İçeriğe geç
AC

Sözleşme Yorumu Zamanaşımı Savunmasını Nasıl Değiştirir? Risk Kontrol Listesi

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 69 görüntülenme Son güncelleme: 25 Ağustos 2026

Bir alacak talebiyle karşılaşan tarafın ilk baktığı savunma zamanaşımıdır. Ancak zamanaşımının kaç yıl olduğu sorusu, çoğu zaman ondan önce gelen bir soruya bağlıdır: bu ilişki hukuken hangi sözleşme tipidir? Aynı belge, satım sözleşmesi olarak yorumlandığında farklı, eser veya vekâlet ilişkisi sayıldığında farklı bir zamanaşımı rejimine tabi olabilir. Bu rehber, sözleşme yorumu ile zamanaşımı savunması arasındaki bu bağı ve uzlaşma görüşmelerinin süreye etkisini ele alıyor.

Önce Nitelendirme, Sonra Süre

Türk Borçlar Kanunu genel bir zamanaşımı süresi öngörür ve belirli ilişkiler için daha kısa süreler getirir. Bu nedenle taraflar arasındaki belgenin başlığı değil, edimlerin niteliği belirleyicidir. Uygulamada tartışma yaratan tipik durumlar şunlardır:

  • Bir işin yapılması mı, bir malın teslimi mi asli edim?
  • Sonuç taahhüdü var mı, yoksa özenle çalışma borcu mu üstlenilmiş?
  • Periyodik ödemeler tek bir borcun taksiti mi, dönemsel edim mi?
  • Belge bir çerçeve sözleşme mi, yoksa her siparişte ayrı sözleşme mi kuruluyor?

Sürenin Başlangıcı: En Çok Atlanan Nokta

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar. Vade kararlaştırılmışsa bu tarih nettir; kararlaştırılmamışsa muacceliyet için ihtar gerekebilir. Ayıp veya eksik ifa iddialarında ise ihbar külfetinin ayrı bir takvimi vardır ve bu takvim kaçırıldığında, zamanaşımı süresi dolmamış olsa bile talep hakkı zayıflar. Bu iki takvimin karıştırılması, dosyanın en sık görülen kayıp nedenidir.

Uzlaşma Görüşmeleri Süreyi Durdurur mu?

Taraflar arasında yürütülen yazışmalar, kendiliğinden zamanaşımını durdurmaz. Buna karşılık borcun ikrarı, kısmi ödeme veya teminat verilmesi gibi davranışlar zamanaşımının kesilmesi sonucunu doğurabilir. Bu nedenle uzlaşma sürecinde iki taraf da farklı bir dikkat göstermelidir:

  1. Alacaklı, görüşmeler uzarken süreyi izlemeli; anlaşma yakın görünse dahi dava veya takip yolunu takvimden düşürmemelidir.
  2. Borçlu, iyi niyetle yaptığı kısmi ödemenin süreyi yeniden başlatabileceğini bilerek yazışma dilini kurmalıdır.
  3. Her iki taraf da müzakere yazışmalarına, ikrar niteliğinde okunabilecek cümleleri istemeden yerleştirmemeye özen göstermelidir.
  4. Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk aşamasının süreye etkisi ayrıca gözetilmelidir.

Savunmayı Zamanında İleri Sürmek

Zamanaşımı hâkim tarafından resen dikkate alınmaz; def'i olarak ileri sürülmesi gerekir ve usul hukukunda bunun için tanınmış bir aşama vardır. Cevap dilekçesinde bu savunmanın açıkça yazılmaması, sonradan telafisi güç bir kayıp yaratır. Savunma ileri sürülürken alternatif olarak esasa ilişkin itirazların da korunması, savunmanın tek bir dayanağa bağlanmasını önler.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır; sözleşmenizin metni ve taraflar arasındaki yazışmalar, buradaki değerlendirmeleri somut olayda değiştirebilir. Alacak veya borç ilişkinizde süre tartışması doğduysa belgelerinizle birlikte hukuki görüş almanızı öneririz.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla