KÜNYE
T.C. Antalya
- Mercii
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/78
- Karar No
- 2024/1168
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/09/2022
- Davanın konusu
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Karar yazım tarihi
- 09/10/2024
Karar Metni
1.473 kelime·7 dk okuma
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili .....'nun bayram ziyareti için eşi ve iki çocuğuyla birlikte kendisine ait ....... plakalı araçla ........ Mevkine saat 00.05 sularında geldiklerinde, karşı şeritten gelen ...... adına kayıtlı davalı ....... sevk ve idaresindeki ...... plakalı araçla çarpıştığını, davalı sürücünün sollamanın yasak olduğu bir virajda öndeki aracı sollayarak,
karşı şeritten gelen müvekkile ait araca şoför mahallinden hızla çarptığını, kaza tutanağında müvekkilinin kusurlu olmadığının tespit edildiğini, kaza sonrasında Bucak Devlet Hastanesinde yapılan alkol muayenesinde davalı .......'in 1.08 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrası müvekkilinde şiddetli bel ağrısı meydana geldiğini, olayın üzerinden uzunca zaman geçmesine rağmen müvekkilinin halen yürümekte ve araç kullanmakta sıkıntı yaşadığını, kaza sonrasında müvekkile ait aracın pert kaydıyla hurdaya çıkarıldığını, müvekkilinin celep olduğnu,
aracı hurdaya çıkarıldığı için kendisine yeni bir araç temin edene kadar çalışamadığını ve elde edeceği kardan yoksun kaldığını, yeni aracı ancak Ocak 2018 tarihinde alabildiğini, bu zamana kadar işlerini taksi kiralayarak yapmaya çalıştığını ve büyük sıkıntı çektiğini, arada geçen ortalama 4 ay boyunca gelirinden mahrum kaldığını, ortalama 3.000,00 TL ikame araç masrafı olduğunu, ayrıca pert olan aracının tamamen orijinal ve boyasız bir araç olduğunu, karşı tarafının sigorta şirketinin müvekkilin zararının 34.000,00TLsini karşıladığını, araç bedeli açısından 11.000,00 TL'lik bir zararın halen söz konusu olduğunu belirteerk,
müvekkilin pert olan aracı dolayısıyla kalan 11.000,00 TL'lik zararı, kaza dolayısıyla mahrum olduğu kazanç kaybının, ikame araç masrafı olan 3.000,00 TL'nin, tedavisi için harcanan masrafların, müvekkilin manevi olarak sarsılan ve zor günler geçiren eşi ....., kızı ...... ve oğlu ..... için manevi tazminatların karşı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ....... kendisinin %100 kusurlu olduğunu belirten ATK raporuna itiraz etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda özetle; sürücü ........'in, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, sürücü .......'nun, kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; bakiye pert yönünden değerlendirme hukuksal olarak delillerin takdir ve kabulü sayın hakimliğinize ait olmak üzere, uyuşmazlığa konu dosya yukarıda açıklanan koşul ve sebepler birlikte incelendiğinde; bu şartlarda aracın onarımı halinde, lüzumlu parça ve işçilik bedelleri dikkate alındığında aracın onarım maliyetinin ekonomik olmadığı tespit edildiğinden hasarlı vaziyetteki ederi şekli ile değerlendirilmesi durumunda; aracın kaza günü itibari ile piyasa rayiç değerinin 34.000,00 TL olduğu,
dava konusu araç davalı tarafından kaza tarihi itibariyle hasarlı haliyle (sovtaj) 14.000,00 TL bedelle satılmış olup, bu bedelin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacının kaza tarihi itibariyle reel zararının (34.000,00 TL. - 14.000,00 TL.) 20.000,00 TL olduğu, hak mahrumiyeti yönünden netice ve kanaat; ....... plakalı araç üzerinde 21.08.2017 tarihli kaza sonrası araç mahrumiyet tutarı 1.440,00-TL olarak hesaplanmış olup, aracın sigorta şirketi tarafından onarım görmediği anlaşıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Yapılan değerlendirmede davacının davalı sigorta yönünden açmış olduğu araç mahrumiyet; kâr kaybından kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin bu zararlar sigorta poliçesi kapsamında olmadığından reddi gerekmiştir.
Hasar bedeli yönünden bilirkişi raporu uyarınca davalı sigortanın yapmış olduğu ödeme ile davacının zararının karşılandığı da kabul edilmekle bu davalı yönünden açılan davanın tümden reddine karar verilmiştir.
Tedavi giderleri ve kâr kaybı yönünden yapılan değerlendirmede davacı yanca dava dilekçesinde yaralandığı ve bu nedenle çalışamadığına ilişkin beyanları olsa da bu iddialarını tanık deliline dayandırdığı, herhangi bir tedavi belgesi sunmadığı, deliller kısmında yalnızca davalılara ait Bucak Devlet Hastanesi alkol muayene kayıtlarının celbini istediği,
yaralanma hususunun tanık delili ile ispatlanamayacağı, zira tıbbi bilgisi olmayan tanığın kaza ile yaralanma arasında illiyet bağının kurulması hususunu ispatlayamayacağı anlaşılmakla tanık dinlenilmesine gerek görülmeksizin yaralanma ve tedavi giderleri bakımından tanık dinlenilmeksizin ret kararı verilmiştir.
Davacının ikame araç talebi yönünden yapılan değerlendirmede dava dilekçesindeki anlatımlar ve dosya kapsamı nazara alınarak 1 ay boyunca ikame araç kullandığı vicdani kanaatine varılmış, raporda hakkaniyetli görülen bu belirlemeye ilişkin yapılan hesaplama hüküm altına alınmıştır.
Manevi tazminat yönünden davacının eşi ve çocuklarının yaşadığı üzüntü ve korkuya dayalı manevi tazminat talep ettiği, eşi adına talepte bulunma hak ve yetkisine sahip olmadığı gibi, çocukları adına velayeten açmış olduğu bir dava da bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeni ile tüm davalılara karşı davanın reddi gerekmiştir. Yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede arabuluculuk kanunu 18/A maddesi dikkate alınmıştır.
Buna göre ... " (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. 'Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.'' hükmü gereğince .... yönünden arabuluculuk zorunlu dava şartı olup, bu davalı mazeretsiz olarak katılmadığından, kendisine açılan dava red olunsa da lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve 3 ayrı davalı olması sebebi ile yargılama giderlerinin 1/3 ünden sorumlu tutulmuştur.
Gerçek kişi davalıların arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz olarak katılmadığı, ancak gerçek kişi davalılar yönünden arabuluculuğun zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığı anlaşıldığından, gerçek kişi davalılar yönünden arabuluculuk kanunu 18-A hükümleri uygulanmamış, kabul ve ret oranına göre yargılama giderine hükmedilerek. "1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine, A) Maddi tazminat yönünden; *Davalı ...... yönünden. Davanın reddine, *Davalı ....... ve ........ yönünden.
1.440,00 TL araç mahrumiyet tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B)Manevi tazminat yönünden; *Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine," karar verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin aracının 34.000,00 TL den fazla olduğunu, araç mahrumiyet tutarının 1.440,00 TL'den olarak belirlenmesini ve araç kullanma süresinin 1 ay olarak kabul edilmesini kabul etmediklerini, davalılar ....... ve ........ kendilerini vekil ile temsil ettirmedikleri halde bu davalılar lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, arabuluculuk aşamasında davalı taraflardan hiçbirinin görüşmeye katılmadığını arabuluculuk kanununa göre, arabuluculuk ücretlerinin görüşmeye katılmayan taraflara yükletilmesi gerekirken, arabuluculuk ücreti taraflara davanın kabul red oranına göre paylaştırıldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi –manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, exper bilirkişi ......’in ... tarihli raporunun davacı 29.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafça itiraza uğramadığı anlaşıldığından davacı vekilinin bakiye pert bedeli ve araç mahrumiyetine ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir. Ancak davalılar ...... ve ....... kendilerini vekil ile temsil ettirmedikleri halde bu davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından hükmün bu yönden kaldırılması gerekmiştir. Yine arabulucuğa ilişkin mahkemece yargılama giderlerinin paylaşımında bir usulsüzlük görülmediğinden davacı vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde değildir.
Buna göre özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkeme kararında bir usulsüzlük olmadığının anlaşılmasına ve 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf istemi dışındaki istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/78, K. 2024/1168, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama