Yatırım destek programlarında en çok tartışma yaratan konu, programın kendisi değil sonradan yapılan değişikliklerdir. 3063 sayılı Karar, Cazibe Merkezleri Programı kapsamında yatırımların desteklenmesine ilişkin düzenlemeyi değiştirmektedir. Değişiklik kararları uygulamada tek başına okunamaz; ana karar metni, değişiklik ve varsa geçiş hükümleri birlikte değerlendirilmediğinde yatırımcı hangi rejime tabi olduğunu bilemez.
Değişiklik kararı nasıl okunmalı
Önce hangi maddelerin değiştiği, hangilerinin yürürlükten kaldırıldığı işaretlenir. Ardından değişikliğin yürürlük tarihi ile yatırımcının başvuru tarihi karşılaştırılır. Üçüncü adım, geçiş hükmünün bulunup bulunmadığıdır: devam eden başvuruların eski hükümlere göre sonuçlandırılacağına dair bir kural varsa tartışma büyük ölçüde kapanır; yoksa kazanılmış hak tartışması açılır.
Kazanılmış hak ile beklenen menfaat ayrımı
Hukuki güvenlik ilkesi, tamamlanmış hukuki durumları korur. Destek başvurusu onaylanmış, belge düzenlenmiş ve yatırımcı buna güvenerek harcama yapmışsa durum kazanılmış hakka yaklaşır. Buna karşılık henüz başvuru yapılmamış, yalnızca programdan yararlanma ümidi bulunan hâl korunan bir hak değil, beklenen menfaattir. İtiraz dilekçesinin gücü, dosyanın bu iki kategoriden hangisine girdiğini belgeyle göstermesine bağlıdır.
Başvuru zincirinde kırılma noktaları
- Yatırımın program kapsamındaki il ve sektör şartını karşıladığının belgelenmesi
- Destek unsurlarının ayrı ayrı talep edilmesi ve her biri için istenen evrakın tamamlanması
- Öngörülen sürede yatırıma başlanması ve ara bildirimlerin zamanında yapılması
- Yatırım tamamlandığında tamamlama işlemlerinin süresi içinde başlatılması
Desteğin geri alınması riski
Destekten yararlanan yatırımcı için asıl risk, desteğin verilmemesi değil sonradan geri istenmesidir. Taahhüt edilen istihdamın veya yatırım tutarının gerçekleşmemesi, tesisin devri ya da faaliyetin durdurulması geri alma sonucu doğurabilir. Geri alınan tutar kamu alacağı niteliği kazandığında 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilir. Bu nedenle taahhüt edilen rakamlar gerçekçi tutulmalı, gerçekleşmelerin her yıl kayıtla ispatlanabilir olması sağlanmalıdır.
Yukarıdaki değerlendirme genel niteliktedir. Destek kararının reddi veya geri alınması hâlinde başvuru ve dava sürelerinin kısa olması nedeniyle, tebliğ evrakı elinizdeyken hukuki görüş alınması önerilir.