KÜNYE
T.C. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/2179
- Karar no
- 2024/1940
- İncelenen kararın mahkemesi
- ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/09/2022 (Karar
- Numarası
- 2021/377 Esas, 2022/496 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.325 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, davalı, müvekkili şirketten almış olduğu faturaya dayalı mal ve hizmet bedellerine ilişkin olan 19.06.2020 düzenleme tarihli, ... nolu 36.400,12.-TL bedelli tutarında faturanın bir kısmını ödediğini, bakiye 25.600,12.-TL'yi ödemediğini, müvekkili şirketin davalı ile tüm görüşmelerine rağmen bu bedelin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine, Erzurum ...
İcra Müdürlüğü'nün 2020/...Esas Nolu dosyasından, bakiye 25.600,12-TL asıl alacak, 1.552,66.-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 27.152,78.-TL üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça bu takibe de hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine arabulucuya başvurulduğunu ancak arabuluculuk görüşmeleri de anlaşmazlıkla sonuçlandığını, borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin alacağını geç alması maksadıyla borca itiraz ettiğini, bu nedenle borçlunun itirazının iptali ile (asıl alacak ve faize itirazının iptaline),
takibin devamı ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesi ile mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkili aleyhine haksız yere Erzurum ...
İcra Dairesi 2020/...Esas numarası ile faturaya dayalı ilamsız takibi başlatıldığını, müvekkiline başlatılan haksız takibe süresi içerisinde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, ödeme emrinde ve dava dilekçesinde dayanak olan belge, sözleşme veya fatura bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu faturadan müvekkilinin haberinin dahi bulunmadığını, müvekkilinin bu faturadan aleyhine başlatılan icra takibi ile haberdar olsa da faturaya halen daha ulaşamadığını,
davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen fatura dayanak gösterilerek icra takibi ve huzurdaki dava açıldığını, müvekkilinin ticari defterleri incelendiğinde böyle bir faturanın olmadığının ortaya çıkacağını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20’ den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince, " Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava fatura dayanak yapılarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı 19.06.2020 tarihli ... numaralı 36.400,12 TL bedelli fatura düzenlediğini ve davalının bu fatuarnın bir kısmını ödemediğini bu nedenle takip başlatıldığını beyan etmiştir. Söz konusu faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair bir belge sunulmadığından tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Verilen süre içerisinde davacı ve davalı taraf defterlerini sunmuştur.
Davacı ve davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, davacının ve davalının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, dava konusu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak davalının ticari defterlerinde bu faturaya dair bir kayıt olmadığı tespit edilmiştir. Dosyaya sunulan faturanın ve sevk irsaliyesinin de davalı tarafından teslim alındığına dair bir kayıt bulunmamaktadır.
Bunun yanında Mahkememiz'ce dosya arasında alınan davalının BA formalarında da dava konusu faturaya dair bir kayıt bulunmamaktadır.
HMK'nin 222/2. maddesi "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır." ve 222/4.maddesi ise "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacının ve davalının ticari defter kayıtları birbirini doğrulamadığından, dava konusu faturanın ve sevk irsaliyesinin davalı tarafından teslim alındığına dair bir kayıt olmadığından, bu faturanın davalının BA formalarında kaydı bulunmadığından ve davacının faturadaki malı davacıya teslim ettiğine dair dava değeri itibariyle HMK'nin 200.maddesi kapsamında başkaca yazılı bir delil sunulmadığından davanın reddine, asıl alacağın %20'si oranındaki 5.120,02 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " Davanın reddine, Asıl alacağın %20'si oranındaki 5.120,02 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin faturaya konu ürünlerin davalı tarafa teslim ettiğini, faturanın teslim edilen kişiye kesilerek yollandığını, davalının faturaları defterlerine işlememiş olmasının ürünleri satın almadığını göstermeyeceğini, düzenlenen faturanın e-fatura olduğunu, e-maile gönderildiğini, kötüniyet tazminatı yönünden müvekkilinin takip talebinde haksız ve kötüniyetli olmadığını, mahkemece kötüniyet tazminatı yönünden gerekçe belirtilmediğini savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE
Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından davalıya mal ve hizmet bedellerine ilişkin olarak 19.06.2020 tarihli 36.400,12 TL bedelli fatura tanzim edildiği, faturanın bir kısmının ödenip bir kısmının ödenmediği iddiasıyla davacı tarafından Erzurum ...İcra Müdürlüğü'nün 2020/...E. nolu takip dosyasında bakiye 25.600,12-TL asıl alacak, 1.552,66.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.152,78.-TL üzerinden davalı aleyhine takip başlatıldığı, takibe itiraz üzerine itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep ve dava edildiği, davalı vekilinin faturaya konu mal ve hizmetin alınmadığı,
ticari ilişkinin olmadığı savunularak davanın reddini istediği, mahkemece davanın reddine, asıl alacağın %20'si oranındaki 5.120,02 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İİK'nın 67/2. md göre, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilir.
İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde düzenlenen ve uygulamada “kötüniyet tazminatı” olarak adlandırılagelen tazminat türü, sadece ve ancak, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Alacağın varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için itirazın iptali istemi reddedilen bir alacaklı, İ.İ.K.nun 67. maddesi anlamında “haksız” ise de, kötüniyetli olarak kabul edilebilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur.
Dosya kapsamı ve somut olayın özellikleri göz önüne alındığında; davacı/alacaklının takibe konu alacağının varlığını usul hukuku kuralları çerçevesinde kanıtlayamadığı; ancak, icra takibine kötü niyetli olarak giriştiğini kabule elverişli herhangi bir delilin ise bulunmadığı, diğer taraftan, davalının da, somut olayda davacının icra takibinde kötü niyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamadığı, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak ''davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine'' karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE
"1-Davanın reddine,
2-Davalının kötüniyet tazminatı talebini reddine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 327,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye fazla 247,25 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 9.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, " şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
III-Peşin alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine,
IV-İstinaf aşamasında yapılan 220,70-TL başvuru harcı, tebliğ ve dosya gidiş dönüş masrafı 145,00-TL istinaf yargılama gideri toplamı 365,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
VI-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine,
VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, teminat, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2179, K. 2024/1940, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama