Satın alınan bir mal ya da hizmetin sözleşmeye aykırı çıkması, alıcıya bir dizi seçimlik hak tanır. Bu ayıp hükümleri TBK ve tüketici işlemlerinde TKHK çerçevesinde uygulanır; tazminatın hesabı ise somut zarara dayanır.
Ayıbın Türü ve İhbar Yükü
Ayıp; malın açıkça görülebilen bir kusuru olabileceği gibi, sonradan ortaya çıkan gizli bir kusur da olabilir. Alıcı, açık ayıpları teslim sonrası uygun sürede, gizli ayıpları ise ortaya çıktığında satıcıya bildirmekle yükümlüdür. İhbarın zamanında ve ispatlanabilir biçimde yapılması, hakların korunması açısından belirleyicidir.
Seçimlik Hakların İçeriği
- Sözleşmeden dönerek bedelin iadesini istemek
- Ayıp oranında bedelde indirim talep etmek
- Malın ayıpsız misliyle değiştirilmesini istemek
- Onarım masraflarının karşılanmasını talep etmek
Bu haklardan hangisinin kullanılacağı, malın niteliğine ve ayıbın ağırlığına göre değişir. Örneğin ayıp giderilemeyecek nitelikteyse dönme daha güçlü bir seçenek olur.
Tazminatın Hesabında Yaklaşım
Seçimlik haklara ek olarak, ayıp nedeniyle uğranan zararlar için tazminat istenebilir. Hesapta doğrudan zarar (onarım gideri, değer kaybı) ile dolaylı zarar (kullanım kaybı, ayıbın yol açtığı diğer masraflar) ayrılır. Zararın somut belgelerle ortaya konması, soyut talebe göre çok daha güçlüdür.
İspat ve Delil
Fatura, sözleşme, teslim tutanağı, fotoğraflar ve gerekiyorsa bilirkişi/teknik rapor, ayıbın varlığını ve boyutunu gösterir. Uyuşmazlık yargıya taşındığında bu belgeler HMK ispat kuralları çerçevesinde değerlendirilir.
Her ayıp dosyası, malın niteliği ve zararın kapsamına göre farklı bir yol gerektirir. Somut durumunuzda hangi seçimlik hakkın lehinize olduğunu bir hukukçuyla değerlendirmeniz yerinde olur.