İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2055 K.2024/289

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde…

Esas2022/2055Karar2024/289Tarih8 Şubat 2024Okuma10 dk · 1.968 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna

Karar tarihi
8 Şubat 2024
Esas no
2022/2055
Karar no
2024/289
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22.09.2022
Numarası
2018/620 Esas - 2022/510 Karar
Başvuran davalı
1 -... - ...
Vekili
Av. ... - ...
Davalı
2 -MAPFRE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
Vekili
Av. ... - ...
Davalı
3 -ÖZDAĞ BİLİŞİM VE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
Vekili
Av. ... - ...
Davacı
... - ...
Vekili
Av. ... - ...
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Başvuru tarihi
27.10.2022
İstinafa geliş tarihi
01.12.2022
Yazım tarihi
08.02.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.968 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının idaresindeki ... plakalı motosikleti ile seyir halinde iken davalı sürücü ...'ün idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 kusurlu, davacının kusursuz olduğu kanaatine varıldığını, davacının trafik kazası neticesinde vücudunun çeşitli bölgelerinden ağır şekilde yaralandığını, kemik kırıkları meydana geldiğini, uzun süre hastanede tedavi gördüğüni, maddi zararlara uğradığını, tedavi masrafları ödediğini,

halen sağlık sorunları ile uğraştığını evde yatalak olarak yattığını, eski sağlığına kavuşamayağını, kazadan önce evlere temizlikçi olarak gittiğini, kaza nedeniyle artık hiçbir işte çalışamaz, bakıma muhtaç hale geldiğini, psikoloj olarak çöküntü içerisine girdiğini, psikolojisinin halen düzelemediği, vücut fonksiyon kaybı oranının %10 olarak belirlendiğini, davalı sürücünün kullandığı ... plakalı aracın davalı Özdağ Bilişim ve Motorlu Araçlar San. ve Tic.

A.Ş. adına kayıtlı, davalı Mapfre Sigorta A.Ş.'ye ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, maddi tazminattan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, 07.05.2016 tarihinde yapılan başvuruya istinaden Mapfre Sigorta A.Ş.'nin 21.07.2016 tarihinde 58.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemede davacının vinç operatörü olduğu ve asgari ücretin yaklaşık 2,5 katı kadar maaş aldığının göz ardı edilerek eksik ödeme yapıldığını,

maddi ve manevi zararların karşılanabilmesi için belirsiz alacak ve tespit davasının açılması zorunluluğunun doğduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş görmezlik ve iş gücü kaybına ilişkin maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, şimdilik 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve davalı Özdağ Bilişim ve Motorlu Araçlar San. ve Tic.

A.Ş.'den tahsili talep edilmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde; iddia edildiği gibi iş yeri önünden ana yola dönmek için her gün kullandığı park yerinden yolu kontrol ederek mevcut araçlar geçip yol boşaldıktan sonra sinyal verip yola çıktığını, yola çıktıktan sonra davacının motoruyla saracının sol arka tarafına çarptığını, iş yeri kamerasından izlediğinde motorun çok hızlı geldiğinini, aracıyla yol arasında yaklaşık 2 metrelik mesafe olmasına rağmen direksiyon hakimiyetini kaybedip aracına çarptığını gördüğünü, trafik kurallarını ihlal edecek hiçbir eylemde bulunmadığını, kusur oranını tümüyle reddettiğini, keşif talep ettiğini,

hız limiti düşük olan yolda aşırı hızla motorlu taşıt kullanması, araçla kaldırım arasındaki 2 metrelik mesafede bulunan yoldan geçmeyen, ehliyeti dahi olmayan davacının kusurlu olduğu inceleme neticesinde ortaya çıkacağını, ... plakalı aracın Mapfre Sigorta A.Ş.'den trafik sigortası, Eureko Sigorta A.Ş.'den kasko poliçesinin mevcut olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek mahallinde keşif yapılarak kusur oranının yeniden tespitine, kasko şirketinin davaya dahil edilmesini, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Özdağ Bilişim ve Motorlu Araçlar San. Tic.

A.Ş.'nin vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmediklerini, davalının sorumlu olduğunun kabulü halinde tüzel kişiliği haiz şirket olması dolayısı ile ceza zaman aşımına hukuken tabi olamayacağı, kanunda öngörülen zaman aşımı süresini dava dilekçesinde kazadan önce evlere temizlikçi olarak gittiği ve kaza sebebi ile artık hiçbir işte çalışamaz durumda olduğunun beyan edildiği, davacının vinç operatörü olduğu beyanının çelişkili olduğu, iddia edilen ücrete, kusura, maluliyet oranına itiraz ettiklerini, inceleme yapılması gerektiği, davacının öncelikle sigortaya başvuru yapması,

husumetini sigortaya yöneltmesi gerektiği, manevi tazminat talebinin yersiz ve fahiş olduğu, hukuki koşullarının oluşmadığı, iddia ve taleplerin reddi gerektiği, ceza dosyası bulunması halinde davanın bekletici mesele yapılması gerektiği diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı Mapfre Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığı, kazanın 07.04.2014 tarihinde gerçekleştiği, daha önce yapılan başvuru neticesinde davacıya 58.173,80 TL ödendiğini, ibraname alındığını,imzalanan ibranamenin üzerinden 2 yıldan fazla geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete ZMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, teminatın kişi başı 250.000,00 TL olduğu,

üçüncü kişilerin uğradığı bedeni zararlardan limitlerle ve kusur oranında sorumlu tutulabileceğini, davacıya ödeme yapıldığını, ödemenin genel şartlara uygun olarak hesaplandığını, hesaplanan tüm tazminatın hak sahibine ödendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, ibranamede ancak açıkça ve fahiş bir fark olması halinde aradaki tazminata hükmedilebileceğini, dava konusu olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, müterafik kusur durumunun göz önünde bulundurulması gerektiğini,

fahiş fark yok ise ödemeye dair anlaşmanın geçerli kabul edilmesi, gelir durumunu gösteren bir belge yoksa asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması, vergilendirilmiş gelirine esas alınması, bilinen verilerin gözetilmesi gerektiğini, geçici iş görmezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, SGK'dan ödeme alınıp alınmadığının araştırılması ödemelerin hesaplamadan düşürülmasi gerektiğini, ödeme yapıldığından temerrüde düşülmediği,

faizin temerrüt ile başladı ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, dava açılmasına sebebiyet verilmediğini belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından, davacının maddi tazminat davası konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile: 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Özdağ Bilişim ve Motorlu Araçlar Sanayi Tic Aş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davacı taraf asıl kusurlu olmasına rağmen davalının beyanları hiçbir şekilde dikkate alınmayarak 15.000,00 Türk Lirası manevi tazminat ödemeye mahkum edildiğini, davalının çalıştığı iş yeri önünden ana yola dönmek için her gün kullandığı park yerinden yolu kontrol ederek mevcut araçlar geçip yol boşaldıktan sonra sinyal verip yola çıktığı, yola çıktıktan sonra davacının motoruyla saracının sol arka tarafına çarptığı, iş yeri kamerasından izlediğinde motorun çok hızlı geldiğini,

aracıyla yol arasında yaklaşık 2 metrelik mesafe olmasına rağmen direksiyon hakimiyetini kaybedip aracına çarptığını gördüğü, trafik kurallarını ihlal edecek hiçbir eylemde bulunmadığını iddia etmesine rağmen Mahkemece bu hususların hiçbir şekilde dikkate alınmadığını ve davalının asli kusurlu görüldüğünü, hız limiti düşük olan yolda aşırı hızla motorlu taşıt kullananan davacı tarafın aslen kusurlu olduğunu, araçla kaldırım arasındaki 2 metrelik mesafede bulunan yoldan geçmeyen, ehliyeti dahi olmayan davacının eksik inceleme ve beyanların dikkate alınmaması sebebiyle 15.000 Türk Lirası manevi tazminata çarptırıldığının görülmekte olduğunu,

Mahkemece görevlendirilen bilirkişiler hiçbir şekilde maddi vakıayı yeterli bir şekilde incelemediklerini, manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Dairelerinin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda, manevi tazminatın miktarı bir tarafın zararına ve diğer tarafın zenginleşmesine neden olmaması gerektiğini, bununla birlikte manevi tazminatın amacı zarar uğrayanda huzur duygusu uyandırmak olup, miktarın belirlenmesinde takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesinin gerekmekte olduğunu, davacı,

kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini, davacının manevi tazminat talepleri günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun olmadığını, davalıya bir kusur izafesi halinde bile hükmedilen tazminat miktarının fahiş ve nedensiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, davalı özel sektörde maaşlı bir çalışan olduğunu, hükmedilen tutarı ödemesi halinde evli olmasından sebep zorlanacağının aşikar olduğunu, manevi tazminat davalarında en önemli unsur tarafların sosyo-ekonomik durumları olduğunu belirterek,

ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Dava; haksız fiil(trafik kazası) nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davalı ... vekilinin kısmen kabul edilen manevi tazminata ilişkin istinaf itirazları incelendiğinde;

Somut olayda davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde yolun kaldırım kesiminden hareketlenerek sola dönüş manevrası ile cadde yoluna çıkan davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin arka kısmına çarpması neticesinde davacı sürücünün yaralandığı, bu kaza nedeniyle davalı sürücü ...'ün %90, davacı sürücü ...'in ise %10 oranında kusurlu olduğu, yine bu kaza nedeniyle davacının engellik oranının % 4 olduğu, geçici işgöremezlik süresinin ise kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu trafik kazası ile ilgili olarak Kocaeli 5 Asliye Ceza Mahkemesinin 11.06.2015 gün ve 2014/410 esas, 2015/440 sayılı kararıyla davalı sürücü ...'ün taksirle yaralama suçundan TCK'nun 89/1, 89/2-b-e, 62 ve 52 maddeleri gereğince adli para cezası ile cezalandırılmasına, şartları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bıkılmasına karar verildiği, işbu kararın 10/08/2015 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Mahkemece; İTÜ makine mühendislerinden oluşan üçlü bilirkişi heyetinin 25.07.2022 tarihli raporunda davalı sürücü ...'ün %90, davacı sürücü ...'in ise %10 oranında kusurlu olduğu mütalaa edilmiş olması, işbu raporun ceza dosyasından hükme esas alınan kusur belirlemesine uygun olup ayrıca kaza tespit tutanağı ile 25/07/2022 tarihli diğer rapor arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette olduğundan rapora itibar edilerek hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık olmadığından davalı ... vekilinin kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre,Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir.

Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır.

Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.

Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.

Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; somut olayın özellikleri, olay tarihi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının yaralanmasının niteliği ve zararın ağırlığı gözetildiğinde Mahkemece yaralanan davacı yararına takdir edilen manevi tazminatın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmünde ve 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen ilkelere uygun bulunduğundan davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.09.2022 tarih ve 2018/620 Esas, 2022/510 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... vekili'nin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince davalıdan alınması gereken 1.024,65 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan toplam 336,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 687,78 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,

4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08.02.2024

Başkan ... e imzalıdır

Üye ... e imzalıdır

*Üye ... e imzalıdır

Katip ... e imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/2055, K. 2024/289, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2055
Karar No
2024/289
Tarih
8 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2022/2091 K.2024/309
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/2101 K.2024/278
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2022/2101 K.2024/286
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2105 K.2024/438
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2022/2134 K.2024/159
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/2140 K.2024/320

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.