İçeriğe geç
AC

10429 Sayılı Yönetmelik: Resmî İstatistiklerde Gizli Veri Güvenliği ve İhlal Hâlinde Başvuru Yolları

22 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 71 görüntülenme Son güncelleme: 18 Ağustos 2026

Resmî istatistiklerde veri gizliliği ile gizli veri güvenliğine ilişkin usul ve esasları belirleyen 10429 sayılı Yönetmelik, hem veri toplayan kurumları hem de anket, idari kayıt veya işletme verisi yoluyla verisi işlenen kişi ve şirketleri ilgilendirir. Bu yazı, istatistiksel gizlilik kavramının kişisel veri korumasından farkı üzerinden ilerlemektedir.

İstatistiksel gizlilik ile kişisel veri koruması aynı şey değildir

Resmî istatistik üretiminde toplanan veriler, kural olarak yalnızca istatistiksel amaçla kullanılır ve kişi ya da işletme bazında üçüncü kişilere açıklanamaz. Bu ilke, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'ndaki genel korumadan iki noktada ayrışır:

  • Koruma yalnızca gerçek kişileri değil, tek tek ayırt edilebilir hâle gelen işletmeleri de kapsar.
  • Yasak, verinin ifşasının yanında idari veya adli bir işleme dayanak yapılmasını da hedefler; istatistik amacıyla verilen bilgi, denetim veya ceza işlemine gerekçe hâline getirilmemelidir.

Anonimleştirme ve dolaylı teşhis riski

Gizliliğin en zayıf noktası doğrudan kimlik bilgileri değil, dolaylı teşhistir. Küçük bir ilçede belirli bir sektörde faaliyet gösteren tek işletmenin verisi, adı yazılmasa dahi ayırt edilebilir hâle gelir. Bu nedenle yayımlanan tablolarda hücre gizleme, yuvarlama ve toplulaştırma gibi tekniklerin uygulanıp uygulanmadığı önem taşır. Veri sahibi bakımından pratik soru şudur: yayımlanan tablodan benim verim geri çıkarılabiliyor mu?

Bilimsel amaçlı erişim ve sınırları

Araştırmacılara veri erişimi sağlanması, gizliliğin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Erişim genellikle taahhütname, kontrollü ortam ve çıktı denetimi gibi katmanlarla sınırlandırılır. Araştırmacı tarafında en sık yapılan hata, erişilen mikro veriyi kendi cihazına kopyalamak veya proje kapsamı dışındaki bir çalışmada kullanmaktır; bu, taahhüt ihlali olmanın ötesinde hukuki sorumluluk doğurabilir.

İhlal hâlinde ne yapılabilir

  1. İhlalin kapsamı ve tarihi belgelenir; yayımlanan içerik tarihli biçimde kaydedilir.
  2. Verinin işlendiği kuruma yazılı başvuru yapılarak açıklama ve düzeltme talep edilir.
  3. Kişisel veri boyutu bulunuyorsa 6698 sayılı Kanun kapsamındaki başvuru ve şikâyet yolu değerlendirilir.
  4. Görevi gereği öğrenilen bilginin hukuka aykırı biçimde açıklanması hâlinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'ndaki ilgili suç tipleri bakımından ihbarda bulunulabilir.
  5. Doğan zarar somut ise tazminat talebi ayrıca ileri sürülür.

Bu metin, konuya genel bir bakış sunmak amacıyla hazırlanmıştır; hangi başvuru yolunun öncelikli olduğu, verinin türü ve ihlalin niteliği incelenerek belirlenmelidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla