D-8 Uluslararası İcra Direktörlüğünün Türkiye'de yararlanacağı ayrıcalıklar, bağışıklıklar ve kolaylıklara dair 4528 sayılı kanun, bir uluslararası kuruluşun ülkemizdeki hukuki konumunu belirler. Bu düzenleme, kuruluşla sözleşme yapan şirketler, kuruluşta çalışanlar ve komşuluk ilişkisi içindeki üçüncü kişiler bakımından pratik sorular doğurur. Aşağıda bu sorular ele alınmıştır.
Bağışıklık Neyi Korur
Uluslararası kuruluşlara tanınan bağışıklıkların amacı, kuruluşa ayrıcalıklı bir konum sağlamak değil, görevini bağımsız biçimde yerine getirmesini güvence altına almaktır. Bu nedenle bağışıklık kural olarak kuruluşun resmî faaliyetleriyle bağlantılı işlem ve eylemleri kapsar. Kuruluş adına hareket eden kişilerin görev dışı kişisel işlemleri ise farklı değerlendirilir. Bu ayrım, uyuşmazlığın hangi yargı yerinde görüleceğini belirlediği için ilk aşamada netleştirilmelidir.
Sözleşme Yapmadan Önce Netleştirilecek Hususlar
- Uyuşmazlıkların hangi usulle çözüleceği, tahkim şartı bulunup bulunmadığı
- Uygulanacak hukukun sözleşmede açıkça gösterilip gösterilmediği
- Ödeme uyuşmazlığında başvurulabilecek mekanizmanın tanımlanmış olması
- Bağışıklıktan feragat edilmesine ilişkin bir hükmün yer alıp almadığı
- Teminat ve garanti düzenlemelerinin icra edilebilirliği
Feragat Meselesi
Bağışıklıklar mutlak değildir; ilgili kuruluş, yetkili organı aracılığıyla bağışıklığından açıkça feragat edebilir. Uygulamada belirsizlik çoğu zaman feragatin kapsamından doğar: yargılamaya ilişkin feragat, kararın icrasını kendiliğinden kapsamayabilir. Bu nedenle sözleşme müzakerelerinde feragat hükmünün hem yargılama hem icra aşamasını açıkça anması, sonradan yaşanacak tartışmayı önler.
Çalışanlar Bakımından Uyuşmazlık Çözümü
- İstihdam ilişkisinin hangi hukuka tabi olduğunu belirleyin.
- Kuruluş bünyesinde bir iç başvuru veya idari itiraz mekanizması olup olmadığını araştırın.
- İç mekanizmayı tüketmeden dış yola başvurmanın sonuçlarını değerlendirin.
- Yazışmalarınızı tarih ve muhatap bilgisiyle eksiksiz arşivleyin.
Üçüncü Kişilerin Talepleri
Kuruluşun faaliyetlerinden zarar gördüğünü ileri süren üçüncü kişiler bakımından yol, çoğu zaman doğrudan dava değil, öncelikle kuruluşa yazılı başvuru yapmak ve tazmin mekanizmasının işletilmesini istemektir. Bu başvuru aynı zamanda ileride açılacak bir davada iyi niyetin ve zararın zamanında bildirildiğinin kanıtı olur.
Bu açıklamalar genel çerçeve niteliğindedir. Uluslararası kuruluşlarla ilişkilerde uygulanacak usul, ilgili anlaşma metinlerine ve somut sözleşme hükümlerine göre değiştiğinden, adım atmadan önce metinlerin uzman incelemesinden geçirilmesi önerilir.