İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Alacakta Zamanaşımı: Delil ve Süre Planı

13 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 102 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Alacak dosyalarında sonucu belirleyen tek şey borcun varlığı değildir; borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığı da en az onun kadar önemlidir. Türk Borçlar Kanunu, HMK ve tüketici işlemleri bakımından TKHK ekseninde bu yazı, zamanaşımı savunmasının nasıl kurulduğunu ve hangi delillerin süreyi etkilediğini anlatır.

Sürenin İşlemeye Başladığı An

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu, yani istenebilir hâle geldiği anda işlemeye başlar. Vadeli işlemlerde vade tarihi, ihbara bağlı borçlarda ihbarın yapılabildiği ilk gün esas alınır. Sözleşmede taksit öngörülmüşse her taksit için ayrı bir başlangıç söz konusu olabilir. Bu ayrımın yapılmaması, tamamı zamanaşımına uğramış görünen bir alacağın aslında bir kısmının hâlâ dava edilebilir olduğunun gözden kaçmasına yol açar.

Genel Süre ve İstisnalar

Borçlar hukukunda kural olarak on yıllık süre uygulanır; kanunda özel olarak sayılan kira bedeli, ücret ve benzeri dönemsel edimler ile bazı alacaklar için beş yıllık süre öngörülmüştür. Hangi kalemin hangi süreye tabi olduğu, sözleşmenin adına değil edimin niteliğine göre belirlenir. Bu yüzden dosyada talep kalemleri tek tek ayrıştırılmalı, her birinin yanına kendi süresi yazılmalıdır.

Süreyi Kesen ve Durduran Deliller

  • Borçlunun borcu ikrar eden yazışması veya kısmi ödemesi
  • Usulüne uygun başlatılmış icra takibi ve tebliğ belgesi
  • Dava açılması ve dosyanın işlemden kaldırılmadığını gösteren kayıtlar
  • Teminat verilmesi ya da yeni bir ödeme planı üzerinde anlaşılması

Savunma Olarak İleri Sürülmesi ve Tebligat Riski

Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlunun bunu usulüne uygun biçimde ve süresinde savunma olarak ileri sürmesi gerekir. İşte tebligat gecikmesinin en ağır sonucu buradadır: dava dilekçesi eski adrese tebliğ edilip cevap süresi kaçırıldığında, esasen zamanaşımına uğramış bir alacak hakkında bu savunma ileri sürülemez hâle gelebilir. Adres kayıtlarının güncel tutulması ve gelen evrakın tebliğ tarihinin ilk gün not edilmesi, bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı süre rejimini değiştirebileceğinden, alacağınıza özgü hesap için hukuki destek almanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla