KÜNYE
T.C. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/689
- Karar no
- 2025/663
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/06/2025
- Numarası
- .... Esas - ....Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Çek İptali (Hasımsız
- Dava tarihi
- 30/12/2024
- Karar yazım tarihi
- 03/07/2025
Karar Metni
900 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, dosyanın yapılan ön incelemesi sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
HMK'nin "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar ve değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 24/11/2016 tarihli 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 41. Madddesi ile de, maddede yer alan " bin beşyüz" ibaresi, "üçbin" şeklinde değiştirilmek suretiyle, söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.
6763 sayılı Kanun'un 44. Maddesi ile HMK'na eklenen Ek madde 1/2 gereğince, HMK'nin 341. Maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun'un yürürlüğe girdiği 02/12/2016 tarihi ve sonrasında (2017 takvim yılı başına kadar) verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.
Buna göre, Asliye Hukuk Mahkemeleri yönünden kesinlik sınırı, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02/12/2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02/12/2016 tarihi ve sonrasında ise (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL. 01/01/2017 ve sonrasında ise (2018 takvim yılı başına kadar) 3.110,00 TL. 01/01/2018 ve sonrasında ise (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560,00 TL. 01/01/2019 ve sonrasında ise (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400,00 TL.
01/01/2020 ve sonrasında ise (2021 takvim yılı başına kadar) 5.390,00 TL. 01/01/2021 ve sonrasında ise (2022 takvim yılı başına kadar) 5.880,00 TL. 01/01/2022 ve sonrası ise (2023 takvim yılı başına kadar) 8.000,00 TL, 01/01/2023 ve sonrası ise(2024 takvim yılı başına kadar) 17.830 TL. 01/01/2024 ve sonrası ise (2025 takvim yılı başına kadar) 28.250 TL. 01/01/2025 ve sonrası ise ( 2026 takvim yılı başına kadar) 40.000 TL olarak uygulanacaktır.
14/11/2024 tarih ve 32722 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 07/11/2024 tarih ve 7531 sayılı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair" Kanunun 22. Maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesine "İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” hükmünü haiz üçüncü fıkra eklenmiş; yine 7531 sayılı yasanın 29/2. Maddesinde anılan düzenlemenin yayın tarihinden itibaren uygulanacağı belirtilmiştir.
04/06/2025 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile, HMK'nin ek 1 inci maddesinin 2 inci fıkrası " 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” şeklinde değiştirilmiş, 3 üncü fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır.
Eldeki davada, davacı vekili, davacının lehtar ve hamili bulunduğu 17.227,20 TL bedelli çekin (...... Bankası,...... Şubesinin 31/10/2023 keşide tarihli çek) müvekkilinin pantolonunda çamaşır makinesinde yıkanıp parçalara ayrılarak kullanılamaz hâle geldiğini ileri sürerek, dava konusu çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; "Davacının talebinin, TTK'nin 757 ve devamı maddelerinde tanımlanan zayi hükümlerinin çekin tamamen yok olması hâlini değil, çekin hamilin rızası dışında elinden çıkması hâlini düzenlemesi nedeniyle, davacının bu madde hükümlerine dayalı olarak zayi nedeniyle çek iptali talep edemeyeceği ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/14159 Esas 2014/2328 karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.) anlaşılarak" gerekçesi ile, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bilindiği üzere, usûl hukuku alanında geçerli olan temel ilke, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesidir. Bu ilkenin benimsenmesinin nedeni ise usûl hükümlerinin kamu düzeni ile yakından ilgili olmasıdır.
Usûl kurallarının zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık kuralı ile birlikte dikkate alınması gereken diğer bir husus da yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, ilgili usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Çünkü bir usûl işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse tamamlanmış işlem geçerli olarak kalır. Buna karşılık bir usûl işlemi henüz tamamlanmamış ise yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir.
30/12/2024 tarihinde açılan davada, Mahkemece 04/06/2025 tarihinde verilen inceleme konusu karar, uyuşmazlık konusu olan 17.227,20 TL tutar istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından verildiği tarih itibarıyla kesindir.
Buna göre, davacının istinafına konu mahkeme kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan HMK'nin 341/2. maddesi gereğince, davacının istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, aynı Kanunun 352/1-b. maddesi gereğince istinaf dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar verilmesi gerektiği sonuca varılmıştır.
Bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 341. ve 352. maddeleri uyarınca usûlden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/689, K. 2025/663, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama