredi kullanılan banka tarafından ödenmeyen kredi borcuna mahrum kalınan kar payı işletilip kooperatifin banka borcunun artmasına neden olduğunu, 1. Noter ihtarnamesi ile davacıya mali yükümlülüklerini yerine getirilmesinin ihtar edildiği halde süresi içinde davacının herhangi bir ödeme yapmadığını,
2. Noter ihtarnamesi ile 1. Noter ihtarnamesinde belirtilen meblağı ödemeleri ihtar edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, kooperatif kayyımının 05.03.2019 gün ve ... sayılı kararı ile davacının Kooperatif üyeliğinden ihracına karar verildiğini, davacıyı genel kurul toplantısında vekaleten aynı zamanda kızı olan ...'ün temsil ettiğini, ihraç kararına yapılan itirazın reddedildiği genel kurul tarafından toplantı sırasında kızına bildirildiğini, davacıya 29.07.2019 tarihinde tebliğ edilen yazı ile de ayrıca tebliğ edildiğini,
davacının yasanın öngördüğü süre içerisinde genel kurul kararına karşı dava açmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kooperatif yönetiminin inşaatın finansmanı için üyelerinden belirli taksitlerle para toplamasının söz konusu olmadığını, her bir üyenin kredi kullanılan bankaya karşı sorumlu olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ederek cevap ve savunmada bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davalı kooperatifin 10.12.2017 tarihli olağan üstü genel kurulunda mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle banka tarafından işletilen faizin mali yükümlülüklerini tüm olarak yerine getiren üyeye göre eksik ödeme meblağı üzerine işleyen faizin oransal olarak dağıtılarak mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyeler tarafından faiz yükünün karşılanmasına karar verildiği,
01.04.2018 tarihli olağan genel kurul kararı ile mali yükümlülüklerini getirmeyen üyelerle ilgili ihraç işlemlerini yürütmek üzere yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiği, 06.01.2019 tarihli olağan genel kurulda ise ihraç işlemlerini yapmak üzere kayyıma yetki verilmesine karar verildiği, davalı kooperatifin 07.07.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davacı ile davacı dışındaki bir takım üyelerin üyelikten çıkarılmalarına karar verildiği, kayyım tarafından davacıya noter vasıtasıyla 1. Ve 2. İhtarnamelerin gönderildiği,
davalı kooperatif tarafından bankadan kullanılan kredi tutarı ile kar payından ortağın hissesine düşen tutarın ödenmesinin davacıdan talep edildiği, kooperatifin bankadan kullandığı kredinin toplam miktarı, kar payı ile ödeme planına göre ortaklardan talep edilecek aidat miktarı, ödeme planı ile ödemelerin geciktirilmesi halinde uygulanacak gecikme faizi oranının açıkça kooperatif genel kurul toplantılarında belirlenmesi gerektiği halde bu hususta genel kurulda alınan bir karar olmadığı,
ayrıca yönetim ve denetim kurulunu seçmenin genel kurulun yetkisi içinde olup bunu devredemeyeceği gibi yönetim kurulunun yerine kayyımın ihraç kararı veremeyeceği anlaşılmış olup ihraç kararının Kooperatifler Kanunun 27. ve Kooperatif Ana Sözleşmesi 23/6.
Maddesine aykırı olduğu görülmekle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 07/07/2019 tarihli Olağan Üstü Genel Kurul Toplantı Gündeminin 3. Maddesi gereğince davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline karar ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre gözetilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince İhraç Kararının “kayyım” tarafından alınması nedeniyle geçersiz olduğu yönündeki değerlendirmelerin hukuki dayanağının olmadığını, kooperatife kayyım olarak atanan ...'in 06.01.2019 tarihli genel kurul toplantısının 20.maddesi uyarınca, “mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen üye ile ilgili çıkarma işlemlerinin yapılması” hususunda genel kurul tarafından yetkilendirildiğini, genel kurulun iradesi doğrultusunda, mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacıya,
Kooperatifler Kanunu’nun 27.maddesine uygun olarak 1.ve 2.ihtarnameler gönderildiği halde, davacı tarafından mali yükümlülüklerin yerine getirilmediğini ve 1.ve 2.ihtarnameye rağmen mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacıya tebliğ edilen çıkarma kararına karşı davacı tarafından yapılan itiraz genel kurulda değerlendirilmek suretiyle ihraç prosedürünün gerçekleştirildiğini, istinaf edilen kararda davalı kooperatifin inşaatın finansmanı için üyelerden aidat toplamadığını, inşaatın proje kredisi ile yürütüldüğünü, bu haliyle davacı kooperatifin "Sui Generis" nitelikte olduğunun gözetilmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden ihraca ilişkin alınan kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kooperatifler Kanununun 16. Maddesinde; "...Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir.
Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir." şeklinde belirtilmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.11.2019 tarih ... E ... K sayılı emsal içtihadında "..1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde çıkarma kararının, ortağa tebliğinden itibaren üç ay içinde iptali için dava açılmaması halinde bu kararın kesinleşeceği hükme bağlanmıştır. Dava açmaya ilişkin bu süre hak düşürücü niteliktedir. Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Ancak sürenin başlayabilmesi için kararın tebliği zorunludur.
Bu tebliğin noter kanalıyla da yapılması şart değildir. Ortağın haricen öğrenmesi, hatta kararın yüzüne karşı verilmesi sonuca etkili bulunmamaktadır. Süre her halükarda tebliğden başlamaktadır.
Bu durumda mahkemece, ihraç kararının davacıya tebliğ edilip edilmediğinin tespiti ile tebliğ edilmediği veya tebliğ edildiği tarih göz önünde bulundurularak üç aylık hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu tespit edildiğinde, işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi..." gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı kooperatif üyesi hakkındaki ihraç kararının kayyım tarafından verildiği, davacının süresi içerisinde bu karara karşı genel kurula itiraz yoluna başvurduğu, davalı Kooperatifin 07.07.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan kararla davacının ihracının onaylandığı, eldeki davanın adı geçen genel kurul kararının iptali talebiyle 05/08/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
"...Genel kurul, üyenin ihraç kararına yaptığı itirazı üzerine esasen yetkisinde olan itirazı görüşerek karar bağlaması halinde,... davanın ihracı onaylayan genel kurul kararının tebliğinden itibaren üç ay içerisinde açılıp açılmadığı belirlenmelidir." (Yargıtay 23. HD'nin 09.12.2013 tarih 2013/6436 esas 2013/7842 karar sayılı ilamı).
Davanın süresinde açılmadığı ile ilgili istinaf sebeplerinin incelenmesinde, davacının genel kurul toplantısına katılmadığı, davalının iddiasına göre 07/07/2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının davacıya iadeli taahhütlü mektupla 29/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 29/07/2019 tarihli posta tebligat mazbatasının incelenmesinde gönderinin içeriği ile ilgili bir bilginin yer almadığı, davacının kabul etmemesi karşısında adı geçen posta ile davacıya genel kurul kararının gönderildiğini ispat yükünün davalıya ait olup, davalının bu hususu ispat edemediği, bu nedenle davanın süresinde açıldığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde bulunmamıştır.
Davalı kooperatif kayyımı tarafından aynı gerekçelerle dava dışı diğer üyeler hakkında verilen ihraç kararlarının iptaline ilişkin açılan emsal davada, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 13/06/2024 tarih, ... Esas ve ...
Karar sayılı ilamı ile, davalı kooperatifin 24.12.2015 tarihli genel kurulunda yönetim kuruluna verdiği yetkiye dayalı olarak çekilen banka kredisi tutarı dikkate alınarak, 10.12.2017 tarihli genel kurulda üyelerden villa hariç tahsil edilecek üyelik bedelinin belirlendiği, gerek bu genel kurulda gerekse de 18.06.2017 tarihli genel kurulda kredi yükümlülüklerini yerine getirmeyen üyelerden ödeme gününe kadar bankaca işletilecek faiz ve masraf giderlerinin ödemedikleri tutar ile orantılı olarak tahsil edileceğinin kararlaştırıldığı, bu yönüyle talep edilen mali yükümlülüklerin genel kurul kararlarına dayandığının sabit olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece ihraç kararının dayanağı olan 1. ve 2. ihtarnamede belirtilen borca ilişkin olarak genel kurul tarafından alınmış bir karar bulunmaması nedeniyle ihraç kararının Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve Kooperatif Ana Sözleşmesi 23/6. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatifin 07/07/2019 tarihli Olağan Üstü Genel Kurul Toplantı Gündemi'nin 3. maddesi gereğince davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmiş ise de, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin yukarıda belirtilen emsal kararına göre talep edilen mali yükümlülüklerin genel kurul kararlarına dayandığının sabit olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin 14/2. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, Mahkemece yapılması gereken öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği,
bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği, ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığı, ihtarnamelerde belirtilen borç miktarının hesaplanmasına esas alınması gereken temerrüt faizi oranı bakımından bankacı ve kooperatif alanında uzman bilirkişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi heyetinden gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması, ihtarnamelerde gerçek borçtan fazla bir borcun ödenmesinin istenilip istenilmediği,
ihtarnamelerde ödenmesi istenen borç miktarı ile gerçek borç miktarı arasında fahiş bir fark olup olmadığı, diğer anlatımla ihraç kararının gerçek borcu yansıtan ihtarnamelere dayanıp dayanmadığı belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/806, K. 2025/1040, 10 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama