Hüküm kesinleştikten sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklar, yargılama aşamasındakinden farklı bir merci düzenine tabidir. CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanunun birlikte uygulandığı infaz aşamasında en sık yapılan hata, itirazın yanlış makama yöneltilmesi ve bu arada kısa sürenin dolmasıdır.
Hangi İşlem Hangi Mercie Götürülür
İnfazın nasıl yerine getirileceğine ilişkin işlemler ile ceza infaz kurumu idaresinin kararları, kural olarak infaz hâkimliğinin denetimine tabidir. Buna karşılık cezaların toplanması, mahsup ve hükmün yorumu gibi doğrudan hükümle bağlantılı konular hükmü veren mahkemenin görev alanındadır. Bu ayrım yapılmadan verilen dilekçe, görevsizlik kararıyla geri döner ve arada geçen süre çoğu zaman telafi edilemez.
Başvuru Sırası
- İşlemin dayanağı yazı veya karar örneği, Cumhuriyet başsavcılığı infaz bürosundan temin edilir.
- İşlemin öğrenildiği tarih, tebliğ belgesi veya kurum kaydıyla sabitlenir.
- İşlemin niteliğine göre infaz hâkimliği ya da hükmü veren mahkeme belirlenir.
- Dilekçede hangi hesaplama kaleminin hatalı olduğu gün ve tarih bazında gösterilir.
- İnfaz hâkimliği kararına karşı itiraz mercii olan ağır ceza mahkemesine başvuru planlanır.
Süre Eşiği ve Öğrenme Anı
İnfaz hâkimliğine yapılacak şikâyet için öngörülen süre, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün, her hâlde işlemin yapıldığı tarihten itibaren otuz gündür. Ceza infaz kurumunda bulunan kişiler bakımından dilekçenin kurum idaresine verildiği an başvuru tarihi sayılır; bu nedenle dilekçenin kayda alındığını gösteren belgenin istenmesi gerekir.
Sık Karşılaşılan İtiraz Konuları
- Koşullu salıverilme tarihinin hatalı hesaplanması ve gözetim süresinin yanlış belirlenmesi
- Denetimli serbestlik tedbirine ayrılma talebinin reddi
- Tutuklulukta geçen sürenin mahsup edilmemesi
- Disiplin cezaları ile ziyaret, görüş ve haberleşme kısıtlamaları
- Adli para cezasının ödenmemesi hâlinde uygulanacak infaz biçimine ilişkin kararlar
- Nakil ve gözlem-sınıflandırma işlemleri
Dilekçenin Hesap Üzerinden Kurulması
İnfaz itirazları soyut hukuki tartışmadan çok, gün hesabına dayanır. Bu nedenle dilekçede gözaltı ve tutukluluk tarihleri, kesinleşme tarihi, uygulanan indirimler ve varsa önceki hükümlerle birleştirme sonucu ortaya çıkan toplam süre bir çizelge mantığıyla sıralanmalıdır. Hesap tablosuna dayanmayan itirazların incelenmesi, dosyanın yeniden oluşturulmasını gerektirdiğinden uzar.
Buradaki bilgiler genel niteliktedir. Hükmün tarihi, suç türü ve infaz mevzuatında yapılan değişikliklerin uygulanma biçimi sonucu doğrudan etkilediğinden, on beş günlük süre işlemeye başlar başlamaz dosyanın hukuken incelenmesinde yarar vardır.