Ceza yargılamasında esasa ilişkin en güçlü itirazlar bile, usul kuralı gözden kaçtığında incelenmeden sonuçsuz kalabilir. Kanun yolu başvurularında dosyanın kaybedildiği yer çoğu zaman duruşma salonu değil, başvurunun yapıldığı tarih ve merci olur. Bu rehber istinaf ve temyiz aşamasının usul omurgasına odaklanır.
Başvuru Dilekçesi Kararı Veren Mahkemeye Verilir
En yaygın hata, istinaf dilekçesinin doğrudan bölge adliye mahkemesine, temyiz dilekçesinin doğrudan Yargıtaya gönderilmeye çalışılmasıdır. CMK sistematiğinde kanun yolu başvurusu, hükmü veren mahkemeye verilir; dosya oradan üst mercie gönderilir. Doğrudan üst mercie yapılan gönderim, evrakın dolaşımda geçirdiği süre nedeniyle başvurunun süresinde yapılmamış sayılması riskini doğurur.
Sürenin Başlangıcı: Yüze Karşı mı, Tebliğle mi?
Süre hesabında belirleyici olan, hükmün sanığın yüzüne karşı açıklanıp açıklanmadığıdır. Yüze karşı verilen kararlarda süre tefhimle, yokluğunda verilen kararlarda ise usulüne uygun tebliğle işlemeye başlar. Yokluğunda karar verilen dosyalarda tebligatın adres, muhatap ve şerh yönünden usulüne uygunluğu ayrıca denetlenmelidir; usulsüz tebligat iddiası, kaçırılmış görünen bir süreyi yeniden tartışmaya açabilir.
Hangi Karar Hangi Yola Tabi?
- Hükümler bakımından istinaf ve ardından koşulları varsa temyiz yolu izlenir.
- Tutukluluk, adli kontrol gibi ara kararlar bakımından ise itiraz yolu işler; bu iki kavram karıştırılmamalıdır.
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında izlenecek yol, sıradan bir mahkûmiyet hükmüyle aynı değildir.
- İnfaza ilişkin uyuşmazlıklarda 5275 sayılı Kanun çerçevesinde ayrı bir başvuru düzeni bulunur ve bunlar hükme yönelik kanun yoluyla karıştırılmamalıdır.
Gerekçeli Dilekçenin Kurgusu
Süresinde yapılan kısa başvuru hakkı korur; ancak sonucu belirleyen gerekçeli dilekçedir. Etkili bir gerekçe, kararın hangi bölümünün hangi sebeple hukuka aykırı olduğunu dosya sayfasına atıf yaparak gösterir. Delil değerlendirmesindeki çelişki, savunma hakkının kısıtlanması, suç vasfının yanlış belirlenmesi ve cezanın belirlenmesindeki hatalar ayrı başlıklar hâlinde ele alınmalıdır. Her iddianın karşılığında dosyada somut bir dayanak gösterilmesi gerekir.
Duruşmalı İnceleme ve Yeni Delil
İstinaf incelemesi, koşulları varsa yeniden delil toplanmasına imkân tanıyan bir aşamadır. Bu yüzden ilk derecede toplanmayan tanık, kayıt veya rapor talepleri açıkça ve gerekçesiyle yenilenmelidir. Talep edilmeyen inceleme yapılmaz; sessiz kalınan husus kabul edilmiş gibi sonuç doğurabilir.
Burada anlatılanlar genel usul çerçevesidir; kararın türü ve dosyanın seyri izlenecek yolu değiştirebilir. Kanun yolu süresi kısa ve telafisi güç olduğundan, kararın tebliğinden hemen sonra hukuki değerlendirme alınması önerilir.