Alacak dosyalarında en pahalı hata, hakkın varlığına ilişkin değil sürenin işlemesine ilişkin olandır. Zamanaşımı, borcu ortadan kaldırmaz ama ileri sürüldüğünde alacaklıyı talep edemez hale getirir. Bu rehber, TBK, HMK ve TKHK ekseninde ihbar-ihtar-dava zincirinin zamanaşımı karşısında nasıl kurulacağını ele alır.
Hangi Süre, Hangi Alacak?
Türk Borçlar Kanunu genel bir zamanaşımı süresi öngörür; kira bedeli, faiz gibi dönemsel edimler ile bazı meslek gruplarının alacakları için daha kısa süreler uygulanır. Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde ise zararın ve failin öğrenilmesine bağlı bir süre ile fiil tarihinden işleyen üst sınır birlikte gözetilir. Dosya açılırken ilk yapılacak iş, alacağın hangi kategoriye girdiğini yazılı olarak belirlemektir.
Sürenin Başladığı An
Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar. Vadesi belirli sözleşmelerde bu an vadedir; vadesi belirli olmayan borçlarda ise alacaklının ihtarıyla temerrüt doğar. Bu nedenle ihtar, yalnızca borçluyu uyarmakla kalmaz; sürenin ve faizin başlangıcını da belirler. İhtar metninde tutarın, dayanağın ve ödeme süresinin açıkça yazılması bu işlevi güvence altına alır.
Kesilme ile Durma Arasındaki Fark
- Borçlunun borcu ikrar etmesi veya kısmi ödeme yapması süreyi kesebilir; bu durumda süre baştan işlemeye başlar
- Dava açılması ya da icra takibi başlatılması da kesme sonucu doğurabilir
- Buna karşılık salt yazışma yapmak, her zaman kesme sonucu doğurmaz
- Durma hallerinde ise süre işlemez ama sıfırlanmaz; engel kalkınca kaldığı yerden devam eder
- Bu ayrım yapılmadan yapılan hesaplar, dosyada en sık görülen yanlıştır
Belge Düzenini Kurmak
- Sözleşme, sipariş, irsaliye ve fatura tarihleri tek tabloya alınır.
- Yapılan her ödeme, tarihi ve tutarıyla eşleştirilir.
- Borç ikrarı sayılabilecek her yazışma ayrı klasöre konulur.
- İhtarın gönderim ve tebliğ tarihi tebliğ şerhiyle birlikte saklanır.
- Zamanaşımı bitiş tarihi hesaplanır ve öncesine iki kontrol günü konulur.
Tebligat Gecikmesi Nasıl Zarar Verir?
İhtarın gönderilmiş olması yetmez; ulaştığının ispatlanabilmesi gerekir. Borçlunun adresi güncel değilse ya da tebliğ şerhi alınmamışsa, temerrüdün ne zaman doğduğu tartışmalı hale gelir ve faiz talebi zayıflar. Tacirler arası ilişkilerde noter, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta gibi kanalların tercih edilmesi bu riski azaltır.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Zamanaşımı süresi alacağın türüne göre değiştiğinden, ihtar çekmeden ya da takip başlatmadan önce dosyanızın bir hukukçu tarafından incelenmesi gerekir.