KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Dosya no
- 2024/1435
- Karar no
- 2025/754
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/02/2024
- Numarası
- 2023/711 Esas - 2024/183 Karar
- Dava
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 02/06/2025
Karar Metni
1.139 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin ''...'' adıyla bilinen ve Kocaeli'nde bulunan yük limanının sahibi ve işletmecisi olduğunu, davalı- borçlu tarafından yurt dışından ithal edilen ve gemiyle taşınan bir kısım malın ... nolu konteyner içinde müvekkil limana boşaltıldığını ve davacı müvekkil tarafından iş bu yük için X-Ray, tam tespit ve ardiye hizmetleri verildiğini, ancak davalı- borçlu bu hizmet bedellerini müvekkile ödememiş hatta yükünü limandan dahi çekmediğini, bu nedenle tarafımızca 03.07.2023 tarihinde borçlu şirket aleyhine İstanbul Anadolu ...
İcra Dairesi'nde ... E. sayılı icra dosyası vasıtasıyla müvekkilin iş bu alacaklarının cüzi bir kısmına ilişkin ( Ödeme emrinde ve takip talebinde belirtildiği üzere 1 adet X-Ray muayene hizmeti ve 1 adet tam tespit hizmeti için) icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe ilişkin ödeme emri borçlu şirkete tebliğ edilmiş;
işbu tebliğ üzerine borçlu şirket icra takibinde borca, imzaya, faize, ferilere itiraz ettiğini, davalı-borçlu şirketin söz konusu icra takibine ilişkin yapmış olduğu itiraz son derece haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil tarafından davalıya ait yüke '' Tam tespit ve X-Ray'' hizmetleri verildiğini, yurt dışından ithal edilen bu yükler Türk limanlarına indirildiğinde kontrol amaçlı olarak bu hizmetlerin verilmesi Kanunen mecburi olduğunu, hatta davalının ardiye borcu da mevcut olup bu alacağa ilişkin hakların saklı olduğunu,
davalı-borçlu şirketin müvekkil nezdinde herhangi bir borcu bulunmadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasında davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazın iptaline, davalı-borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı-borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının her ne kadar müvekkilin mallarını emaneten depo ettiğini iddia etse de davacı ile müvekkil arasında herhangi bir ardiye sözleşmesi bulunmadığını, davacının salt beyandan oluşan iddialarıyla sanki müvekkil ile arasında bir sözleşme ilişkisi varmış gibi davranarak bir takım edimlerini yerine getirdiğinden bahisle ardiye bedeli talep ettiğini, ancak müvekkilin davacının limanına gelen mallardan haberi olmadığını, müvekkilin davacı ile arasında bu ürünlerin emaneten depo edilmesine dair davacı ile arasında bir sözleşme yahut anlaşma bulunmadığını,
esasında karşı tarafın davayı neden müvekkile yönelttiğinin anlaşılmadığını, müvekkilin davacı tarafından depo edilen mallardan hiçbir şekilde haberi olmadığını, öncelikle husumet yokluğu sebebiyle davanın reddini, alacağın zaman aşımına uğramasından bahisle davanın usulden reddini, davacı alacaklının başlatmış olduğu takip haksız ve kötü niyetli olduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'muzun 67/2. maddesince sözde alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; "Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatlı ticaret mahkemesi ile diğer ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Denizcilik İhtisas mahkemelerinin görev alanının tayininde uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı esas alınır. Dava konusu uyuşmazlığın yurt dışından ithal edilen ve gemiyle taşınan bir kısım malın hizmet bedellerini davacıya ödenmediği hatta yükünü limandan dahi çekmediğine ilişkin olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olduğu denizcilik ihtisas mahkemesinin görevli olduğu sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıya ait yüke "tam tespit ve x-ray" hizmetleri verildiğini, dava konusu alacağın dayanağının davacının vermiş olduğu hizmet olup hizmet akdinin Borçlar Kanununa göre düzenlendiğini, mahkemenin belirttiği şekilde bu uyuşmazlığa deniz ticaret hükümlenene uygulanmasının mümkün olmadığını, zira uyuşmazlığın tarafların taşıyan ve taşıtan olmadığını, dava konusu alacağın deniz alacağı, gemi alacağı, donatandan ya da donatma iştirakinden kaptanın yaptığı sözleşmeden kaynaklanmadığını, verilen kararın kanuna aykırı olduğunu,
dava konusu alacağın deniz mahkemesinin ihtisas alanına giren bir alacak olmadığını, cari hesap sözleşmesinden kaynaklı bir ticari alacak olduğunu, alacağın sebebinin TTK 5. kitapta yer alan sebeplerden olmadığını, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, deniz taşımasına konu yüke ilişkin limanda konteyner için (tam tespit hizmet ve X-Ray muayne ücreti )verilen hizmet bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davada Deniz İhtisas Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.6100 sayılı HMK.
114-(1)-c) maddesi uyarınca; görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca; davanın usulden reddine, karar verilir.Ticari davalar TTK.
4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava söz konusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir. Ancak TTK'nın 5/2.
Maddesinde ise, bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebileceği düzenlenmiştir.
HSYK 'nın 20/07/2004 tarih ve 370 sayılı kararı ile İstanbul 'da kurulup faaliyete geçirilen denizcilik ihtisas mahkemesinin yargı alanının İstanbul İli mülki sınırları olarak belirlenmiş ve yine 09/09/2014 tarihli ticaret mahkemesi hakimleri ile bazı yer adli yargı hakimlerinin müstemir yetkilerinin düzenlenmesine ilişkin yetki kararnamesi ile 6102 sayılı TTK 5/2 maddesi gereğince İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, TTK 'dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticareti ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık davalının ithal ettiği konteyner içinde boşaltılan mala verilen tam tespit, X-Ray hizmetine ilişkin olup, uyuşmazlığın deniz ticaretinden kaynaklanmasına göre eldeki davada denizcilik ihtisas mahkemeleri görevlidir. Bu durumda ilk derece mahkemesinin yazılı şekilde davanın görev/dava şartı yokluğundan usulden reddi ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1435, K. 2025/754, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama