Sözleşmeye aykırılık iddiasında iki soru aynı anda cevap bekler: dava nerede açılacak ve talep nasıl hesaplanacak? İkisi de dilekçe yazılmadan önce çözülmesi gereken sorulardır, çünkü yanlış yer mahkemesi aylık, yanlış hesap ise kalıcı kayıp doğurur. TBK ve HMK ekseninde, tüketici ilişkilerinde TKHK devreye girdiğinde tablo yeniden kurulur.
Genel Yetki ve İfa Yeri Mahkemesi
Kural olarak dava davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Sözleşmeden doğan davalarda buna ek olarak sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. İfa yeri sözleşmede açıkça belirlenmemişse, borcun niteliğine göre kanundaki tamamlayıcı kurallara bakılır. Para borçlarında ifa yerinin nasıl belirlendiği, uygulamada yetki tartışmasının en sık kaynağıdır; bu nedenle sözleşmede ödeme yerinin yazılı olması sonradan çıkacak tartışmayı baştan kapatır.
Yetki Sözleşmesi Kimler Arasında Geçerli
Tarafların belirli bir mahkemeyi yetkili kılan anlaşması, ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında ve kesin yetki hâllerinin dışında geçerlidir. Taraflardan biri tüketici ise böyle bir kayıt onu bağlamaz; tüketici, kendi yerleşim yerindeki mercie başvurabilir. Matbu sözleşmelerdeki yetki kaydına bakarak dava açmadan önce tarafların sıfatının tespit edilmesi gerekir.
Tazminat Kalemlerini Ayrıştırmak
Talep yazılırken fiilî zarar, yoksun kalınan kazanç ve varsa cezai şart ayrı kalemler olarak gösterilmelidir. Cezai şart kararlaştırılmışsa, bunun yanında aşkın zararın da istenip istenemeyeceği sözleşme metnine ve kanuni düzenlemeye göre değerlendirilir. Zararı doğuran ihlalin hangi edimle ilgili olduğu ve zararın hangi tarihte gerçekleştiği, faiz başlangıcı bakımından ayrıca not edilmelidir.
Temerrüt İhtarının Tebliğ Tarihi Neden Kritik
Borçlunun temerrüde düşürülmesi çoğu hâlde ihtara bağlıdır ve ihtarın hüküm doğurduğu an, karşı tarafa ulaştığı andır. İhtarın gönderildiği tarih değil tebliğ edildiği tarih esas alınır. Tebligatın eski adrese yapılması veya iade dönmesi hâlinde temerrüdün başlangıcı tartışmalı hâle gelir ve faiz talebinin bir kısmı reddedilebilir. Bu nedenle ihtar öncesinde karşı tarafın sicil ve adres kayıtlarının güncelliği kontrol edilmelidir.
Belirsiz Alacak mı Kısmi Dava mı
- Alacağın miktarı dava açılırken tam olarak belirlenebiliyorsa belirsiz alacak davası şartları oluşmayabilir
- Kısmi dava tercih edildiğinde, saklı tutulan kısım açıkça yazılmalıdır
- Talep artırımının hangi aşamada yapılabileceği baştan planlanmalıdır
- Zamanaşımı, dava değeri değil talep edilen kalem üzerinden değerlendirilmelidir
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı sonucu doğrudan etkileyeceğinden, talebin kurgusu için hukuki değerlendirme alınması yerinde olacaktır.