İçeriğe geç
AC

Tazminat Hesabında Görevli Mahkeme ve Talep Türünün Seçimi

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Tazminat davalarında sonucu belirleyen iki teknik tercih vardır: talebin hangi mahkemeye götürüleceği ve hesabın hangi dava türüyle ileri sürüleceği. TBK, HMK ve TKHK ekseninde hazırlanan bu rehber, tazminat hesabını bu iki eksende ele alıyor; çünkü doğru hesaplanmış bir zarar bile yanlış kurgulanmış bir taleple eksik tahsil edilebilir.

Zarar Kalemlerinin Ayrıştırılması

Hesap yapılmadan önce zararın niteliği belirlenmelidir. Fiili zarar, yoksun kalınan kar, iş göremezlik kaybı ve manevi zarar farklı ispat araçlarıyla ortaya konur ve farklı faiz başlangıçlarına tabi olabilir. Sözleşmeden doğan sorumlulukla haksız fiil sorumluluğu arasındaki ayrım da hem zamanaşımını hem ispat yükünü değiştirir. Aynı olay her iki temele de dayandırılabiliyorsa, dilekçede terditli olarak ileri sürülmesi düşünülebilir.

Dava Türü Tercihi: Belirsiz Alacak, Kısmi ve Tam Dava

  • Zararın miktarı davanın açıldığı anda belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası gündeme gelir; ancak bu şartın gerçekten var olduğu gerekçelendirilmelidir.
  • Kısmi dava, harç yükünü hafifletir fakat bakiye alacak için ıslah veya ek dava gerektirir.
  • Tam eda davasında miktar baştan bellidir; fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması ayrıca yazılmalıdır.
  • Yanlış seçilen dava türü, faiz başlangıcının geç tarihe kaymasına yol açabilir.

Görevli Mahkemenin Belirlenmesi

Tazminat talebinin muhatabı ve ilişkinin niteliği görevi belirler. Tüketici işleminden doğan talepler tüketici mahkemesinde, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde, bunların dışında kalanlar asliye hukuk mahkemesinde görülür. Miktarın büyüklüğü görevi değiştirmez; belirleyici olan ilişkinin hukuki niteliğidir. Tüketici uyuşmazlıklarında ayrıca belirli parasal sınırın altındaki taleplerin hakem heyetine götürülmesi zorunluluğu gözden kaçırılmamalıdır.

Yetki ve Faiz Kurgusu

Genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeridir. Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer, haksız fiilde ise fiilin işlendiği veya zararın doğduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Faiz bakımından temerrüdün ne zaman doğduğu belirleyicidir; ihtarname çekilmişse tebliğ tarihi, çekilmemişse çoğu halde dava tarihi esas alınır. Bu nedenle dava öncesi gönderilen ihtar, yalnızca bir uyarı değil, hesabın başlangıç noktasını sabitleyen bir belgedir.

Sulh Teklifi Karşısında Değerlendirme

Karşı tarafın sunduğu teklif değerlendirilirken yalnızca anapara değil, işlemiş faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti de karşılaştırmaya katılmalıdır. Zarar henüz gelişimini tamamlamamışsa, örneğin tedavi süreci sürüyorsa, kapsamlı bir ibra metni imzalamak ileride doğacak kalemleri kapatır. Bu durumda kısmi ödeme kabul edilip bakiye için hakkın saklı tutulduğu açıkça yazılmalıdır. Görüşmelerin uzaması zamanaşımını durdurmaz.

Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar. Zararınızın yapısı ve sözleşmenizin hükümleri hesabı bütünüyle değiştirebileceğinden, dava dilekçenizi hazırlamadan önce hesap kurgusunu bir hukukçuyla birlikte oluşturmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla