İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/595 K.2025/2735

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2025/595Karar2025/2735Tarih30 Ekim 2025Okuma12 dk · 2.300 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Ekim 2025
Esas no
2025/595
Karar no
2025/2735
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
28/11/2024
Numarası
2022/210 E - 2024/988 K
Davanın konusu
İtirazın İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.300 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullandığını, davalı/borçlu şahıslar ise davalı şirketin temsilcileri olup, müvekkili şirket ile imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi'nde de ticari kefaletleri bulunduğunu, ancak ticari kefaletleri bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibe konu fatura cezai şart faturası olduğunu, sözleşmenin 4.1 maddesi: "4.1) Elektrik Enerjisi Satışının Başlaması İçin Ön Koşullar,

İşbu Sözleşme kapsamında gerçekleşecek elektrik enerjisi satışı için aşağıda yazılı koşulların Alıcı tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. 4.1.1) Alıcı'nın işbu Sözleşme'nin 7.2'nci maddesindeki hükümlere göre düzenlenmiş bir güvence bedelini aynı maddede belirtilen süre içerisinde Satıcıya teslim etmiş olması gerekir.

4.1.6) Yukarıda belirtilen elektrik enerjisi satışı ön koşullarından herhangi biri tamamlanmamış olmasına rağmen, Satıcı elektrik enerjisi satışını başlatma hakkına sahiptir.

Bu durumda da Satıcının ön koşulların sağlanmasını Alıcı'dan talep etme hakkı saklıdır." Hükmü düzenlendiğini, ancak davalı alıcı şirketin sözleşme ile üstlenmiş olduğu güvence bedelini müvekkili şirkete teslim etmediğini, sözleşmenin 7.2 maddesinde; "...Alıcı tarafından Satıcıya verilecek olan teminatın, işbu maddede sayılanlar arasından ne şekilde sağlanmış olduğu, EK-3’te yer alan listeden seçilerek belirtilecektir.

EK-3’te yer alan fatura miktarları bu Sözleşmede açıklandığı üzere Alıcı'nın yıl içerisinde tüketmiş olduğu en yüksek elektrik fatura bedellerini ifade etmektedir. Alıcı sözleşmenin EK-3 formundan görüleceği üzere, nakit teminat sunma yükümlülüğü yüklenmiştir.

Müvekkil şirket elektrik satışına başlamasına karşın, Davalılar teminat yatırma yükümlülüğünü yerine getirmediklerini, herhangi bir bildirim yükümlülüğü bulunmamasına karşın davalılara, 12.10.2021 tarihinde sistemde teminatları bulunmadığı bildirilerek,

teminat tamamlama yazısı gönderildiğini, alıcının, mücbir sebepler dışında sözleşme hükümlerine alıcı, mücbir sebepler dışında, işbu sözleşme hükümlerine uygun davranmaması sonucunda satıcı'nın işbu sözleşmeyi feshetmesi halinde, alıcı satıcı'ya son bir yıl içindeki faturalarından en yüksek bedelli olan iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını cezai şart olarak ödemekle yükümlü olduğunu kabul,

beyan ve taahhüt eder." hükmü gereği faturalandırma yapıldığını beyanla davalı şirketin borca itirazının iptali ile takibin devamına borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davaya temel olan ve davacı yanca sunulan sözleşmenin ilk 12 sayfası taraflar arasında düzenlenmiş ve imza edilmiş sözleşme metinleri olmadığını, Sözleşmenin 13. sayfası dışında ilk 12 sayfada müvekkil şirketin ve yetkililerinin imzası bulunmadığını, müvekkilinin imzaladığı sözleşmede teminat bedelinin kararlaştırılmadığını, sözleşmede bu maddenin çıkarıldığını, taraflarca sözleşmenin teminatsız olarak yürürlüğe konulduğunu, davacı şirketin belgede sahtecilik yaparak gerçek sözleşmeyi değil ,

imzalanın sözleşmenin imzalı son sayfasını sunarken diğer ilk 12 sayfayı ise müvekkillerinin imzalamadığı sonradan düzenlenmiş yeni metinler içeren hükümlerin yer aldığı sayfalar olarak sunarak mahkemeyi yanıltmaya imzalanmayan sözleşme hükümlerine dayanarak kendisine alacak ihdas etmeye çalıştığını, müvekkili ile davacı şirketin sözleşme yaparken müvekkilinin teminat maddesinin çıkarılmasını istediğini, bu şekli ile kabul etmeyeceğini beyan ettiğini, bu hususu şerh düştüğünü, davacının da teminat hükümlerini sözleşmeden çıkardığını ve müvekkilinden teminat alınmamasına karar verdiğini,

bu şekilde tarafların sözleşmenin yürürlüğe girdiği 01.01.2021’den fesih edildiği 30.11.2021 tarihine kadar teminatsız olarak çalışılarak gelindiğini, buna ilişkin müvekkili ile davacı şirket arasında yazışmalar bulunduğunu, müvekkilinin imzaladığı Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin bir örneği müvekkiline verilmediğini, birçok kez talep edilmesine rağmen davacının bundan sakındığını, sözleşmelerin bir örneğinin EPDK'ya sunulması gerektiğinden sözleşmenin bir örneğinin kurumdan istenmesini ve davacıdan tüm sayfaları imzalı sözleşmenin aslının dosyaya sunulmasını talep ettiklerini, mahkemece delil olarak yargılamaya esas alınmamasını,

davacı firmanın enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma ve gelişmelere dayalı olarak, birim fiyatların kendilerini kurtarmadığını, bu şekilde elektrik satışına devam edemeyeceklerini, bu yüzden ticari ilişkinin yürütülmesinin mümkün olmadığını sebep gösterdiğini ve sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, sözleşmenin davacı tarafından başka bir sebeple feshedilmesine rağmen, sonradan müvekkili şirketin teminat mektubu sunmadığından bahisle sözleşmenin feshedildiği iddiasını ortaya atarak buradan haksız kazanç elde etme çabası içerisine girdiğini, davacı ...

Elektrik firmasının, ilk başta 11.10.2021 tarihinde, elektrik tarifelerinin hesaplanması ve elektrik piyasalarının işleyişi içerisinde pmum, tedaş, gaz, kömür vs. fiyatlarında hatırı sayılır artışlar ve finans piyasalarındaki değişiklikler nedeniyle elektrik enerjisi tedarik maliyetinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle indirim oranını tek taraflı revize etmiş ve yeni fiyatlar üzerinden satışa başladığını, akabinde 30.11.2021 tarihinde elektrik piyasasında yaşanan fiyat dalgalanmalarını ileri sürerek,

artık hizmet veremeyeceğini beyan etmiş ve müvekkil şirkete başkaca bir Elektrik Dağıtım firması ile sözleşme yapması için ihbarname gönderdiğini, bunun üzerine müvekkilinin, elektrik temini için yeni bir firma ile anlaştığını, davacı ile aralarındaki ticari ilişkinin bu şekilde sona erdiğini, davacının fesih bildiriminde teminat konusuna hiç değinilmediğini, davacının, fesih bildirimini enerji piyasasın da yaşanan gelişmelere dayandırmasına, bu konuda izahat yaparak müvekkilleri ikna etmesine ve bu şekilde ticari ilişkinin bitmesini sağlamasına rağmen, müvekkil yeni tedarikçi ile anlaştıktan sonra,

01.01.2022 tarihli ... numaralı 93.800,00 TL bedelli cezai-i şart faturası kestiğini, müvekkilinin buna anlam veremediğini ve faturaya Bakırköy 40. Noterliğinin 06.01.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ederek faturayı iade ettiğini, ...

Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. tarafından gönderilen ihtarnameye Bakırköy 40. Noterliğinin 19.01.2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz edildiğini, akdedilen sözleşmenin tek taraflı olarak davacı tarafından feshedildiğini, teminat maddesin dayalı bir feshin olmadığını, ekonomik sebeplerle kendisinin fesih ettiği sözleşmeye dayanarak sonradan cezai-i şart faturası düzenlemesinin sözleşmeye ve yasal mevzuata aykırı şekilde hiçbir haklı gerekçe olmadan düzenlendiği, bu nedenle faturaya itiraz edildiğinin bildirildiğini, taraflar arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesinin tamamen ...

Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. tarafından, değişen fiyatlar nedeni ile artık aracılık hizmetini sunması mümkün olmadığından ötürü haksız ve hiçbir geçerli neden olmadan feshedildiğini, buna rağmen ...

Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. tarafından elektrik tarifelerinin hesaplanması ve elektrik piyasalarının işleyişi içerisinde pmum, tedaş, gaz, kömür vs. fiyatlarında hatırı sayılır artışlar ve finans piyasalarındaki değişiklikler nedeniyle elektrik enerjisi tedarik maliyetinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle indirim oranını tek taraflı revize etmiş ve akabinde hizmet sunamayacağını bildirmesine ve müvekkil şirketi mağdur etmesine rağmen, sonradan sözleşmeyi sanki müvekkil haksız yere feshetmiş gibi göstererek müvekkiline cezai şart faturası kesip kendince alacak ihdas etmiş, müvekkiline karşı icra takibi başlattığını,

müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesinin temini ve ...

Elektrik Enerjisi Toptan Satış A.Ş. adına gerekli yaptırımların uygulanması için şikâyet dilekçesi gönderildiğini, davacı çalışanı olan ve müşteri temsilcisi olarak müvekkili şirket ile temas kuran ...'nun, müvekkili ...’la yaptığı yazışmalarda, müvekkilinin teminat maddesine ilişkin itirazını kabul ettiğini, müvekkilinin teminat veremeyeceklerine dair talebini onayladığını, sözleşme imzalanmadan önce müvekkili ... ile ... arasında yapılan 13.10.2021 tarihli görüşmede müvekkilinin “teminat konusunu görüşebildiniz mi?” şeklinde sorduğu, ...’nun “Merhaba Tolga Bey Sizden teminat aldırmayacağız” şeklinde cevap verdiği,

yine 25.11.2020 tarihli mesajında “Teklifimiz teminatsız olduğu için süre problemi yaşamamak adına” şeklinde yazdığı, bu şekilde tarafların teminatsız olarak sözleşmeyi imzaladıkları görüldüğünü, tarafların 01.01.2021 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 30.11.2021 tarihine kadar bu şekilde çalıştıklarını, davacının 11.10.2021 de elektrik enerjisi tedarik maliyetinde meydana gelen değişiklikler nedeniyle indirim oranını tek taraflı revize ettiğini bildirdiğini, bu şekilde çalışmaya devam edildiğini, ama buna rağmen kurtarmayınca davacı 30.11.2021 tarihli yazısı ile elektrik piyasasında yaşanan fiyat dalgalanmalarını ileri sürerek,

artık hizmet veremeyeceğini beyan ettiğini ve müvekkiline başkaca bir elektrik dağıtım firması ile sözleşme yapması için ihbarname gönderdiğini, bu şekilde taraflar arasında ki çalışma sona erdiğini, tüm bu sebeple, davanın reddi ile davacının %20'den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmipştir.İlk derece mahkemesince tarafından yapılan yargılama sonunda;

" ... taraflar arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesinin imzalandığının ve davalı şirkete bir süre davacı tarafından perakende elektrik satıldığının, akabinde davacı olan sağlayıcı tarafından davalının sözleşme çerçevesinde teminat yatırmadığından bahisle sözleşmenin feshedilerek feshin haksız olduğundan bahisle düzenlenen cezai şart faturalarının davalılardan tahsili için takip yapıldığının dosya kapsamında sabit olduğu,

davalı şirket ile davacı şirketin sözleşmenin asıl tarafları diğer davalı iki gerçek kişinin ise davalı şirketin yetkilileri olmakla sözleşmede ticari kefil oldukları, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasının imzalanan sözleşmede teminat verme yükümlülüğü bulunup bulunmadığı ve ve bu teminatın verilmemesinin davacı yönünden sözleşmenin haklı nedenle feshi hakkı bahşedip etmediği hususlarında olduğu,

gerçekten de dosya incelendiğinde davacı adına ... isimli çalışanının davalı şirket yetkilisi olan ... ile yapmış oldukları yazışmalarda davacı adına ...'nun davalı şirket nezdinde yapmış oldukları tekliflerinin teminatsız olduğunu 25/11/2020 tarihli mesaj ile açıkça beyan ettiği, yine 13/10/2021 tarihli mesaj ile de "Merhaba Tolga bey sizden teminat aldırmayacağız " şeklinde davalı şirkete taahhütte bulunduğu, ... isimli kişinin yazışma yaptığı [TELEFON] numaralı GSM hattının sorgulandığında ilk tesis tarihinden itibaren ve halen davacı şirket adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı,

davacı ve davalı şirketin tüzel kişi tacir olmakla basiretli tacir olma sorumluluğunda oldukları, 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde dürüstlük kuralının düzenlendiği, bu kuralın tüm medeni hukuk ilişkilerinde uygulanacağı bu doğrultuda "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır.

Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz " hükmünü amir olduğu, davcının çalışanının davalı adına kayıtlı kurumsal telefon numarası üzerinden davalılar ile teminat alınmayacağına dair açıkça taahhütte bulunmak şeklinde yazışmalar yapıldıktan sonra davacının davalının teminat yatırmadığından bahisle sözleşmeyi feshetmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, bu yönde davacının fesih hakkını açıkça kötüye kullandığı,

bunun ise hukuk düzeni tarafından korunmayacağı davacının teminat yatırılmadığından bahisle sözleşmeyi feshedip cezai şart faturası düzenlemesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın bu sebeple reddine karar verilmiş, kötüniyet tazminatı talebi yönünde ise her ne kadar davacının feshi mahkememizce haksız olarak nitelendirilmiş ise de bu hususun tek başına kötü niyet tazminatı talebi için yeterli olmadığı,

davacının takipte kötüniyetli olduğunun dosya kapsamında belirlenemediği anlaşılmakla kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçeleriyle açılan davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;

sözleşmede kararlaştırılan teminatın davalılardan alınmayacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkili şirket çalışanının sözleşme ile kararlaştırılan maddelerin değiştirilmesi yönünde taahhüt verme yetki ve sorumluluğu bulunmadığını, sözleşmede kararlaştırılan ve mutabık kalınan hükümlerin ancak ek bir protokol ile değiştirilebileceğini, sözleşmenin 11.4. maddesi kapsamında müvekkili şirketin teminat talebinden feragat etmediği ve sözleşme ilişkisi içerisinde zamanaşımı süresince her zaman ileri sürülebileceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

Dava, sözleşmenin süresinden önce feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Davacı, davalı şirketin sözleşme gereği teminat bedelini yatırmadığını, bu nedenle sözleşmenin hatlı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği cezai şart alacağının doğduğunu ileri sürmektedir.Davalılar ise, davacı şirketin sözleşme yaparken teminat maddesinin çıkarılmasını istediklerini, bu şekli ile kabul etmeyeceklerini beyan ettiklerini, davacının da teminat hükümlerini sözleşmeden çıkardığını ve teminat alınmamasına karar verdiğini,

bu şekilde tarafların sözleşmenin yürürlüğe girdiği 01.01.2021 tarihinden fesih edildiği 30.11.2021 tarihine kadar teminatsız olarak yürürlükte kaldığını, bu hususta davacı şirket aralarında yazışmalar bulunduğunu savunmuştur.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler raporlarında, "...

Bilirkişi heyetininde davalılar tarafından ileri sürülen sahtelik iddiasını incelemeye yetkili üye bulunmaması sebebiyle sahtelik incelemesi yapılamayacağı/yapılamadığı, Taraflar arasında akdedilen Sözleşmenin sayfaların tümü imzalanmamış olup, Sözleşme maddeleri arasında bütünlük bulunduğu, davalılar tarafından dosyaya sunulu Sözleşme metninden farklı ve bütün sayfaları imzalı başka bir Sözleşme metninin dosyaya sunulmadığı,

her ne kadar Sözleşmenin teminata ilişkin 7.2. no.lu maddesinin yer aldığı sayfada davalı Şirket yetkililerinin imzası bulunmasa da aynı maddede işaret edilen EK-3 belgesinde davalı Şirket kaşe ve imzasının bulunduğu tespitleri karşısında teminat verilmesinin kararlaştırıldığı ve bu teminatın verilmediği, buna dayalı olarak Sözleşmenin davacı Şirket tarafından haklı nedenle feshedilmiş olabileceği, Davalılar tarafından dosyaya sunulan “Serkan Bey” isimli bir şahısla Whatsapp üzerinden yapılan konuşmaların yer aldığı belgelerde konuşmaların kimler arasında yapıldığı,

bu kişilerin telefon numaralarının ne olduğu ve konuşma dökümünün tamamına ve açıkça yer verilip verilmediğinin anlaşılamaması gerekçeleriyle incelemede dikkate alınmadığı, söz konusu yazışmaların delil niteliği konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu, Sözleşmedeki kefaletname incelendiğinde TBK m. 583/1’deki kefalet miktarı, kefalet tarihi ve müteselsil kefalet beyanının el yazısı ile yazıldığı, ancak yazı altında iki imzanın bulunduğu, el yazısının imzası bulunan davalılar ... veya ...’tan birine ait olabileceği, bu durumda bu iki davalıdan birinin TBK m. 583’teki el yazısı şartını yerine getirmediği,

bilirkişi heyetimizde yazılı metin ve imza karşılaştırması yapmaya yetkili bir üye bulunmadığından gerekli incelemenin yapılamayacağı/yapılamadığı; yapılacak inceleme neticesinde kefaletnamede el yazısı bulunmayan davalılardan biri yönünden TBK m. 853’teki şartların gerçekleşmemesi gerekçesiyle kefaletinin geçersiz olacağı, Cezai koşul faturasına dayanak olarak sunulan iki adet faturanın toplam tutarının cezai bedeli faturasından daha yüksek olduğu,

bu sebeple ceza bedeli faturasının 93.800,00.-TL üzerinden düzenlenmesinde bir aykırılık olmayacağı, taleple bağlılık ilkesi gereğince hareket edilmesi gerektiği, Sözleşmede belirlenen %5 / aylık oran üzerinden yapılan hesaplama ile 07.02.2022 takip tarihi itibarıyla işlemiş faiz tutarının 18 gün üzerinden hesaplandığı, faturanın son ödeme tarihi ile takip tarihi arasında 23 gün olduğu,

bu sebeple 2.775,45.-TL işlemiş faiz talebi yönünden bir aykırılık bulunmayacağı " yönünde görüş bildirmişlerdir.İlk derece mahkemesince sunulan yazışmalarda, davacı adına ... isimli çalışanının davalı şirket yetkilisi olan ... ile yapmış oldukları, davacı adına ...'nun davalı şirket nezdinde yapmış oldukları tekliflerinin teminatsız olduğunu 25/11/2020 tarihli mesaj ile açıkça beyan ettiği, yine 13/10/2021 tarihli mesaj ile de "Merhaba Tolga bey sizden teminat aldırmayacağız " şeklinde davalı şirkete taahhütte bulunduğu,

... isimli kişinin yazışma yaptığı ...numaralı GSM hattının sorgulandığında ilk tesis tarihinden itibaren ve halen davacı şirket adına kayıtlı olduğunun tespit edildiği görülmektedir.

Esasen davacı vekili de bu tespitlerin hatalı olduğuna değil, yazışma yapan kişinin şirket yetkilisi olmadığı noktasına dayanmaktadır.Buna göre taraflar arasındaki sözleşmenin 01.01.2021 tarihinde yürürlüğe girdiği ve 30.11.2021 tarihinde feshedildiği, bu süre zarfında 12.10.2021 tarihli ihtara kadar ihtilaf doğmadığı, sözleşmenin tüm sayfalarının imzalanmasının, sözleşmede içerik ve anlam birliği bulunduğu durumlarda zorunlu kabul edilmemekle beraber, yapılan yazışmalarda teminat alınmayacağının kararlaştırıldığı,

bunun aksine hüküm içeren sözleşme maddelerinin altında imza bulunmasının taraf iradelerinin teminat hususunda birleştiğini ispat için zorunlu olduğu, bu durumda mahkemesince kararda belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar v erilmesi isabetli bulunmuştur.

Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/10/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/595, K. 2025/2735, 30 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/595
Karar No
2025/2735
Tarih
30 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/596 K.2025/795
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/597 K.2025/1111
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/597 K.2025/1056
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/598 K.2025/701
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/598 K.2025/1133
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/598 K.2025/1602

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.