Sözleşmeden doğan alacaklarda en çok tartışılan iki konu, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve sözleşme hükmünün nasıl yorumlanacağıdır. Bu iki eksen çoğu zaman iç içe geçer; çünkü zamanaşımının başlangıcı, tarafların sözleşmeyle neyi kararlaştırdığına bağlıdır.
Zamanaşımı Süresi Ne Zaman İşler?
TBK, farklı alacak türleri için farklı süreler öngörür ve sürenin başlangıcını alacağın muaccel olduğu ana bağlar. Bu nedenle uyuşmazlıkta asıl soru çoğu kez sürenin uzunluğu değil, hangi tarihte başladığıdır. Tüketici işlemlerinde ise TKHK'nın özel hükümleri devreye girebilir.
Sözleşme Yorumu Süreyi Nasıl Değiştirir?
Bir hükmün vade, ifa veya temerrüt açısından farklı yorumlanması, muacceliyet tarihini ve dolayısıyla zamanaşımının başlangıcını kaydırır. Tarafların gerçek iradesi araştırılırken sözleşme metniyle birlikte yazışmalar, faturalar ve ödeme geçmişi dikkate alınır.
Delil Eksikliği Neden Belirleyici?
Zamanaşımının kesildiğini veya sürenin geç başladığını iddia eden taraf bunu ispatla yükümlüdür. Aşağıdaki belgelerin eksikliği, esasen haklı bir alacağı bile savunmasız bırakabilir:
- Borcun ikrar edildiğini gösteren yazışma veya ödeme kaydı
- İhtar, ihtarname ve tebliğ tarihlerini kanıtlayan belgeler
- Sözleşmenin uygulanış biçimini gösteren cari hesap ve fatura akışı
Uygulama Yol Haritası
- Alacağın muaccel olduğu an, sözleşme ve edim akışı üzerinden belirlenir.
- Zamanaşımını kesen veya durduran işlemler tarih sırasıyla listelenir.
- Yorum tartışması varsa, tarafların iradesini gösteren delil ayrı toplanır.
Sonuç
Zamanaşımı def'i, HMK usulü içinde doğru zamanda ileri sürülmezse dinlenmeyebilir. Her sözleşme kendi metni ve uygulaması içinde okunması gerektiğinden, sürenin başlangıcı ve kesilme iddiaları için somut olaya özgü hukuki değerlendirme almanız yerinde olur.