Manisa'da TEDAŞ lehine alınan 4548 sayılı acele kamulaştırma kararıyla karşılaşan maliklerin ilk sorusu genellikle aynıdır: nereye, kime karşı ve hangi süre içinde başvurulacak. Bu soru basit görünse de, kamulaştırma uyuşmazlıklarının aynı anda iki farklı yargı kolunda yürümesi nedeniyle sık sık yanlış cevaplanır. Dilekçenin yanlış mercie verilmesi hem zaman hem de çoğu zaman dava hakkı kaybı anlamına gelir.
İşlemin kendisine karşı: idari yargı
Acele kamulaştırma kararı bir Cumhurbaşkanı kararı olarak tesis edildiğinden, kararın iptali istemli davalar 2575 sayılı Danıştay Kanunu uyarınca ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da görülür. Burada tartışılan konu bedel değil, aceleliğin ve kamu yararının hukuka uygunluğudur. Dilekçede güzergâh seçiminin zorunluluğu, alternatif hat imkânı ve acele el koymayı gerektiren olağanüstü durumun bulunup bulunmadığı somut biçimde tartışılmalıdır.
Bedele ilişkin: adli yargı
Bedel tespiti ve tescil talebi ise taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. Bu yetki kesindir; malikin ikametgâhının başka ilde olması sonucu değiştirmez. Aynı şekilde el koyma talebi de aynı yer mahkemesine yapılır.
Yanlış merciye başvurunun sonucu
- İdari yargıda açılması gereken iptal davasının adli yargıda açılması hâlinde yargı yolu nedeniyle usulden ret kararı verilir
- Ret kararı verilene kadar geçen süre çoğu zaman dava açma süresini tüketir
- Bedel itirazının iptal dilekçesine yazılması, o talebin incelenmemesi sonucunu doğurur
- İdareye yapılan yazılı başvuruların cevapsız kalması ise ayrı bir süre hesabı gerektirir
Dilekçe hazırlarken ayrıştırılması gerekenler
- İşlemin hukuka aykırılığına dair iddialar tek bir başlıkta toplanır ve idari yargıya gider.
- Taşınmazın değerine, ağaçlara ve verim kaybına dair iddialar bedel dosyasında ileri sürülür.
- Tapu kaydındaki hata, hisse oranı ya da malik yanlışlığı gibi konular için ayrı tespit ve tashih yolları değerlendirilir.
- Yürütmenin durdurulması isteniyorsa telafisi güç zararın somut olarak açıklanması gerekir.
Süre yönetimi
2942 sayılı Kanun kamulaştırma işlemine karşı dava için özel bir süre öngörür; idari yargılama usulünde ise genel dava süresi uygulanır. Tebligatta gösterilen süre ile mevzuattaki süre farklı görünüyorsa, güvenli olan daima kısa olana göre hareket etmektir. Süre hesabı tebliğ tarihini izleyen günden başlar ve resmî tatile denk gelen son gün ilk iş gününe uzar.
Bu metin yol gösterici bir çerçevedir. Hangi talebin hangi mercie yöneltileceği, elinizdeki tebligatın türüne ve tarihine göre değiştiğinden, belgeleri bir avukata inceletmeden dilekçe vermemeniz önerilir.