KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2023
- Dosya no
- 2022/450
- Karar no
- 2023/994
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/02/2020
- Numarası
- 2018/883 Esas, 2020/100 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
921 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; taraflar arasında web sayfası tasarımına ilişkin şifahi olarak sözleşme akdedildiğini, davacı şirketin sözleşme ile üstlenmiş olduğu edimlerin bütünüyle yerine getirildiğini, davalıya ödenmesi gereken miktarı içerir fatura gönderildiğini, davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamış olup faturanın kesinleştiğini ve tarafların ticari defterlerine işlendiğini, davalı tarafından faturanın ödeme planı içerisine alındığının da davacı şirkete beyan edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını,
davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davalının davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi takibe konu fatura içeriği ile ilgili herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, hizmet alınmadığını, davalının davacı şirketten yaklaşık 4-5 yıl önce bir web tasarım hizmeti aldığını ve yine bir takım Google Reklam Hizmeti ve Domain Hizmeti alındığını ve bu hizmetlerin bedellerinin de o dönemde eksiksiz ödendiğini, bundan sonra davacı şirketle alacak-borç ilişkisi doğuracak hiçbir sözleşmesel ilişkilerinin olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 maddeleri uyarınca ticari defter ve belgeler nezdinde mali yönden bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidildiği, davalı taraf belirlenen inceleme gününde ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle taraflar arasında süregelen ticari ilişkinin tespit edildiği, dava konusu faturanın davacının ticari defter ve kayıtlarında işlendiği, kanuni süre içinde BA formlarının verildiği, faturanın davalıya tebliğinden itibaren yasal süresi içinde herhangi biri itirazda bulunulmadığı,
her ne kadar davalı tarafça davaya konu hizmetin verilmediği iddia edilmiş ise de teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemeler neticesinde taraflar arasında mail üzerinden mutabakata varıldığı ve talep edilen hizmetin tamamının yerine getirildiği, yapılan çalışmanın davalıya istenilen menfaati sağladığı, web sitesi ve tasarımlarının davalı yetkilisi ...'nun onayı alınarak kullanılmaya devam edildiği, davacı tarafıdan talep edilen ücretin piyasa koşullarına uygun olduğu tespit edilmekle takibe konu edilen miktar üzerinden davalının davacıya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili istinafında; faturaya dayalı sözleşme yapmadıklarını, fatura davacı ile eylem birliği içinde olan şirket çalışanı ... tarafından tebliğ alındığını, bu kişi tarafından bilerek faturaya itiraz edilmediğini, sonrasında bu kişinin şirketten ayrıldığını, bu şahıs hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, savcılık tarafından KYODK kararı verildiğini itiraz ettiklerini;
takipte de faturaya itiraz ettiklerini mahkemenin bunu dikkate almadığını, şirket yetkilisi ... tarafından yapılan işe onay verildiğine dair yazışma olmadığını, fatura tarihi itibarı ile kabul edilmiş web tasarım işi olmadığını, fatura tarihinden sonrada web tasarımı ile ilgili hala sıkıntılar yaşandığını tamamlanmadan fatura düzenlendiğini, bir an için tamamlansa bile fatura bedelinin fahiş olduğunu, icra inkar tazminatı verilmemesi gerektiğini, faturaya itiraz ettiklerini yargılama gerektirdiğini alacağın likit olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Davacıya davalı ile web tasarım sözleşmesi konusunda anlaştıklarını, işi yaptığını fakat davalının bakiye iş bedelini ödemediğini, fatura kestiğini ve faturaya itiraz edilmediğini, takip başlattığını, itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise borcu oladığını, faturaya konu hizmeti almadığını savunarak davanın reddini istemiş mahkemece davacı tarafından işin yapıldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında sözlü akdi ilişkinin kurulduğu bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve taraflar arasında düzenlenen mail yazışmalarından anlaşılmaktadır. Davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği görülmektedir.
Davalı taraf savunmasında ve istinaf itirazında , faturayı tebliğ alan kişinin davacı ile eylem birliği içinde hareket ettiklerini ve bilerek itiraz etmediğini iddia etmiş ise de, davalı taraf şirket ( tacir) olup, iş bu faturayı muhasebesel işlem olarak BA( BS) formu ile kullandığının anlaşılmasına göre , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda malın teslim edilmediğinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden,
davalının bu yöndeki ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiğinden bahisle bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça, faturaya dayalı likit bir alacak üzerinden takip başlatıldığından mahkemece takibe konu alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de bir aykırılık bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/450, K. 2023/994, 1 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama