İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde Tazminat Hesabı: Talebi Zayıflatan Riskler ve Uzlaşma Kararı

26 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 25 Ağustos 2026

Sözleşmeye aykırılık davalarında dosyaların çoğu ihlalin varlığı tartışıldığı için değil, zararın hesaplanabilir biçimde ortaya konulamadığı için istenen sonucu vermez. TBK sisteminde borçlunun sorumluluğu kural olarak kabul edilse dahi, alacaklının zararını ve bu zarar ile ihlal arasındaki bağı somutlaştırması beklenir. Bu rehber, tazminat talebini hesap yönünden savunulabilir kılan kontrol adımlarını ve dosyanın sulh ile mi yoksa dava ile mi kapatılacağı kararını ele alır.

Hesabı Kurmadan Önce Zarar Kalemlerini Ayrıştırmak

Uygulamada en sık karışan nokta, farklı hukuki temellere dayanan kalemlerin tek bir rakama sıkıştırılmasıdır. Oysa her kalemin ispat yükü ve dayanağı farklıdır:

  • Fiilen uğranılan zarar: Yapılan ödemeler, boşa giden masraflar, ikame tedarikin ek maliyeti — faturayla belgelenebilir.
  • Yoksun kalınan kâr: Sözleşme düzgün ifa edilseydi elde edilecek kazanç — ticari defterler ve emsal iş hacmiyle desteklenmelidir.
  • Cezai şart: Sözleşmede kararlaştırılmışsa zarar ispatı gerektirmemesi yönüyle ayrı bir avantaj sağlar; ancak fahiş olduğu itirazına karşı hazırlık gerekir.
  • Temerrüt faizi: Başlangıç anı ihtar ya da sözleşmedeki vadeye bağlıdır; faizin işlemeye başladığı tarihin yanlış seçilmesi hesabın tamamını tartışmalı hale getirir.

İhtarname: Hesabın Görünmez Temeli

Tazminat hesabının pek çok kalemi, borçlunun temerrüde düştüğü ana bağlıdır. Bu nedenle ihtarnamenin içeriği yalnızca bir uyarı metni değil, hesaplamanın başlangıç noktasını sabitleyen bir belgedir. İhtarda talep edilen edimin açıkça tanımlanması, verilen sürenin belirli olması ve tebliğ tarihinin izlenebilir olması gerekir. Sonradan hazırlanan hesap tabloları, ihtarla tutarsızsa savunulabilirliğini kaybeder.

Karşı Tarafın Kullanacağı Üç Savunma ve Buna Karşı Hazırlık

  1. Zararın azaltılması yükümlülüğüne aykırılık: Alacaklının makul önlemleri almadığı ileri sürülür. Buna karşı ikame çözüm arayışının yazışmalarla belgelenmesi gerekir.
  2. Nedensellik bağının kopması: Zararın başka bir sebepten doğduğu iddia edilir. Olay akışının tarih sırasıyla kurulmuş bir kronolojisi bu savunmayı zayıflatır.
  3. Müterafik kusur: Alacaklının da kusuru bulunduğu savunulur ve tazminattan indirim istenir. Kendi ifa davranışınıza ilişkin kayıtlar bu noktada belirleyicidir.

Ticari İlişkiyi Sürdürerek Uzlaşmak mı, Dava Açmak mı?

Ticari uyuşmazlıkların önemli bölümünde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekir; bu aşama bir formalite değil, gerçek bir hesap müzakeresi imkânıdır. Uzlaşmayı rasyonel kılan durumlar: yoksun kalınan kârın ispatının zayıf olması, karşı tarafın ödeme gücünün sınırlı olması, ticari ilişkinin devamının değerli olması. Dava yolunu güçlendiren durumlar ise: cezai şartın açık ve geçerli olması, zararın belgelerle kolayca hesaplanabilmesi ve karşı tarafın müzakerede rakam vermemesidir. Uzlaşma metninde, hangi kalemlerden feragat edildiğinin tek tek yazılması ileride ikinci bir davayı önler.

Buradaki çerçeve genel bir yaklaşımı yansıtır. Sözleşme metninin kendi hükümleri, zamanaşımı ve ispat imkânları sonucu değiştirebileceğinden, hesap kurgusunun somut dosya üzerinde bir hukukçuyla birlikte oluşturulması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla