İçeriğe geç
AC

Haksız Fiil Tazminatında İspat Kurgusu ve Arabuluculuk Aşamasının Kullanımı

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Haksız fiilden doğan tazminat dosyalarında sonuç, çoğu zaman dava açılmadan önceki haftalarda belirlenir. Olayın hemen ardından sabitlenmeyen kayıtlar sonradan tamamlanamaz; buna karşılık uzlaşma görüşmesinde yapılan bir hata, dava aşamasındaki hareket alanını daraltır. Bu nedenle delil toplama ile arabuluculuk takvimi birlikte planlanmalıdır.

Dört unsuru ayrı ayrı belgelemek

TBK'nın haksız fiil düzenlemesi, birbirinden bağımsız olarak ispatlanması gereken unsurlar öngörür: hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve fiil ile zarar arasındaki illiyet bağı. Dilekçelerde en sık atlanan halka illiyet bağıdır. Zararın varlığı belgelense bile, o zararın davalının eyleminden doğduğunu gösteren ara kayıtlar yoksa dosya eksik kalır. Olay yeri tespiti, kolluk tutanağı, kamera kaydı ve tanık listesi bu halkayı kuran unsurlardır.

Zararı hesaplanabilir hâle getirmek

Talep edilen miktarın nasıl bulunduğu dilekçeden anlaşılmalıdır. Maddi zararda onarım faturası, ekspertiz raporu, kazanç kaybını gösteren bordro veya işletme kayıtları; bedensel zararda sağlık kurumu kayıtları ve tedavi giderleri belgelenir. Miktarın başlangıçta tam olarak belirlenemediği hâllerde belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin bilinçli yapılması gerekir; bu tercih faiz başlangıcını ve harç yükünü doğrudan etkiler.

Arabuluculuk masasında ne söylenir

Uyuşmazlığın ticari nitelikte olup olmadığına göre dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir; bu koşul yoksa da taraflar ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir. Arabuluculuk sürecindeki beyanların gizliliği ve sonraki yargılamada delil olarak kullanılamaması kural olsa da, sürecin kendisine ilişkin tutanaklar dosyanın parçasıdır. Bu nedenle son tutanağın hangi tarafın hangi gerekçeyle anlaşmadığını gösterecek şekilde tutulması, ilerideki vekâlet ücreti ve yargılama gideri tartışmalarında önem taşır.

Usul hatalarının dosyaya etkisi

  • Dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadan dava açılması ve dosyanın usulden reddi
  • Son tutanağın dilekçeye eklenmemesi nedeniyle kesin süre verilmesi
  • Zamanaşımı süresinin fiilin öğrenildiği an yerine olay tarihinden hesaplanması
  • Tanık listesinin süresinde verilmemesi ve delil listesiyle bağlılık kuralının gözden kaçması
  • Islah hakkının rapor sonrası kullanılmaması

Bu metin genel bilgi vermek için hazırlanmıştır. Zararın türü ve tarafların sıfatı usul yolunu değiştirebileceğinden, başvuru öncesinde somut olayın hukuki nitelendirmesi için destek alınması uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla