KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
- Dosya no
- 2022/257 Esas
- Karar no
- 2023/1904
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/05/2017
- Numarası
- 2014/1277E, 2017/351K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.500 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 22/10/2014 tevzii tarihli dilekçesinde davalının müvekkilinin bayisi olduğunu, bayilik ilişkisi nedeni ile müvekkilinin davalı yana mal sattığını ve ayrıca hizmet verdiğini satılan mallar ve verilen hizmetler ile ilgili olarak ekli listedeki 119 adet faturaların tanzim edildiğini, alacakları miktar ile ilgili olarak talepte bulunmalarına rağmen ödenmemesi nedeni ile Beyoğlu ..
Noterliğinin 10/07/2014 keşide tarihli ... yevmiye sayılı ihtarname ile borcun ödenmesini aksi takdirde ipoteğin paraya çevrilmesi yönünde işlemlere başlanacağını, davalı borçlunun ihtarnameye olumlu cevap vermemeleri nedeni ile tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile İstanbul ... İcra Müd. ...
E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiklerini, davalı borçlunun takibe yapmış bulundukları itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının itirazında alacağın belli olmadığını zikretmekle alacakları miktarı kabul ettiklerini, müvekkilinin alacağının likit ve muayyen olduğunu bu nedenle davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesini özetle; davalının 20/04/2016 tarihli savunma dilekçesinde davacı ile aralarındaki ticari ilişkinin 2014 yılında kesilmesine rağmen İstanbul ... İcra Müd. ...
E. Sayılı dosyası ile takibe geçtiklerini takipte müvekkilinden faiz konu ederek 24.117,75- TL tutarındaki alacakla ilgili olarak takip başlattıklarını, ekstre incelendiğinde müvekkilinden sadece 24.117,75-TL tutarında alacaklarının bulunduğu yönünde ikrarda bulunduklarını, bu ikrarın resmi kurumlar nezdinde teyit olduğunu, dosyaya sunmuş olduğu ekstrede de görüldüğü üzere müvekkilinin davacı yana hiçbir borcunun olmadığını, davacının ikrarı huzurdaki davada alacaklı bulunmadığını ikrar ettiğini, bu ikrar ile davacı derdest davada aslında alacaklı olmadığını kabul ve ikrar ettiğini,
konusuz kalmış bulunan davanın reddi gerektiğini davacının kötü niyetli takibe geçtiğini, bu nedenle kötü niyetli olması ile %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...taraflar arasında yapılmış kredi sözleşmesinden doğan borcu davalı ödememiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası kesinleşmiştir. Bilirkişi raporu ile davalıların sözleşme ile yükümlendiği borcu karşılaştırmalı olarak detaylı değerlendirilmiştir. Buna göre borcun varlığı tespit edilmiştir. Davalıya yapılan ihtar ile borç temerrüte girmiştir. Bilirkişi ile doğan borç tespit edilmiştir. Alacağın icra dosyası ile tespit edilen miktar ile uyumlu olduğu" gerekçesiyle davanın kabulü ile, İstanbul ... İcra Müd'nün ... sayılı takibin kaldığı yerden devamına, %20 inkar tazminatı 44.000,00 TL nin davalılardan alınıp davacıya verilmesine" karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
DAİREMİZİN 2017/4564 ESAS - 2020/1062 KARAR SAYILI VE 11/06/2020 TARİHLİ KARARI: "...Somut uyuşmazlığa konu icra dosyasında; davacı tarafça keşide edilen 10.07.2014 Tarihli ihtarnamelerin davalılara tebliğ şerhleri mevcut olup takip şartı gerçekleşmiştir. Davacı ipoteğin malen tesis edildiğini iddia etmiş, davalı ise fatura ve mal tesliminin gerçekleşmediğini, iddia edilen miktar kadar borç olmadığını savunmuştur.
Bu durumda malen tesis edildiği anlaşılmakta olan ipotek bedeli yönünden davacı mal teslimini ispatla yükümlüdür. Davalı tarafın defter incelemesine ilişkin bilirkişi raporu incelendiğinde; davaya konu faturaların tamamı davalı defterinde kayıtlı değil ise de, ipotek bedeli olan 220.000TL'den fazla miktardaki faturanın kayıtlı olduğu görülmektedir.
Bu durum teslime karine teşkil ettiğinden davalı borçlu olmadığını, faturaya konu malların teslim edilmediğini ve ödemeleri ispatla yükümlüdür. Açıklanan nedenle mahkemece neticeten davanın kabulüne ve itiraz haksız olup alacak likit nitelikte olduğundan icra inkar tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Davalının istinaf isteminde yer alan İstanbul ...
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasının iş bu davaya konu takipten sonra başlatıldığı ve itirazsız kesinleştiği, bayilik ilişkisinin iş bu dava ve takipten sonra da devam ettiği, takibin tahsilde tekerrür olmamak üzere başlatıldığı dikkate alındığında; davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde bulunmamıştır.
Keza dosyadaki ilk bilirkişi raporu davalı şirketin ticari defter incelemesine ilişkin iken, ikinci bilirkişi raporunun davacının ticari defter incelemesine ilişkin olduğu dikkate alındığında raporlar arasında çelişki olduğundan bahsedilemeyecektir. Ancak dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanmakta iken ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesi ise banka kredi sözleşmesine dayalı alacak iddiasına göre oluşturulmuştur. Kararın gerekçesi dava dosyası ile örtüşmemektedir.
Bu nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kamu düzeni dikkate alınarak kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın gerekçesi düzeltilmek sureti ile yeniden hüküm oluşturulmasına" şeklinde karar verilmiştir.
YARGITAY 11.HUKUK DAİRESİ 2021/6008 ESAS - 2021/6505 KARAR SAYILI VE 24/11/2021 TARİHLİ BOZMA KARARI: "..İtirazın iptali davalarında takip tarihindeki borç durumu tespit edilerek takipten sonra ancak henüz dava açılmadan önce yapılmış ödemeler varsa bu kısım yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözetilerek değerlendirme yapılıp hüküm oluşturulur.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki bayilik ilişkinin işbu takip ve dava tarihinden sonra da devam ettiği, cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve kısmi ödemelerin olduğu, davacının takip talebinde belirtilen miktardan daha fazla alacağı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları takip tarihi itibariyle borç durumunu tespit etmekten uzak olmakla beraber aynı zamanda tarafların kabulünde olan ve dosyaya sunulmuş olan hesap mutakabatlarının da hiç değerlendirilmediği anlaşılmış olmakla mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA," şeklinde karar vermiştir.
GEREKÇE
Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu gerekçe yönünden kabul edilerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Dairemiz kararı Yargıtay incelemesinde bozulmuştur.
Dairemizce bozma ilamına uyulmasına karar verilerek aşamalarda bilirkişi raporları alınmış, davalı yana savunmasına konu senetlerin okunaklı suretlerini, tahsilat makbuzlarını sunması için kesin süre verilmiştir.
Davalı yan tarafından sunulan senetler, belgeler Dairemizce incelendiğinde; bir kısmında sadece senedin önyüzünün olduğu, bir kısmında davacının taraf olarak yer almadığı, ilgili senetlerin davacı yana teslimine ilişkin herhangi bir delil, senet teslim tutanağı, çek çıkış bordrosu, tahsilat makbuzu sunulmadığı görülmüştür.
İlk derece mahkemesince davalının ticari defterlerinin incelenmesi yönünden alınan bilirkişi raporuna göre; "davalının defterlerinin tek düzen muhasebe sistemindeki açıklık ilkesine uygun tutulmadığı, hesapların alt hesaplarının olmadığı, faturaların yıl içinde kayıt altına alındığı, ödemelerin ise toplu olarak yıl sonunda yapıldığı ve ödemelerin kimlere yapıldığının belirli olmadığı" tespit edilmiş olmakla davalının savunmasını kendi ticari defterleri ile de ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay bozma ilamında mutabakatın değerlendirilmesi gerektiği belirtildiğinden bu yönden de bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi ek raporunda; davacı yanca davalıya ihtarname tebliğ edilip takip başlatılmakla takip alacağının 128 nolu şüpheli ticari alacaklar hesabına virman edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin takipten sonra da devam ettirildiğini, iş bu dava konusu yönünden davacı yanca mutabakat gereğince 24.117,75TL tutarında borç olduğunun kabul edildiğinden söz edilemeyeceğini tespit etmiş, Dairemizce yeni bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş ise de bu raporda da aynı yöndeki tespitlere verilmiştir.
Bu durumda; aşamalardaki mutabakat mektupları, takibe konu tutarın şüpheli alacaklar hesabına virman yapılarak ticari borç ilişkisinin sürdürüldüğü dikkate alındığında raporlardaki tespitler yeterli ve dosya kapsamına uygun görülmüş, davalının itirazları ve yeni rapor talebi reddedilmiştir.
Neticeten ipotek bedeli yönünden davacının mal teslimini ispatla yükümlü olduğu, davalı tarafın defter incelemesine ilişkin bilirkişi rapornda; davaya konu faturaların tamamı davalı defterinde kayıtlı değil ise de, ipotek bedeli olan 220.000TL'den fazla miktardaki faturanın kayıtlı olduğu, bu durumun teslime karine teşkil ettiği, davalının aksi yöndeki savunmalarını ispatlayamadığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenle neticeten davalının istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/257, K. 2023/1904, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama