Elektrik Üretim Anonim Şirketi, Türk Ticaret Kanunu anlamında sıradan bir anonim şirket gibi işlemez. Kamu iktisadi teşebbüsleri için öngörülen rejim uyarınca şirketin organları, sermayesi, faaliyet konusu ve karar alma usulü ana statü ile belirlenir. 3062 sayılı Karar da bu ana statüyü düzenlemektedir. Şirketle sözleşme yapan, arazi ilişkisi kuran veya işlemine karşı çıkan taraf açısından ana statü, kimin hangi işlemde yetkili olduğunu gösteren birincil metindir.
Ana statü hangi soruları cevaplar
Faaliyet konusunun sınırı, temsil ve imza yetkisinin dağılımı, yönetim kurulu ile genel müdürlüğün karar alanları, taşınmaz edinme ve elden çıkarma usulü ile bağlı ortaklık ilişkileri ana statüde yer alır. Bir sözleşmenin geçerliliği tartışıldığında ilk bakılacak yer, imzalayanın ana statüye göre o işlem için yetkili olup olmadığıdır.
Elektrik piyasası mevzuatı ile ilişki
Şirketin üretim faaliyeti, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve buna dayanan düzenlemelerle çizilen çerçeve içinde yürür. Lisans, üretim izni, sistem kullanım ve dengeleme ilişkileri bakımından muhatap düzenleyici kurumdur; ana statü ise şirketin iç işleyişini gösterir. Uygulamada iki katmanın karıştırılması, itirazın yanlış mercie yapılmasına yol açar: lisansa ilişkin bir uyuşmazlıkta muhatap düzenleyici kurum kararı, şirketin ticari işlemine ilişkin uyuşmazlıkta ise şirketin kendisidir.
Sözleşme ve ihale ilişkilerinde dikkat noktaları
- İşin kamu ihale mevzuatına mı, istisna rejimine mi tabi olduğu baştan tespit edilmelidir
- Şartname, sözleşme ve ekleri arasındaki öncelik sırası yazılı olarak netleştirilmelidir
- Fiyat farkı, teminat ve gecikme cezası hükümleri sözleşme metninden birebir izlenmelidir
- Yazışmalar kayıtlı biçimde yapılmalı, sözlü talimatla iş genişletmesinden kaçınılmalıdır
Uyuşmazlıkta yargı yolunun belirlenmesi
Yol ayrımı, işlemin niteliğine göre çizilir. Kamu gücüne dayanan tek yanlı işlemler idari yargıda iptal davasının konusudur ve dava süresi kısadır; buna karşılık ticari sözleşmeden doğan alacak, ayıp ve tazminat talepleri adli yargıda görülür. Süre kaybı çoğunlukla bu ayrımın geç yapılmasından kaynaklanır, çünkü idari yargıdaki süre işlerken adli yargıda dosya hazırlanmaktadır.
Bu metin yol gösterici bir çerçevedir; şirketin işlemine ilişkin somut bir uyuşmazlıkta belge seti ve tebliğ tarihleri incelenmeden strateji kurulmaması, mesleki destek alınması önerilir.