Ayıplı mal veya işten kaynaklanan uyuşmazlıklarda dosyanın kaderini çoğu zaman ayıbın varlığı değil, ayıbın nasıl ve ne zaman bildirildiği belirler. TBK alıcıya gözden geçirme ve bildirim külfeti yükler; bu külfet yerine getirilmediğinde ayıp kabul edilmiş sayılabilir. Aşağıda ihbar mekanizmasının doğru kurulması ve karşı tarafın reddi halinde izlenecek yol ele alınmaktadır.
Gözden Geçirme ve Bildirim: İki Ayrı Yükümlülük
Teslim alınan mal, işin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirilmelidir. Bu incelemede fark edilebilecek nitelikteki açık ayıp için bildirim gecikmeye tahammül etmez. Buna karşılık ancak kullanımla veya teknik inceleme sonucu ortaya çıkan gizli ayıp bakımından bildirim külfeti, ayıbın ortaya çıktığı andan itibaren doğar. Bu ayrım yapılmadan gönderilen bir ihbar, ya erken olduğu için içeriksiz kalır ya da geç kaldığı gerekçesiyle sonuç doğurmaz.
İhbarın İspatlanabilir Olması
- Bildirimin tarihi ve içeriği sonradan tartışılamayacak bir kanalla gönderilmesi
- Ayıbın somut olarak tarif edilmesi; “ürün bozuk” yerine hangi parçanın hangi koşulda nasıl davrandığı
- Ayıbın tespit edildiği ana ilişkin fotoğraf, ölçüm veya servis kaydı
- Seçimlik hakkın belirtilmesi: onarım, değişim, bedelden indirim veya sözleşmeden dönme
- Karşı tarafa makul bir cevap ve giderim süresi tanınması
Seçimlik Hakkın Erken Belirlenmesi
Ayıp bildiriminde hangi hakkın kullanıldığının yazılması, sonraki aşamada talep değişikliği tartışmasını önler. Sözleşmeden dönme talebi ile bedel indirimi talebinin ispat yükü ve hesaplama yöntemi farklıdır; ikisini aynı anda ana talep olarak yazmak yerine, biri asıl diğeri terditli talep olarak kurgulanmalıdır. Satıcının ağır kusuru veya ayıbı gizlemesi söz konusuysa, zamanaşımı savunmasının ileri sürülemeyeceği ayrıca vurgulanmalıdır.
Usule Aykırı İşlem Riski
Bu tür dosyalarda en sık görülen hata, uyuşmazlığın aylarca yalnızca çağrı merkezi görüşmeleriyle yürütülmesidir. Telefonla yapılan bildirimler ispatlanamadığı için, süre tartışmasında hiç yapılmamış gibi sonuç doğurur. İkinci hata, uyuşmazlığın niteliğine göre yanlış mercîye gidilmesidir: alıcının tüketici sıfatı varsa TKHK kapsamındaki yol, ticari nitelikteki alım–satımda ise genel mahkeme yolu işler ve bu yollar arasında usul kuralları farklılaşır. Üçüncüsü, delil tespiti yaptırılmadan ayıplı ürünün onarıma verilmesi veya iade edilmesidir; bu durumda ispat aracı fiilen ortadan kalkar.
Ret Cevabından Sonra Dosyayı Yeniden Kurmak
Karşı taraf ayıbı reddettiğinde, aynı iddiayı tekrarlamak yerine ret gerekçesini hedef alan bir teknik dayanak oluşturmak gerekir. HMK kapsamında dava açılmadan önce delil tespiti istenmesi, ürünün mevcut hâlinin bağımsız biçimde kayıt altına alınmasını sağlar ve sonraki yargılamada tartışmayı daraltır.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Ayıp bildiriminde sürenin başlangıcı ürünün ve kullanımın niteliğine göre değiştiğinden, bildirim metnini göndermeden önce hukuki görüş almanız faydalı olur.