Taraflar bir sözleşme imzaladıktan sonra çoğu zaman iki noktada anlaşmazlığa düşer: edimin kusurlu ifa edildiği yönündeki ayıp iddiası ve sözleşme hükümlerinin ne anlama geldiğine ilişkin yorum farkı. TBK çerçevesinde bu iki başlık iç içe geçebilir; çünkü tarafların gerçekte neyi kararlaştırdığı, ayıbın var olup olmadığını belirlemede de rol oynar.
Sözleşme Nasıl Yorumlanır
Sözleşme yorumlanırken tarafların kullandığı sözcüklerin lafzına takılıp kalınmaz; gerçek ve ortak iradelerinin ne olduğu araştırılır. Sözleşme öncesi yazışmalar, teklif metinleri, tarafların sonraki davranışları ve ticari teamül bu iradeyi ortaya koymakta kullanılır. Belirsiz kalan hükümler, dürüstlük kuralı ışığında anlamlandırılır.
Ayıp İddiasının Şartları
Bir edimin ayıplı sayılması için, sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımaması ya da olağan kullanım için gerekli özellikleri karşılamaması gerekir. Burada sözleşmenin yorumu belirleyicidir; çünkü tarafların hangi nitelikleri kararlaştırdığı belirlenmeden ayıbın varlığı tespit edilemez. Bu yüzden yorum ve ayıp değerlendirmesi birlikte yürür.
Muayene ve Bildirim
- Teslim alınan edim uygun sürede gözden geçirilmelidir.
- Fark edilen ayıp, karşı tarafa gecikmeksizin bildirilmelidir.
- Gizli ayıplar ise ortaya çıktığında bildirilir.
- Bildirimin zamanı ve içeriği daha sonra ispat açısından önem taşır.
Uyuşmazlığın Delillendirilmesi
Bu tür çekişmelerde asıl sözleşme metni, ekleri, taraflar arasındaki tüm yazışmalar ve ifa sırasında düzenlenen tutanaklar belirleyicidir. Teknik nitelikteki ayıp iddialarında bilirkişi incelemesi gündeme gelir. Bildirim tarihlerinin ve zamanaşımı sürelerinin doğru hesaplanması, talebin esastan incelenip incelenmeyeceğini etkiler.
Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve somut hükümler sonucu değiştirebileceğinden, hak arayışına geçmeden önce belgelerinizle bir değerlendirme yaptırmanız faydalı olacaktır.