Ayıp iddiası çoğu sözleşme uyuşmazlığında geç gündeme gelir. Teslimden aylar sonra ileri sürülen bir eksiklik, karşı tarafın kullanım hatası savunmasıyla kolayca dengelenebilir. Bu nedenle asıl mesele ayıbın varlığı değil, ayıbın ne zaman ve nasıl bildirildiğinin ispatıdır. Bu rehber TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde ayıp iddiasında delil kurgusunu ele alır.
Gözden Geçirme ve Bildirim Külfeti
Teslim alan taraf, işin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz teslim edilen şeyi gözden geçirmek ve tespit ettiği ayıbı uygun sürede karşı tarafa bildirmekle yükümlüdür. Açık ayıplarda bu külfetin yerine getirilmemesi, teslim edilenin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Gizli ayıplarda ise süre, ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren değerlendirilir. Bildirimin noter aracılığıyla veya kayıtlı elektronik posta yoluyla yapılması, tarih tartışmasını baştan kapatır.
İspat Aracının Doğru Seçilmesi
- Sözleşme metni ve ekleri, teknik şartname ile birlikte tek dosyada toplanmalı
- Teslim tutanağı, tespit edilen eksiklikler yazılarak imzalanmalı
- Ayıp fiziki nitelikteyse mahkemeden delil tespiti talep edilmeli
- Onarım girişimleri ve masrafları faturayla belgelenmeli
- Yazışmalarda ayıbın tanımı her defasında aynı ifadeyle kullanılmalı
Senetle İspat Kuralını Atlamamak
Usul hukukumuz, belirli bir parasal sınırın üzerindeki hukuki işlemlerin senetle ispatını kural olarak zorunlu tutar; bu sınır her yıl güncellendiğinden dosya açılmadan önce teyit edilmelidir. Sınırın üzerindeki bir iddia yalnızca tanıkla ispatlanmaya çalışıldığında, iddia esastan incelenmeden sonuçsuz kalabilir. Karşı tarafın açık muvafakati veya delil başlangıcı sayılabilecek bir yazılı belge bulunması hâlinde tanık dinlenmesi mümkün olabilir; bu ihtimal dilekçede ayrıca gerekçelendirilmelidir.
Sulh Görüşmesi mi, Dava mı?
Karşı taraf onarım veya bedel indirimi teklif ediyorsa, teklifin kapsamı yazıya dökülmeden kabul edilmemelidir. Özellikle onarım vaadi, ayıp bildirimi süresini yeniden başlatan bir kabul niteliği taşıyabileceğinden, görüşme tutanakları saklanmalıdır. Uyuşmazlık tutarı düşük ve ilişkinin devamı ticari olarak değerliyse sulh makul bir çıkıştır. Ayıp sözleşmenin amacını boşa çıkaracak nitelikteyse, dönme ve tazminat talepleri birlikte kurgulanarak dava yolu tercih edilmelidir. Her hâlde sulh protokolüne, ödeme yapılmaması hâlinde uygulanacak sonucun yazılması gerekir.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Sözleşmenin türü, tarafların tacir olup olmaması ve teslim tarihi ispat rejimini değiştirir; adım atmadan önce belgelerinizi hukuki destekle gözden geçirmeniz önerilir.