İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1773 K.2025/1109

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2024 tarih 2018/39 Esas 2024/471 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen…

Esas2024/1773Karar2025/1109Tarih11 Temmuz 2025Okuma12 dk · 2.370 kelime

KÜNYE

T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Temmuz 2025
Dosya no
2024/1773
Karar no
2025/1109
İncelenen kararın mahkemesi
İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
07/06/2024
Numarası
2018/39 Esas - 2024/471 Karar
Davanın konusu
Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle
Karar yazım tarihi
11/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.370 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2024 tarih 2018/39 Esas 2024/471 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili, 18.11.2016 tarihinde davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ...... Tic. Ltd. Şti.'nin işleteni, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı kamyonetin kaldırımda bekleyen müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin %97 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine 29.12.2016 tarihinde yapılan başvuruya olumlu bir yanıt verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, sigorta şirketinin sadece maddi tazminat ve limit oranında sorumlu olmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 16.07.2020 tarihli duruşmada; davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat davasından feragat ettiklerini, sigorta şirketi yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri isteklerinin bulunmadığını, müvekkilinin maddi zararının sigorta limitini aşar durumda olduğunu, diğer davalılar yönünden açmış oldukları davaya devam ettiklerini belirtmiştir.

Davacı vekili 25.02.2021 tarihli duruşmada; maddi tazminata ilişkin isteklerinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL olduğunu, bunun 25.000,00 TL’sinin geçici iş göremezlik, 25.000,00 TL’sinin sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu, sigorta şirketinin geçici ve sürekli maluliyet ayrımı belirtilmeksizin 310.000,00 TL ödediğini beyan etmiştir.

Davacı vekili 19.04.2024 tarihli değer artırım dilekçesiyle, maddi tazminat talebini 6.246.455,63 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili, kazayla ilgili olarak Dikili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/14 sayılı dosyasında devam eden soruşturmanın sonuçlanmasının ve ardından açılması muhtemel ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yerde yol çalışması nedeniyle yolun tek şerit gidiş geliş şeklinde olduğunu, müvekkilinin kendi şeridinde trafik kurallarına uygun şekilde ilerlediğini, davacının yolun kenarına çok yakın bir şekilde durduğunu, aracın sağ ayna kısmının davacıya çarptığını; talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...... Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirketin adresinin...... olduğunu, yetkili mahkemenin Denizli mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yarar bulunmadığını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacı her ne kadar 19.09.2017 tarihinde %97 engelli raporu almış ise de bu raporun 3 yıl süreli olduğunu, durumunda iyileşme olup olmadığı yönünde tekrar rapor aldırılması gerektiğini, davacının tüm engellik durumu ve hastalığı ile ilgili tüm giderlerin SGK tarafından ücretsiz olarak rapor karşılığında ödendiğini, davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili, 2918 sayılı KTK’nın 99. maddesi gereğince başvuru şartının yerine getirilmemiş olması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm sakatlık halinde azami 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili tarafından 17.09.2019 tarihli duruşma dışı karar gereğince davacıya 40.029,59 TL ödeme yapıldığını, böylelikle tüm sorumluluğun yerine getirildiğini;

kabul anlamına gelmemek üzere yeniden aktüer hesabı yapılması halinde yapılan ödeme tutarının yanında faiz güncellemesinin de dikkate alınması gerektiğini, dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik talebi yönünden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece Dikili 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/182 Esas sayılı dosyasında trafik bilirkişisinden alınan rapora göre davalı sürücü ...’in kazanın meydana gelmesinde etken olduğu, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 19.11.2021 tarihli raporda davalı ...’in sevk ve idaresindeki kamyonet ile seyir halinde iken gündüz vakti yol çalışması nedeniyle bir bölümü kapatılarak,

diğer bölümü iki yönlü olarak kullanılmakta olan yolda seyri sırasında dikkatli, tedbirli ve uygun hızda seyretmesi ve ayrıca ön ilerisinde yolun sağında bulunan orta refüj üzerinde karşıdan karşıya geçmek üzere önceden gördüğü yayalara karşı zamanında uyarıda bulunması ve bu yayaların uzağından geçecek biçimde müteyakkıs seyretmesi gerekirken bu hususlara gereken önem ve özeni göstermediği, sağından yola giren yayaya aracının sağ ayna ve kapı kısımları ile çarptığı., kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu;

davacı yaya ...’in yol çalışması nedeniyle bir bölümü kapatılarak diğer bölümü iki yönlü olarak kullanılmakta olan yolda karşıdan karşıya geçmek istediğinde mahale yakın yerde bulunan ışıklı yaya geçidini kullanması gerekirken bu kurala uymadığı, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde kontrolsüzce yola girdiği sırada seyirle gelen kamyonetin sağ ayna ve kapı kısımlarının çarpmasına maruz kalması ile meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketleri ile %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği.

İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyeleri tarafından düzenlenen 04.01.2023 tarihli raporda davalı sürücü ...’in %20 oranında, davacı yaya ...’in %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği. Dikili Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19.04.2023 tarihli raporda sürücü ...’in asli kusurlu olduğu; yaya ...’in kusurunun bulunmadığının tespit edildiği.

Adalet Bakanlığı ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 01.11.2023 tarihli genişletilmiş uzmanlar kurulu raporunda davalı sürücü ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’in kusursuz olduğunun tespit edildiği. Dikili 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/182 Esas sayılı dava dosyasında aldırılan 10.01.2024 tarihli heyet raporunda sürücü ...’in asli derecede ve tam kusurlu olduğu, yaya ...’in herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiği.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.10.2021 tarihli raporda davacının sürekli iş göremezlik oranının %100 olarak belirlendiği; hesap uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30.03.2024 tarihli raporda sigorta şirketinin tazminat ödemesi dava açıldıktan sonra yapıldığından 310.000,00 TL tutarındaki tazminat ödemesinin güncellenmeden hesaplanan tazminattan mahsup edildiği, davacının 6.246.455,63 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının bulunduğu, hesabının yapıldığı,

davacının engellilik oranının %100 olarak belirlenmesi nedeniyle geçici iş göremezlik zararının hesaplanmadığı, davalı sigorta şirketi hakında açılan maddi tazminat davası konusuz kaldığından, bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davacının, davalı sigorta şirketi hakında açtığı maddi tazminat davası ödeme nedeniyle konusuz kaldığından, bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına; davalı ... ve davalı ......

Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 6.246.455,63 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...... Tic. Ltd. Şti.’den alınarak, davacıya verilmesine; davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...... Tic. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalı ... vekili, maddi tazminat davasının belirsiz alacak davası olarak açılmasının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği trafik kazasının sonucunda gerçekleşen maddi zararının belirli olduğunu, müvekkilinin pazarlama işinde çalıştığını, kazanın meydana geldiği yolda, kaza tarihinde yol çalışması yapılmakta olduğunu ve yolun tek şerit gidiş-geliş şeklinde olduğunu, müvekkilinin trafik ışığının kendisine yeşil yandığını görmesi üzerine kontrollü bir şekilde geçtiğini, davacının yolun kenarına çok yakın bir şekilde durduğunu, müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan aracın sağ ayna kısmı ile çarpıştığını,

müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yol tamirat sebebiyle bölünmüş olup trafik tek şeritten akmakta olduğunu, zaten dar olan yol sebebiyle müvekkilinin dosyada yer alan 04.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere refüjden çok fazla uzaklaşmasının mümkün olmadığını, bu nedenle dosya kapsamında alınan kusur oranına ilişkin bilirkişi raporlarında bilirkişilerin değerlendirmede bulunurken yolun genişliğinin ne kadar olduğuna da dikkat etmesi gerektiğini,

davanın kasko sigorta şirketine ihbar edilmesi talebinin yerine getirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...... Tic. Ltd.

Şti. vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davalı sürücünün yeterli açıklığı bırakmış olsaydı da, yola atlayan kişinin kazaya neden olmasını engellemesinin mümkün olmadığını, davalı sürücünün beyanları ile trafik kaza tutanağının birbirini doğruladığını, kazanın meydana gelmesinde davacının ağır kusurunun bulunduğunu, kendi kusurundan yararlandığını ve kendi kusuru ile zenginleştiğini;

davacının orta refüjden aşağı indiğini, iddia edildiği gibi yaya orta refüjde bulunsaydı aracın orta refüje çıkması ve refüjde bulunan diğer 3-4 kişiye daha çarpması gerektiğini, kazanın meydana geldiği yolun özel durumunun dikkate alınmadığını, sanki normal trafik akışı olan bir yol gibi düşünülerek karar verildiğini, davanın kasko sigorta şirketine ihbar edilmesi talebinin yerine getirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili, davacının müvekkili lehine davasından feragat ettiğini, ilk derece mahkemesince tarafların sulh olmasına ve davacı tarafça 16.07.2020 tarihli celsede davadan feragat edildiğinin açıkça belirtilmiş olmasına rağmen feragat nedeniyle ret kararı yerine karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu, ibraname ve feragat beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki maddi ve manevi tazminat davalarının kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Davalı ... vekili ve davalı .... Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüşler ise de.

6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. Davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafca belirlenememesi gereklidir.

Belirleyememe hali, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanmalıdır.

Belirsiz alacak davası kriterleri; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacının kendisinden beklenememesi, bunun olanaksız olması ve açıkça karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olmasıdır.

Belirsiz alacak davasının getirdiği en önemli etkin koruma, usûl ekonomisi ve hak arama özgürlüğüne hizmet etmesi yanında, davacının yüksek yargılama giderlerine katlanma ve dava konusu hakkın zamanaşımına uğrama riskini azaltmasıdır.

Dava konusu edilen alacağın belirli olup olmadığı ile ilgili olarak davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenememesi kriteri ile açıkça karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olması kriterini birlikte değerlendirip sonuca gidilmesi gerekir.

Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmeyecek ise de, önemli olan objektif olarak talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması ve davacının talebini belirli kılacak imkâna sahip olup olmadığıdır.

Alacağın miktarının belirlenebilmesinin, tahkikat aşamasında yapılacak delillerin incelenmesi, bilirkişi incelemesi veya keşif gibi sair işlemlerin yapılmasına bağlı olduğu durumlarda da belirsiz alacak davası açılabileceği kabul edilmelidir. Ne var ki, bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesi belirsiz alacak davasının açılabilmesi için yeterli değildir.

Bir davada bilirkişiye başvurulmasına rağmen davacı dava açarken alacak miktarını belirleyebiliyorsa, belirsiz alacak davası açılamaz. Alacağın hangi hâllerde belirsiz, hangi hâllerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp, her bir davaya konu alacak bakımından, belirsiz alacak davasına ilişkin ölçütlerin somut olaya uygulanarak, belirleme yapılması gereklidir.

Bu açıklamalar ışığında davacının zararını tam ve kesin olarak belirlemesi mümkün olmadığından, davasını belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararı bulunmakta olup, davalıların bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirket yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.

Her ne kadar davacı taraf HMK'nun 307. maddesi gereğince davalı sigorta şirketi yönünden davasından feragat etmiş olsa da; davalı sigorta şirketinin davanın devamı sırasında yapmış olduğu ödeme nedeniyle feragat edildiği, davacının feragatinin hakkın özünden feragat niteliğinde bulunmadığı, içerik itibariyle davanın konusuz kalması nedeniyle bu dilekçenin verildiği, ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketi aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmediği hususları bir arada değerlendirilerek, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf sebebinin reddine karar verilmiştir.

Davalı ... vekili ve davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesine gelince; her ne kadar ilk derece mahkemesince Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'ndan alınan 19.11.2021 tarihli raporda ve İTÜ Makine Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan heyetten alınan 04.01.2023 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %20, davacı ...'in %80 oranında kusurlu oldukları tespit olunmuş ise de,

Dikili C.Başsavcılığının soruşturma dosyasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 19.04.2023 tarihli raporda ve Dikili 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/182 Esas sayılı dosyasında trafik bilirkişisinden alınan raporda davalı sürücü ...'in tam kusurlu, davacı ...'in kusursuz olduğu yönünde tespitte bulunulmuştur.

İlk derece mahkemesince, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK Trafik İhtisas Dairesi genişletilmiş uzmanlar kurulundan alınan 01.11.2023 tarihli raporda, davalı sürücünün kaza sonra verdiği ifadede yayaların yolun kenarındaki refüj üzerinde beklediklerini, kendisinin geçerken aynanın çarptığını beyan ettiği, tanık beyanlarında da davacı yayanın yola girdiğine ilişkin görgünün bulunmadığı, refüj üzerinde bekleme yapan davacıya yakın mesafeden seyredip aracının sağ yan aynasıyla çarparak kazaya sebebiyet veren davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu,

refüj üzerinde bekleme yapan yayanın ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, bu rapordaki tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davalıların kusur oranına ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalı ... A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve davalı ...... Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 615,40 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 436.941,88 TL'den peşin alınan 109.235,47 TL'nin mahsubu ile bakiye 327.706,41 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,

4-Davalı ...... Tic. Ltd. Şti. yönünden istinaf karar harcı olan 436.941,88 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 436.514,28 TL harcın davalı ...... Tic. Ltd. Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/07/2025

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1773, K. 2025/1109, 11 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İstinaf Nedenleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1773
Karar No
2025/1109
Tarih
11 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1775 K.2025/983
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1785 K.2025/1006
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1787 K.2025/1007
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1790 K.2025/1213
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1790 K.2025/1008
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1797 K.2025/1135

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.