Ayıplı mal veya ayıplı ifa iddiası, çoğu dosyada esasa girilmeden önce iki soruyla karşılaşır: bu uyuşmazlık hangi mahkemenin görev alanındadır ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu mudur? Yanlış verilen bu iki cevap, TBK ve HMK bakımından haklı olan tarafı bile usulden kaybettirebilir. Bu rehber, TBK, HMK ve TKHK ekseninde ayıp uyuşmazlıklarında görev, yetki ve arabuluculuk ilişkisini birlikte inceler.
Önce Sıfat: Tüketici mi, Tacir mi?
Ayıp iddiasının hukuki rejimi tarafların sıfatına göre değişir. Alıcı, malı mesleki veya ticari amaç dışında edinmişse uyuşmazlık tüketici mevzuatının kapsamına girer ve tüketici hakem heyeti ile tüketici mahkemesi ekseninde ilerler. İki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili bir alım söz konusuysa uyuşmazlık ticari nitelik kazanır ve asliye ticaret mahkemesi gündeme gelir. Bu ayrım yapılmadan yazılan bir dava dilekçesi, hem görev hem de dava şartı arabuluculuk bakımından hatalı bir yola girer.
Dava Şartı Arabuluculuk Hangi Hâlde Devrededir?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Ayıp nedeniyle bedel indirimi veya ödenen bedelin iadesi gibi talepler bu kapsamda değerlendirilirken, ayıplı malın değiştirilmesi ya da onarımı gibi talepler farklı bir nitelik taşıyabilir. Talep türleri aynı dilekçede birleştirildiğinde, arabuluculuk şartının hangi kalem için arandığı ayrıca ele alınmalıdır. Arabuluculuk aşaması atlanırsa dava usulden reddedilir; bu red, esas hakkında bir değerlendirme içermez ama zaman ve masraf kaybı yaratır.
Yetki: Davalının Yerleşim Yeri ve İfa Yeri
Genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olmasıdır. Sözleşmeden doğan davalarda ise sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de seçimlik olarak yetkilidir; teslimin yapıldığı yer, montajın gerçekleştiği yer veya hizmetin sunulduğu yer bu bakımdan incelenir. Sözleşmede yetki kaydı varsa, bu kaydın tarafların sıfatına göre geçerli olup olmadığı ayrıca denetlenmelidir. Yetki itirazının süresinde ve hangi mahkemenin yetkili olduğu gösterilerek yapılması gerekir.
Uzlaşma ile Dava Kararı Arasındaki İnce Çizgi
Arabuluculuk görüşmelerinde satıcının onarım veya değişim önerisi çoğu zaman cazip görünür. Buradaki asıl risk, görüşmeler uzarken ayıp ihbarına ve talep haklarına ilişkin sürelerin işlemeye devam etmesidir. İkinci risk, anlaşma tutanağının kapsamıdır: metin genel bir ibra ifadesi içeriyorsa, sonradan ortaya çıkan gizli ayıp için talep ileri sürmek güçleşir. Bu nedenle tutanakta hangi kalemlerin çözüldüğü, hangi hakların saklı tutulduğu tek tek yazılmalı; anlaşma sağlanamazsa dava açılacak tarih önceden belirlenmelidir.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel bilgi amaçlıdır. Sözleşme metniniz, faturanın düzenleniş biçimi ve ayıbın ortaya çıkış zamanı tabloyu değiştirebilir; işlem yapmadan önce dosyanıza özgü bir inceleme yaptırmanız faydalı olacaktır.