Hüküm kesinleştikten sonra dosya kapanmaz; bu kez infaz aşamasındaki hesap ve uygulamalar tartışma konusu olur. Koşullu salıverilme tarihinin yanlış hesaplanması, mahsubun yapılmaması veya bir kurum işleminin hukuka aykırılığı, kendine özgü ve kısa süreli bir şikâyet yoluyla ileri sürülür. Aşağıda CMK ve 5275 sayılı Kanun uygulamasında ispat düzeninin nasıl kurulacağı ve hak düşürücü süre riski anlatılmaktadır.
Önce Hesabın Kendisini Doğrulayın
İnfaz hesabına itiraz edilmeden önce müddetnamenin satır satır kontrol edilmesi gerekir. Kontrol edilecek başlıklar şunlardır:
- Hükümde yer alan ceza miktarı ile müddetnamedeki miktarın örtüşmesi
- Gözaltı ve tutuklulukta geçen sürenin mahsup edilip edilmediği
- Birden fazla ilam varsa içtima işleminin doğru yapılması
- Suç tarihi ile uygulanacak infaz rejiminin eşleşmesi
- Denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme tarihlerinin tutarlılığı
Suç tarihi burada özel önem taşır; infaz rejimine ilişkin düzenlemeler zaman içinde değiştiğinden, hangi hükmün uygulanacağı doğrudan bu tarihe bağlıdır.
Şikâyetin Muhatabı ve Konusu
Ceza infaz kurumunun işlem ve faaliyetlerine ilişkin şikâyetler infaz hâkimliğine yapılır. Şikâyet dilekçesinde hangi işlemin, hangi tarihte ve nasıl öğrenildiği açıkça yazılmalıdır. Disiplin cezası, nakil, görüş ve haberleşme kısıtlaması, iş atölyesinden çıkarma ya da müddetname hesabı gibi konular birbirinden ayrılarak ayrı başlıklar hâlinde ileri sürülmelidir. Talepler birbirine karıştığında, biri hakkında verilen karar diğerini de kapsıyormuş gibi değerlendirilebilir.
İspat Malzemesinin Toplanması
İnfaz uyuşmazlıklarında delil çoğunlukla kurum kayıtlarındadır. Bu nedenle dilekçede yalnızca iddia ileri sürmek yeterli değildir; ilgili tutanak, gözlem raporu, revir kaydı, disiplin kurulu kararı veya ziyaret kaydının dosyaya getirilmesi ayrıca talep edilmelidir. Hükümlünün kendi elindeki belgeler, örneğin ilam örneği, önceki müddetname ve tebliğ evrakı dilekçeye eklenmelidir.
Süre Nereden İşler
Şikâyet, işlemin öğrenildiği veya yapıldığı tarihten itibaren kısa bir süreye tabidir. Uygulamada kayıp genellikle kurum içi yazışmalarla çözüm arayışı sırasında yaşanır; bu girişimler süreyi durdurmaz. Bu nedenle idareye yapılan başvuru ile infaz hâkimliğine yapılacak şikâyet paralel yürütülmeli, her belgenin tebliğ ve öğrenme tarihi kayıt altına alınmalıdır. Müddetname yeniden düzenlendiğinde yeni bir işlem doğduğundan, süre bu yeni belgeye göre değerlendirilir.
İtiraz Mercii ve Sonrası
İnfaz hâkimliği kararına karşı itiraz yolu açıktır ve bu itiraz da kendi süresine tabidir. İtiraz dilekçesinde ilk kararın hangi noktada dosyayla çeliştiği gösterilmeli, eksik incelenen belgeye atıf yapılmalıdır. Hesap hatası iddiasında sayısal karşılaştırma tablo hâlinde sunulduğunda inceleme kolaylaşır.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir. Suç tarihi, ilam sayısı ve kurum kayıtları her dosyada farklı sonuç doğurabileceğinden, şikâyet yoluna gitmeden önce müddetnamenin bir hukukçu tarafından incelenmesi yerinde olur.