Tazminat taleplerinde hesabın büyüklüğü kadar, o hesabın hangi tarih aralığı için yapılabileceği de belirleyicidir. Zamanaşımı defi ileri sürüldüğünde, iyi hazırlanmış bir bilirkişi hesabı bile geçmişe dönük olarak büyük ölçüde eriyebilir. Bu rehber, Türk Borçlar Kanunu ve tüketici mevzuatı çerçevesinde sürenin ne zaman işlemeye başladığını, neyin süreyi kestiğini ve gecikmiş ihtarnamenin hesabı nasıl etkilediğini ele alır.
Başlangıç Anı: Öğrenme mi, Fiil mi
Haksız fiile dayanan taleplerde süre, zarar görenin zararı ve sorumlusunu öğrendiği andan itibaren işlemeye başlar; her hâlde fiilin üzerinden geçecek daha uzun bir üst sınır da vardır. Sözleşmeden doğan alacaklarda ise başlangıç, alacağın muaccel olduğu andır. Bu ayrım kritiktir: aynı olay hem sözleşmeye hem haksız fiile dayandırılabiliyorsa, hangi hukuki sebebe dayanıldığı doğrudan hesabın kapsamını değiştirir.
Sürekli Zarar ve Dönemsel Alacaklar
Zarar tek seferde değil, dönemler hâlinde doğuyorsa her dönem için ayrı bir başlangıç söz konusu olabilir. Bu yapıdaki dosyalarda hesap tablosu, tek bir toplam rakam yerine dönem dönem satırlara ayrılmalıdır. Böylece zamanaşımına uğradığı iddia edilen kısım ile ayakta kalan kısım açıkça görünür ve savunma tüm talebi birden düşüremez.
Süreyi Kesen ve Durduran Sebepleri Belgeleyin
- Borçlunun borcu ikrar eden yazılı veya elektronik beyanları
- Yapılan kısmî ödemeler ve bunlara ilişkin dekontlar
- Başlatılan icra takibi ve takip tarihini gösteren belgeler
- Açılan dava veya ileri sürülen def'i ile ilgili dosya kayıtları
- Arabuluculuk sürecine başvuru tarihini gösteren tutanaklar
Bu belgeler dosyada varsa bile, tarihleriyle birlikte tabloya işlenmediğinde duruşmada işe yaramaz. Kesme sebebini ileri süren taraf, onu ispatla yükümlüdür.
İhtarnamenin Geç Tebliği Neyi Değiştirir
İhtarname, temerrüt anını ve dolayısıyla faiz başlangıcını belirlediği için hesabın omurgasıdır. Gönderim tarihi ile tebliğ tarihi arasındaki fark, uzun süreli alacaklarda önemli bir faiz farkı yaratır. Adresin hatalı yazılması veya muhatabın adreste bulunamaması nedeniyle tebligatın gecikmesi hâlinde, ihtarın hangi tarihte hüküm doğurduğu tartışmalı hâle gelir. Bu nedenle tebliğ evrakının aslı ve şerhleri mutlaka dosyaya konulmalıdır.
Dava Türü Seçiminin Hesaba Etkisi
Alacağın miktarı baştan tam olarak belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası, belirlenebiliyor ancak bir kısmı talep ediliyorsa kısmî dava gündeme gelir. Bu tercih, HMK çerçevesinde yapılacak ıslah veya talep artırımının zamanaşımı bakımından sonucunu doğrudan etkiler. Tüketici işlemlerinden doğan taleplerde ise TKHK kapsamındaki özel düzenlemeler ve başvuru mercii ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; sürenin başlangıcı çoğu zaman dosyadaki tek bir belgenin tarihine bağlı olduğundan, hesabınızı dava öncesinde bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz yararınıza olur.