İçeriğe geç
AC

4547 Sayılı Karar: Manisa Mahmutlar–Çataloluk Enerji Nakil Hattı Acele Kamulaştırmasında Bedel Tespiti ve El Koyma

15 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Enerji nakil hattı güzergâhında taşınmazı bulunan malikler durumu çoğu zaman ilk kez mahkemeden gelen bir tebligatla ya da arazide başlayan direk çalışmasıyla fark eder. 4547 sayılı kararla Manisa sınırlarında TEDAŞ Genel Müdürlüğü lehine yürütülen acele kamulaştırma da bu şekilde işler. Burada dikkat edilmesi gereken ilk nokta, hat güzergâhında çoğunlukla parselin tamamının mülkiyetinin değil, hattın isabet ettiği kesimde irtifak hakkı kurulmasının söz konusu olmasıdır. Bu ayrım hem bedelin hesabını hem de malikin elinde kalan kullanım imkânını doğrudan belirler.

Acele kamulaştırma normal kamulaştırmadan nerede ayrılır

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesine dayanan acele kamulaştırmada idare, satın alma ve uzlaşma aşamasını beklemeden doğrudan asliye hukuk mahkemesinden el koyma kararı ister. Mahkeme, bilirkişi marifetiyle tespit ettirdiği bedelin malik adına bankaya bloke edilmesi üzerine idareye el koyma yetkisi verir. Yani el koyma ile bedelin kesinleşmesi aynı an değildir; taşınmaza fiilen girildikten sonra da bedel tartışması sürer. Malikin bu aşamada susması, sonraki aşamada aleyhine sonuç doğurur.

Hat güzergâhında bedeli belirleyen somut unsurlar

  • Direk yerlerinin ve iletkenlerin salınım alanının parsel üzerindeki konumu
  • Arazinin sulu ya da kuru tarım niteliği; dikili ise ağaç türü, yaşı ve verim durumu
  • Güzergâhın parseli fiilen ikiye bölüp bölmediği ve tarımsal işletme bütünlüğüne etkisi
  • Hat nedeniyle yapılaşma ve tesis kurma imkânının kısıtlanıp kısıtlanmadığı

2942 sayılı Kanun kıymet takdirinde arazilerde net gelir yönteminin, arsalarda ise emsal satışların esas alınmasını öngörür. Bu verileri dosyaya taşımak malikin yararınadır; aksi hâlde rapor yalnızca yüzölçümü üzerinden şekillenir.

Keşif duruşması dosyanın kaderini belirler

Uygulamada en çok karşılaşılan kayıp, keşfe katılmamaktan doğar. Keşif sırasında ağaç sayımının yaptırılması, sulama tesisinin ve yolun gösterilmesi, komşu parsellerdeki satışların tutanağa geçirilmesi mümkündür. Keşifte söylenmeyen bir husus, sonradan yazılı itirazla telafi edilmeye çalışıldığında ek keşif gerektirir ve süreç uzar.

Aynı olayda yürüyen iki ayrı dosya

  1. Asliye hukuk mahkemesindeki acele el koyma ve ardından açılan bedel tespiti ile tescil dosyası
  2. Kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğunun tartışıldığı idari yargı dosyası

Bu iki süreç birbirinden bağımsız yürür ve süreleri de farklıdır. Bedel dosyasına katılmak, işlemin hukuka uygunluğunu kabul etmek anlamına gelmediği gibi; idari yargıda dava açmış olmak da bedel dosyasındaki keşfi ve raporu takip etme yükünü ortadan kaldırmaz.

Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeveyi tanıtmak içindir. Parselin niteliği, tapu kaydındaki şerhler ve tebligatın yapılış biçimi sonucu değiştirebileceğinden, dosyanızın kendi belgeleri üzerinden bir hukukçuyla değerlendirme yapmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla