3055 sayılı Kanun, Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanların ödenek ve yollukları ile temsil ödeneklerini düzenler. Yürütmenin en üst kademesindeki görevlilerin mali haklarının kanunla belirlenmiş olması, keyfî belirlemenin önüne geçmeyi ve harcamanın denetlenebilir kalmasını amaçlar.
Neden Kanunla Düzenlenir?
Yürütme organının kendi mali haklarını kendi işlemiyle belirlemesi, kuvvetler ayrılığı bakımından sorunlu olurdu. Bu nedenle üst düzey görevlilerin ödenekleri yasama organının iradesiyle tespit edilir. Böylece hem miktar hem de ödemenin türü, siyasi konjonktürden bağımsız ve önceden bilinebilir bir çerçeveye oturur.
Ödenek, Temsil Ödeneği ve Yolluk Ayrımı
Bu üç kavram sıkça karıştırılır; oysa hukuki nitelikleri farklıdır:
- Ödenek: Görevin karşılığı olarak düzenli biçimde yapılan temel ödemedir.
- Temsil ödeneği: Makamın gerektirdiği temsil faaliyetlerinin giderlerini karşılamaya yöneliktir ve göreve bağlıdır.
- Yolluk: Görev nedeniyle yapılan yer değiştirme ve seyahatin fiilî giderini karşılar; harcırah mevzuatının genel esaslarına tabidir.
Bu ayrım, vergi rejimi ve emeklilik hesabı bakımından da sonuç doğurur. Bir ödemenin ücret sayılıp sayılmaması, hangi kesintilere tabi olacağını doğrudan belirler.
Harcamanın Denetlenmesi
Kamu kaynağından yapılan her ödeme gibi bu kalemler de bütçe hukuku disiplinine tabidir. Denetim üç noktada işler:
- Ödemenin bütçede öngörülmüş bir tertibe dayanması gerekir.
- Gerçekleştirme görevlisi ile harcama yetkilisinin sorumlulukları ayrıdır.
- Sayıştay denetimi, mevzuata uygunluğu sonradan inceler ve kamu zararı tespit edebilir.
- Kesin hesap süreci, yasama organının bütçe üzerindeki denetimini tamamlar.
Görev Sona Erdiğinde
Bu ödemelerin göreve bağlı olması, görevin sona ermesiyle birlikte kural olarak sona ermeleri sonucunu doğurur. Görev sonrasına ilişkin haklar varsa, bunların ayrı bir kanuni dayanağı bulunmalıdır. Uygulamada tartışma çoğunlukla, görevin sona erdiği ay içindeki ödemelerin nasıl bölüneceği ve fazla yapılan ödemenin geri istenip istenemeyeceği üzerinde yoğunlaşır. İdarenin hatalı ödemeyi geri alma yetkisinin süreyle sınırlı olduğu, bu tartışmalarda gözden kaçırılmamalıdır.
Vatandaş Açısından Şeffaflık
Kanunla belirlenmiş ödeme kalemlerinin dayanağı Resmî Gazete'de yayımlanmış metinlerdir ve herkes tarafından incelenebilir. Uygulamaya ilişkin veriler bakımından ise bilgi edinme mevzuatı bir başvuru yolu sunar; ret hâlinde itiraz ve ardından idari yargı yolu işletilebilir.
Yukarıdaki açıklamalar tanıtıcı niteliktedir. Bütçe ve mali haklar alanındaki düzenlemeler her yıl güncellendiğinden, somut bir değerlendirme için yürürlükteki metinlere ve güncel hukuki görüşe başvurulması gerekir.