Ceza yargılamasında görev kuralları taraf iradesine bırakılmamıştır. Bir dosyanın asliye ceza mahkemesinde mi yoksa ağır ceza mahkemesinde mi görülmesi gerektiği, yargılamanın her aşamasında incelenebilecek bir mesele olduğundan, kanun yolu aşamasında bu başlığın nasıl ele alınacağı savunmanın önemli bir parçasıdır.
Görev Kuralı Yargılamanın Her Aşamasında
Ceza Muhakemesi Kanunu, görev meselesinin kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen gözetilmesini öngörür. Suç vasfının değişmesi, örneğin nitelikli hale ilişkin bir kabulün yargılama sırasında ortaya çıkması, görevin değişmesine yol açabilir. Bu nedenle görevsizlik iddiası, yalnızca ilk duruşmada ileri sürülebilecek bir ilk itiraz değildir; kanun yolu dilekçesinde de bağımsız bir başvuru sebebi olarak yazılabilir. İddianamenin kabulünden sonra suç vasfına ilişkin yapılan tartışmaların tutanağa geçirilmesi bu nedenle önemlidir.
İstinaf Başvurusunun Süresi ve Şekli
Hükme karşı istinaf başvurusu, hüküm yüze karşı açıklanmışsa açıklanmadan, yokluğunda verilmişse tebliğden itibaren yedi gün içinde yapılır. Başvuru, hükmü veren mahkemeye verilecek dilekçeyle veya zabıt kâtibine yapılacak beyanla gerçekleştirilir. Süresi içinde yapılan başvuruda gerekçe hemen gösterilmese de, gerekçeli dilekçenin kanunda öngörülen ek süre içinde sunulması esastır. Gerekçenin "kararı kabul etmiyorum" düzeyinde kalması, inceleme kapsamını daraltır.
Bölge Adliye Mahkemesinin Verebileceği Kararlar
İstinaf incelemesi yalnızca hukuka uygunluk denetiminden ibaret değildir; bölge adliye mahkemesi başvuruyu esastan reddedebilir, hükmü kaldırıp yeniden yargılama yaparak karar verebilir ya da düzelterek yeni bir hüküm kurabilir. Belirli hallerde ise dosyayı ilk derece mahkemesine göndermekle yetinir. Bu ihtimallerin her biri farklı bir savunma stratejisi gerektirdiğinden, istinaf dilekçesinde talebin hangi sonuca yönelik olduğunun açıkça yazılması gerekir.
Temyiz Sınırı ve Kesinlik Denetimi
İstinaf sonrası verilen her karar temyiz edilemez; kanun, ceza miktarı ve suç türüne göre kesinlik sınırları öngörmüştür. Temyiz süresi ise istinaf süresinden daha uzundur ve kararın tebliğinden itibaren işler. Kesin nitelikteki bir karar için temyiz yoluna başvurulması sonuç doğurmayacağı gibi, temyize açık bir kararda sürenin kaçırılması da hükmü kesinleştirir. Bu nedenle karar tebliğ alınır alınmaz, kanun yolunun açık olup olmadığı bağımsız olarak denetlenmelidir.
Usule Aykırı İşlemi Başvuru Sebebi Olarak Yazmak
- Tebligat usulsüzlüğü: sürelerin başlangıcını doğrudan etkiler
- Savunma hakkının kısıtlanması: son söz hakkının verilmemesi somut olarak gösterilmelidir
- Delil değerlendirmesindeki eksiklik: hangi delilin hiç tartışılmadığı belirtilmelidir
- Görev ve yetki: suç vasfıyla bağlantısı kurularak açıklanmalıdır
- Gerekçe eksikliği: hükmün hangi unsurunun karşılıksız kaldığı yazılmalıdır
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Suçun niteliği ve verilen cezanın miktarı kanun yolunu değiştirebileceğinden, kısa süreler içinde hukuki destek alınması önerilir.