Ceza soruşturmasında verilen kararlara karşı yapılacak itirazın nereye yöneltileceği, çoğu zaman itirazın içeriğinden daha belirleyicidir. CMK, TCK ve 5275 sayılı Kanun ekseninde bakıldığında, soruşturma evresindeki denetim mercii ile kovuşturma evresindeki görevli mahkeme birbirinden farklıdır ve bu ayrım gözden kaçtığında süre kaybı doğar.
Soruşturma Evresinin Denetim Mercii
Soruşturma sırasında koruma tedbirlerine ilişkin kararları veren ve bunlara yapılan itirazları inceleyen merci, sulh ceza hâkimliğidir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz da bu hâkimliğe yapılır ve tebliğden itibaren kanunda gösterilen kısa süre içinde kullanılmalıdır. Bu itirazın doğrudan savcılığa veya asliye ceza mahkemesine yöneltilmesi, dosyanın ilgili yere ulaşmasını geciktirir ve süre kaçırıldığında karar kesinleşir.
Görevli Mahkemeyi Belirleyen Ölçüt
Kovuşturma aşamasında görevli mahkeme, isnat edilen suçun kanunda öngörülen cezasına göre belirlenir. On yıl ve daha ağır hapis cezasını gerektiren suçlar ile kanunda özel olarak sayılan suçlar ağır ceza mahkemesinde, bunun dışındakiler kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür. Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez ve mahkeme her aşamada resen dikkate alır. Bu nedenle iddianamedeki nitelendirmenin değişmesi ihtimali, savunma stratejisinin baştan iki senaryoya göre kurulmasını gerektirir.
Soruşturmada Talep Edilebilecekler
- Lehe delillerin toplanması için savcılığa yazılı talep sunulması
- Dosyaya erişim kısıtlaması varsa buna karşı itiraz yolunun kullanılması
- El konulan eşya ve dijital materyaller için iade veya yedekleme talebi
- Tutuklama veya adli kontrol kararlarına karşı süresinde itiraz
- Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda bu aşamanın takip edilmesi
Nitelendirme Tartışmasının Etkisi
Aynı olay farklı biçimlerde nitelendirildiğinde hem görevli mahkeme hem de uygulanacak usul değişir. Bu nedenle savunmanın ilk hedefi çoğu zaman ceza miktarı değil, fiilin hukuki nitelendirmesidir. Nitelendirme değiştiğinde tutukluluk değerlendirmesi, uzlaştırma imkânı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumların uygulanabilirliği de farklılaşır.
İnfaz Boyutunu Baştan Düşünmek
5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaz rejimi, suç tipine ve mahkûmiyet süresine göre değişir. Savunmanın soruşturma aşamasındaki tercihleri, ileride koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesaplarını doğrudan etkiler. Bu nedenle infaz sonuçları yalnızca karardan sonra değil, dosyanın ilk aşamasında da hesaba katılmalıdır.
Ceza dosyalarında her isnat kendi koşulları içinde değerlendirilir ve buradaki bilgiler genel niteliktedir. İtiraz sürelerini ve görevli merciyi kendi dosyanız üzerinden teyit etmek için bir ceza hukukçusundan destek almanız önerilir.