İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde Yorum Kuralları: Yetki Kaydı, Görevli Mahkeme ve İhtarın Tebliğ Tarihi

25 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 70 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların büyük bölümü, tarafların aynı maddeyi farklı okumasından çıkar. Bu nedenle bir ihlal iddiası ileri sürülmeden önce cevaplanması gereken soru şudur: sözleşme hangi anlamda yorumlanacak ve bu yorumu hangi mahkeme yapacak? Sözleşme yorumu ile merci seçimi bu dosyalarda iç içedir.

Yorumun Başlangıç Noktası: Ortak İrade

TBK sistemi, sözleşmenin yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesini esas alır; kullanılan yanlış sözcükler bu iradeyi değiştirmez. Bu ilke pratikte şu anlama gelir: sözleşme metni kadar, sözleşme öncesi yazışmalar, taslak değişiklikleri, fiyat teklifleri ve tarafların sözleşmeyi yıllarca nasıl uyguladığı da anlam tespitinde kullanılır. Muğlak bir teslim veya ifa kaydı, tarafların önceki uygulamasıyla netleşebilir.

Belirsizlik Kimin Aleyhine Yorumlanır?

Metni hazırlayan tarafın, belirsiz bıraktığı hükümden yararlanmaması beklenir. Genel işlem koşulu niteliğindeki, üzerinde ayrı ayrı görüşülmemiş standart maddelerde bu yaklaşım daha da belirgindir. İlişki tüketici işlemi niteliğindeyse TKHK ekseninde haksız şart denetimi devreye girer ve tüketici aleyhine dengesizlik yaratan hükümler bağlayıcı olmayabilir.

Görev ve Yetki: Kayıt Her Zaman Geçerli Değildir

Sözleşmeye konulan yetki kaydı, ancak tarafların tacir ya da kamu tüzel kişisi olması hâlinde kural olarak sonuç doğurur. Karşı taraf tüketici konumundaysa böyle bir kayda dayanılamaz ve dava, tüketicinin yerleşim yeri mahkemesinde görülebilir. Yetki kaydı yoksa HMK çerçevesinde genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmeden doğan davalarda ifa yeri mahkemesi de seçimlik olarak gündeme gelir. İfa yerinin sözleşmede açıkça yazılmaması, bu seçeneği tartışmalı hâle getirir.

Temerrüt ve İhtarın Tebliğ Tarihi

Sözleşme ihlaline bağlanan sonuçların çoğu, karşı tarafın temerrüde düşürülmesine bağlıdır. Bu noktada kritik olan, ihtarın gönderildiği tarih değil tebliğ edildiği tarihtir. Tebligat gecikirse, verilen ek süre de sonraki fesih ya da dönme beyanı da erken sayılabilir.

  • İhtarname sözleşmede yazılı adrese gönderilmeli, adres değişikliği bildirimi dosyada saklanmalıdır.
  • Tebliğ şerhi alınmadan ek süre hesaplaması yapılmamalıdır.
  • Elektronik yolla yapılan bildirimlerde, sözleşmenin bu yöntemi kabul edip etmediği kontrol edilmelidir.
  • Fesih beyanı, ek sürenin dolduğu tarihten sonra ve ayrı bir yazıyla iletilmelidir.

Dava Dilekçesinde Yorumu Delillendirmek

Yorum tartışmasında en güçlü delil, tarafların kendi davranışıdır. Faturalar, teslim tutanakları, kabul yazıları ve önceki dönem ödemeleri, iddia edilen anlamı destekleyecek biçimde kronolojik olarak sunulmalıdır. Bilirkişi incelemesi gerekecek dosyalarda, incelenmesi istenen soruların dilekçede tek tek yazılması sonucu netleştirir.

Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve ihtarın tebliğ şekli sonucu değiştirebileceğinden, fesih ya da dava adımı atılmadan önce metnin hukuken gözden geçirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla